14. Hukuk Dairesi 2017/4902 E. , 2018/3092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.05.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve ... ile karşı taraftan asli müdahil ...A.Ş. vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin arasında yetkilisi olduğu ... A.Ş şirketinin iflasının kaldırılması ve şirkete ait ... Otelinin faaliyete geçirilmesi amacını taşıyan 12/06/2002, 30/08/2002, 06/01/2003, 09/01/2003 tarihli protokollerin düzenlendiğini, söz konusu protokollere göre davalının ek sözleşmelerde belirtilen gayrimenkulleri devir borcu altına girdiği, davalının işbu sözleşmelerde düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle de ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/756 E. sayılı dosyası ile aleyhine dava açıldığını, işbu davada tarafların kendilerine düşen edimlerin ne olduğu ve bu edimlerin ifa edilip edilmediği incelenerek karar oluşturulduğunu, gayrimenkullerin devri borcu bakımından ..."in davalı adına vekaleten, 06/01/2003 tarihli protokolde belirtilen taşınmazların tapu devrini gerçekleştirmek için ... 7. Noterliğinin 14/04/2003 tarih, 10278 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile müvekkiline yetki vermesi sebebi ile davalının gayrimenkullerin devri borcu edimini yerine getirdiği kabul edildiğini, ancak, mahkeme kararına gerekçe oluşturan 14/04/2003 tarihli vekaletnamede müvekkilinin doğum yerinin Kayseri iken Mucur yazılması sebebi ile tapuda gayrimenkullerin devir işlemi yapılmadığını, daha sonra ... 17/05/2004 tarihli Azilname ile müvekkili ve diğer şahısları azlettiğini, bu sebeple; davacı müvekkil tarafından ... 20. Noterliğinin 26/09/2011 tarih ve 30151 yevmiye nolu ihtarı keşide edildiğini, ihtarname ile dava konusu taşınmazları da içeren gayrimenkullerin tapu devri işlemleri için davalının vekaletname çıkarması talep edildiğini, ancak bugüne kadar müvekkili adına tapu devri gerçekleştirilmediği gibi talep edilen vekaletnamenin de davalı tarafından çıkartılmadığını, davalı ... adına kayıtlı olan; 474 ada 748 parselde 19 nolu gayrimenkul, 227 ada, 9 parsel, 1. kat 3 nolu mesken ve 227 ada, 9 parselde 1. kat 4 nolu mesken niteliğindeki gayrimenkullerin tapularının iptali ile müvekkil adına tesciline, yukarıda belirtilen taşınmazların tapu iptali ile tescillerinin mümkün olmaması halinde bedellerinin müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının huzurdaki davanın konusu olan gayrimenkul ve menkulleri kendisine vermediğini, edimlerin yerine getirilmediğini iddia ederek, davaya delil olarak gösterdiği, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2003/756 E. sayılı dosyasıyla dava açtığını, müvekkili ile yapmış olduğu 12/06/2002 ve 30/08/2002 tarihli sözleşmelerinin iptalini istediğini, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 14/02/2006 tarihli kararıyla, müvekkilinin bahis konusu 1.500.000,00 USD karşılığı olan menkul ve gayrimenkuller dahil tüm edimlerini yerine getirdiğini tespit ederek, davacı aleyhine davalı müvekkili lehine karar verdiğini, bu kararında Yargıtay tarafından 22/12/2010 ve 09/12/2014 tarihlerinde onaylandığını, yani kısaca davacı ..."