
Esas No: 2021/1732
Karar No: 2022/2133
Karar Tarihi: 12.04.2022
Danıştay 5. Daire 2021/1732 Esas 2022/2133 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1732 E. , 2022/2133 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1732
Karar No : 2022/2133
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve ceza bulunduğu hususunda kuşku bulunmadığından ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olayda uygulanması gerektiği, … Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu yapının bir terör örgütü olmadığının belirlendiği, bu yapının terör örgütü olduğuna ilişkin yeni bir yargı kararına kadar bahse konu oluşumun yasal bir örgütlenme olduğu, hukuki güvenlik ilkesi gereğince bu kararda belirtilen eylemlerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, bu eylemlerin sadece cemaatsel faaliyetler olarak değerlendirilebileceği, ceza yargılamasında suç olarak belirlenen eylemlerinin "non bis in idem" ilkesi gereği tekrar yargılamaya konu edilemeyeceği, 26/05/2016 tarihli MGK kararına kadar böyle bir terör örgütünden bahsedilemeyeceği, üstelik bu kararı verenin de bir yargı merci i olmadığı, dava konusu karar ile masumiyet karinesinin ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği,suç ve cezaların geçmişe yürütüldüğü, karar içeriğinde yer alan iltisak ve irtibat kavramlarının anlamlarının belirsizliği nedeniyle öngörülebilir de olmadığı, kanunilik ilkesi gereğince bir suçun tanımının sadece kanunla yapılabileceği, yargı makamlarının bu kavramları son derece geniş yorumladığı, öngörülebilir olmayan bir düzenlemenin kanun sayılamayacağı, ilk derece Mahkemesi kararında gerekçe alınan delillerin değerlendirilmesi başlığı altındaki gerekçenin hukuka aykırı olduğu, üyesi olduğu sendikanın KHK ile kapatılmasının örgütlenme özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği, bu kapatılmanın OHAL'in gerektirdiği bir tedbir olmadığı, mezkur sendikanın terör örgütü üyesi olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, üstelik sendika üyeliğinin kişisel veri niteliği bulunduğu, Bank Asya hesabındaki faaliyetlerinin rutin bankacılık faaliyetleri olduğu, işlendiği zaman suç olmayan bu bankacılık faaliyetlerinin aleyhe değerlendirilemeyeceği, Bank Asya'nın örgütün bankası olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığı, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımından kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın izin verdiği okullarda okumanın aleyhe değerlendirilemeyeceği, bylock delilinin güvenilirliğinin bulunmadığı, bylock verilerinin yasa dışı delil olduğu, dava konusu karar ile AİHS'de güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı, şeref ve itibara saygı, eğitim ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.