21. Hukuk Dairesi 2017/2463 E. , 2018/7641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
a) Davacı istemi :
Davacı, 01/09/2013 ile 01/03/2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmasının tespitini talep etmiştir.
b)Davalı Cevabı:
Davalı ..., davacının kardeşi olduğunu,işyerinde çalıştığı dönemin Kuruma bildirildiğini,bunun dışındaki dönemlerde abi kardeş ilişkisinden dolayı ara sıra kendisine yardım ettiğini,ancak hizmet akdine dayalı çalışma olmadığını belirtmiştir.
Feri Müdahil Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
c)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
İlk Derece Mahkemesince ,komşu işyeri tanıklarının beyanları ve zabıta araştırmasındaki bilgilerle ispatlandığı gerekçesiyle davacının davalıya ait işyerinde 01/09/2013-01/03/2015 tarihleri arasında kuruma bildirilenler dışında 526 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
... vekili , hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden eksiksiz ve hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının işe giriş tarihi konusunda net bir bilgi elde etmenin mümkün olmadığını, davanın sadece tanık beyanlarına dayalı olarak değil aynı zamanda yazılı belgelerle de ispatlanması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
d)Bölge Adliye mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince,davacının bu dönemler arasında kuruma bildirilmiş 114 gün çalışması olduğu, Mahkemece bu süreç dışlanmak suretiyle karar verilmeye çalışılmış ise de hesap hatası yapılarak 526 gün için tespit kararı verildiği,gerçekte bildirim dışı kalan sürenin 426 gün olduğu , bu maddi hata dışında mahkeme kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu gerekçesiyle,Feri müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,kısmen reddine,Feri müdahil vekilinin başvurusu nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının kapsamı değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verileceğinden HMK"nın 353/1-b maddesinin 2. alt bendi gereğince ... 2. İş Mahkemesi"nin 2015/220Esas, 2017/16 Karar sayılı ve 26/01/2017 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına,davacının davalıya ait işyerinde 01/09/2013 - 01/03/2015 tarihleri arasında kuruma bildirilenler dışında 426 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
e)Temyiz :
Davalı ...,davacının kardeşi olduğunu ve annesinin ölüm tarihi olan 17/09/2014 tarihine kadar annesinin bakımını yaptığı için devletten bakıcı ücreti aldığını,davacının 01/09/2013 tarihinde işe başladığını hiç bir tanık somut olarak doğrulamamasına rağmen mahkemece bu tarihten çalışmasına karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
..., mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, davacının işe giriş tarihi konusunda net bir bilgi olmadığını, davanın sadece tanık beyanlarına dayalı olarak değil aynı zamanda yazılı belgelerle de ispatlanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
f)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; davacının, kardeşi davalı ... adına tescilli 1276334 sicil numaralı kıraathane işyerinden 08/12/2014-31/03/2015 tarihleri arasında 114 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği,davalı iş yerinin 08/12/2014 tarihinde kanun kapsamına alındığı, bu nedenle ihtilaflı döneme ilişkin bordro bulunmadığı,komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen,...’un, davacı ve davalının kardeş olduğunu,davacıyı çoğunlukla her gün cafede gördüğünü,gittiklerinde davacının kendilerine servis yaptığını beyan ettiği,diğer komşu işyeri tanıklarının davacının davalı işyerine her gün gelip gitmediğini ,davacının belli aralıklarla çalıştığını beyan ettiği, toplanan delillerin davacının davalı iş yerinde çalıştığı süreyi net olarak belirlemek bakımından yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda ,davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığını iddia ettiği 01/09/2013 ile Kuruma bildirimin yapıldığı 08/12/2014 tarihleri arasındaki çalışmasının tereddüte mahal bırakmayacak derecede tespiti için yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidildiği, tanıkların davacının hangi tarihte işe başladığı,ne kadar çalıştığı ,Kuruma bildirim yapılan 08/12/2014 tarihi öncesinde davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı çalışması olup olmadığı konularında net beyanı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; emniyet,vergi dairesi ,zabıta marifeti ile ve davalı Kurum"dan sorarak talep edilen dönemde davalıya ait işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu iş yerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri tespit ederek, özellikle davacının davalı iş yerinde çalışma süresi ,çalışmanın başladığı tarih ve niteliği konularında dinlemek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G)Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (ORTADAN KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..."a iadesine, 22/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.