ın davadaki iddiaları hiçbir şekilde kabul edilmediğini, davacının açtığı davanın haksız olduğunun sübut bulduğunu, davacının davaya ilişkin taleplerini reddettiğini, tam aksine davalı müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın daha baştan esasa girmeden usulden reddine, müvekkilinin protokol gereği yüklendiği davanın konusu dahil tüm edimlerinin tamamını yerine getirmesi ve bu hususun ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/756 E.ve 2006/62 K.sayılı 14/02/2006 tarihli kararı ve Yargıtay"ın 22/12/2010 ve 09/12/2014 tarihli kararı ile sabit olması ve bunun yanı sıra müvekkilinin davacıdan alacaklı olması nedeniyle davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 227 ada 9 parsel sayılı 24/192 arsa paylı, 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 474 ada 748 parsel sayılı 206/3920 arsa paylı 19 nolu dubleks gayrimenkulün keşifte belirlenen değeri olan 250.000,00-TL ile 227 ada 9 parselde kayıtlı 24/192 arsa paylı, 1. kat 3 nolu bağımsız bölümün keşifte belirlenen değeri olan 160.000,00-TL"nin toplamı olan 410.000,00-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekili ve feri müdahil ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, feri müdahile mahkemece nisbi temyiz harcını yatırması için süre verilmiş, verilen süre sonunda harç yatırılmadığından, ek karar ile feri müdahilin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında ... A.Ş"nin iflasının kaldırılması ve şirkete ait ...Otelin faaliyete geçirilmesi ve şirket hisse paylaşımını düzenleyen protokollerin hazırlandığı, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2003/756 Esas - 2006/62 Karar sayılı davasında davalının protokollerdeki edimlerini yerine getirmediğini belirtilerek, davalıya verilen bono, çek ve satış vaadi sözleşmesinin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne 12.06.2002 ve 30.08.2002 tarihli protokollerin 06.01.2003 tarihli protokol ve 09.01.2003 tarihli genel kurul toplantısıyla geçersiz hale geldiği belirtilerek 05.09.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptalini, 30.08.2002 tarih ve 3.000.000 USD tutarlı bono ile 03.04.2004 tarih ve 3.500.000 TL tutarlı çekin iptaline karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.12.2010 tarihli, 2010/12283 Esas, 2010/13120 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davaya konu 30.08.2002 tarihli, 3.000.000 USD bedelli bononun davacıya bila bedel iade edildiği anlaşılmakla bu bono ile ilgili davanın davacının hukuki yararı bulunmadığından reddine, davaya konu 03.04.2004 tarihli 3.500.000 TL bedelli çekin bankaya iade edildiği anlaşıldığından çek ile ilgili konusuz kalan davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 06.01.2003 tarihli protokol ve 09.01.2003 tarihli genel kurul kararı ile geçersiz kalan ... 7. Noterliğince düzenlenen 05.09.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine 26666 adet hissenin davacıya iadesine, karar verilmiş, hüküm Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2014 tarihli, 2014/4201 Esas - 2014/19353 Karar sayılı ilamıyla asıl ve birleştirilen davanın davalıları vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının 06.01.2003 tarihli protokol kapsamında davacının davalıya devrettiği %25 hissenin davacıya iadesinin hesaplama tarzında hata olduğu belirtilerek bozulmuştur.
Bozmadan sonra, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/517 Esasına kaydedilerek yapılan yargılamada mahkemece, 24.03.2017 tarihli ara karar ile "Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamının 3 numaralı bendinin davamız açısından bozma kapsamı dışında bırakılmak suretiyle taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, belirtilen bu konuların davamız bakımından bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinin tespitine karar verildiği" görülmektedir.
