
Esas No: 2022/5365
Karar No: 2022/2138
Karar Tarihi: 12.04.2022
Danıştay 5. Daire 2022/5365 Esas 2022/2138 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/5365 E. , 2022/2138 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5365
Karar No : 2022/2138
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararınının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; temyiz süresini kaçırmasının mücbir sebeplerden kaynaklandığı, süreninin bir gün ile kaçırıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı ve 14/10/2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme'nin 6. maddesinin birinci fıkrası ile bağdaşabileceği; bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar "abartılı şekilcilikten", öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar "aşırı yorumlardan" kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Mücbir sebep, hukukta görevin, taahhüdün ve sorumluluğun yerine getirilmesine engel teşkil edebilecek nitelikte bulunan ölüm, salgın hastalık ve buna benzer hallerdir. Bir olayın mücbir sebep hali sayılabilmesi için; olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşın olayın önlenemeyecek, kaçınılamayacak ve öngörülemeyecek nitelikte olması gerekmektedir.
Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19 salgını, 11/03/2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütünce “pandemi" (Bir hastalığın veya enfeksiyon etkeninin ülkelerde, kıtalarda, hatta tüm dünya gibi çok geniş bir alanda yayılım göstermesi) olarak ilan edilmiştir. Ülkemizde Covid-19 vakası ise ilk olarak Mart 2020 tarihinde tespit edilmiş olup, salgınla mücadele kapsamında karantina, sokağa çıkma yasağı gibi birçok tedbir alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının 13/01/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, temyiz başvuru süresinin son gününün 14/04/2022 tarihi olmasına rağmen bu karara karşı temyiz başvurusunun 15/02/2022 tarihli dilekçe ile yapıldığı, davacının temyiz süresi içerisinde babasının Covid-19'a yakalandığı, süreçte babasını bu hastalık sebebi ile kaybettiği, kendisininde bu durumdan etkilenerek bir çok kez hastaneye gidip tedavi olduğu, tüm bu durumlarında hastane kayıtları ve diğer belgelerle ortaya konulduğu görülmüştür.
Bu durumda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı ve 14/10/2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararı da değerlendirildiğinde, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi amacıyla temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… sayılı kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bıkarılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.