3. Hukuk Dairesi 2016/13100 E. , 2018/758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... ili, ... ilçesi, ...adresinde bulunan ...ında 12.01.2015 tarihinde yangın meydana geldiğini, meydana gelen yangında işyerinde bulunan malzemeler ve ... olması nedeniyle yapının büyük kısmının yandığını, zararın tespiti amacıyla ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/3 D.İş dosyası üzerinden tespit yapıldığını ve tanıkların dinlendiğini, tespit dosyasında elektrik ve ... mühendisinin tanzim ettiği raporlara göre; yangının davalı kurumun kusurundan kaynaklandığının belirlendiğini, yangın sonucunda binada ve bina içerisinde meydana gelen zararın toplam tutarının 269.116,00 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zarar ve kazanç kaybı nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi ...ın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın belirsiz ya da kısmi dava olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla açılmayacağını, dava konusu edilen yangında kusurunun bulunmadığını, tek katlı depo olarak kullanılmak üzere tesis edilen aboneliğin davacı tarafından kurumlarının bilgisi dışında iki katlı restauranta dönüştürüldüğünü ve abonelikteki kurulu gücün davacı tarafından aşıldığını, yangının binanın içinden başlayarak dışarıya yayıldığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; elektrik bilirkişisinin raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, tehlike sorumluluğundan kaynaklanan ... istemine ilişkindir.
Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir.
Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır(Prof. Dr. ... Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).
Somut olayda; davacının tam kusurlu olması halinde illiyet bağı kesilir.Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, yangının binanın elektrik projesine uygun olmayacak şekilde kullanıldığı, iç tesisat kablolarının tadilat sonrası güce göre yenilenmediği, davacının yapmış olduğu bu işlemlerle ilgili kuruma başvurularak güç artışı bildiriminde bulunmadığı, binaya ait ana panoda bulunan kaçak akım koruma rölesinin köprülenmek suretiyle devre dışı bırakılarak iş yapamaz hale getirildiği ve bu durumun yangına sebebiyet verdiğinin belirtildiği; ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2015/3 D. İş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda aynı trafodan beslenen kullanıcıların ilgili zaman diliminde evlerindeki nötr hattında elektrik olmaması gerekirken elektrik bulunuyor olması, ampüllerin patlayıp taşlama makinesi ve evlerde bulunan cihazların yanması gibi bilgilerin elektrik dağılımında teknik kusurların olduğunu gösterdiği dağıtıcı firmanın devreye alma ve devreden çıkarma anlarında uygun voltaj sağlayamadığından cihazlara gelen besleme kablolarının ... malzemeleri eriyip tutuşmak suretiyle yanmaya müsait ... yapıda yangın olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mahkemece alınan 22/06/2015 bilirkişi raporu ile tespit dosyasındaki bilirkişi raporu arasında dava konusu yangının çıkış nedeni noktasında çelişki bulunmakta olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dava dosyasının önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi kuruluna verilerek, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut tutanaklar( yangın raporu vs.) hep birlikte ele alınarak, dava konusu yangının çıkış nedeninin kesin bir şekilde belirlenmesi ve davalı şirketin, bu yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek ve davacının itirazlarını da karşılayacak şekilde, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetime elverişli bir rapor alınması suretiyle, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.