Yukarıda anlatıldığı gibi, 12.06.2002 ve 30.08.2002 tarihli protokollerin 09.01.2003 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşme hükmü haline getirilen 06.01.2003 tarihli protokol ile geçersiz hale geldiği mahkemece tespit edilmiştir. 06.01.2003 tarihli protokolün 1. maddesinin 2. fıkrasında "TUNCER tarafından şirketin ihyası için taraflar arasında akdedilen ekli listedeki gayrimenkul ile menkul mallar tescil masraflarının kendi uhdesinden muafiyeti koşuluyla, yazılı talebin tebliğinden ve bu sözleşmenin tescil ve ilanından sonra Akbudakların tayin edeceği kişilere devir ve teslim edecektir." hükmünün bulunduğu görülmektedir. ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/756 Esas - 2006/62 Karar sayılı dosyasında düzenlenen 07.07.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tarafların 06.01.2003 tarihli protokol gereğince yükümlülükleri belirlenerek, bu yükümlülükleri yerine getirmekte temerrüde düşüp düşmedikleri değerlendirilmiştir. Buna göre, bilirkişi raporunda davalı ..."in iki trilyon Türk Lirası tutarındaki borcun ödenmiş olduğu, davalı tarafa ait bulunan 1.500.000 USD ödeme borcunu otomobil ve gayrimenkul devri suretiyle yerine getirilebilmesi için öncelikle davacının otomobil ve gayrimenkullerin kimler adına tescil edileceğinin davalıya bildirilmesinin kararlaştırıldığı, davacının ise bu yükümü yerine getirmediğini, buna rağmen davalının otomobillerin tamamını teslim tutanağı ile davacı tarafa teslim ettiği, otomobillerin devrini yapmak için gerekli yetkiyi yapmak için davacılar adına düzenlediği, aynı şekilde taşınmazların devir masraflarının davacı tarafından karşılanması ve yine bu taşınmazların kim veya kimler adına tescil edileceği hususunun davalıya bildirilmesi zorunluluğu öngörülmüş bulunmasına rağmen davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediği, buna rağmen davalının söz konusu gayrimenkul malların devrini sağlayacak vekaletname düzenleyerek davacıya göndermiş bulunması sebebiyle davalının borçlu temerrüdüne düşmüş bulunamayacağından söz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/12283 Esas, 2010/13120 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinde 06.01.2003 tarihli protokolün 09.01.2003 tarihli genel kurulda ana sözleşme hükmü haline getirilip 13.03.2003 tarihinde tescil ve ilan edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça muaccel hale gelmemiş borç için 07.03.2003 tarihinde ihtarname çekildiğine değinilmiştir. Dosyamız arasında bulunan ... 20. Noterliğinin 30471 yevmiye numaralı 26.09.2011 tarihli ihtarname ile davacının davalıdan dava konusu gayrimenkulleri 06.01.2003 tarihli protokol gereğince devretmesi talep edilmiştir.
Ancak, mahkemece, tarafların 06.01.2003 tarihli protokol gereğince edimlerini yerine getirip getirmediğini denetlemeye elverişli rapor alınmamıştır. Bu durumda yapılması gereken konusunda uzman 5 kişilik bilirkişi heyetinden tarafların 06.01.2003 tarihli protokol hükümleri gereğince edimlerinin tespit edilerek, davalının dava konusu gayrimenkulleri davacıya devrine ilişkin ediminin yerine getirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Ayrıca, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/517 Esas sayılı davası sonucunda mahkemece verilecek olan karar, tarafların edimlerinin yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesi açısından dava dosyamızı etkileyecek olduğundan sonucunun beklenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre, davacı vekili 08.12.2015 tarihli dilekçesi ile dava konusu olan taşınmazların bedeli olan 550.000 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ederek davasını ıslah etmiş, 14.01.2016 tarihli celsede 227 ada 9 parsel 4 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, diğer taşınmazlar yönüyle bedellerin tahsilini talep ederek ikinci kez ıslah yoluna başvurmuştur. Bir taraf, davada ancak bir defa ıslah yoluna başvurabilir (m.176/2). İkinci kez ıslah yoluna başvurulursa, mahkeme bu beyanı kendiliğinden reddeder. Mahkemece, 227 ada 9 parsel 4 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, 474 ada 748 parsel 19 nolu bağımsız bölüm ve 227 ada 9 parsel 3 nolu bağımsız bölümün keşifte belirlenen değer toplamı olan 410.000 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek davacının ikinci kez yaptığı ıslaha değer verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..."e verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.