Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/195
Karar No: 2018/3093
Karar Tarihi: 17.04.2018

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/195 Esas 2018/3093 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, kadastral parselin ihyası talebiyle davalı aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkeme, davanın konusu olan imar uygulaması iptal edilmediği sürece davanın dinlenme olanağı bulunmadığına karar vermiş ve davanın reddine hükmetmiştir. Ancak temyiz sırasında, yapılan üçüncü imar uygulamasına ilişkin tedavüllü tapu kayıtlarının temin edilmesi ve bu uygulamanın sicile yansıtılıp yansıtılmadığının araştırılması gerektiği ve idari davanın sonucunun beklenilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği kararlaştırılmıştır. Kararda, tapu sicilinin tutulması prensiplerinden bahsedilmiş ve imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi durumunda sicil kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düşeceği vurgulanmıştır. Hükmün bozulmasında Temel Kanunlar (TMK) ve İmar Kanunu etkilidir.
14. Hukuk Dairesi         2018/195 E.  ,  2018/3093 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.11.2010 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.04.2018 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili ... ile karşı taraftan davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... ile asli müdahil vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    KA R A R
    Dava, imar uygulamasının idare mahkemesince iptali sebebiyle imar uygulamasına tabi tutulan kadastral parselin ihyasına yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
    Davacı vekili, mülkiyeti ... adına kayıtlı 21 ada 10 parsel sayılı 11.520 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğunu, yapılan imar uygulaması sonucu 406 ada 4 parselin ... adına tescil edildiğini, imar uygulamasının iptali için idari yargıda belediye adına dava açıldığını, bu nedenlerle 406 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı adına bulunan tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyeti ve tapu siciline güveninin korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacının dava konusu yapılan 21 ada 10 nolu parselin imar uygulamasıyla 406 ada 4 nolu parsele ilişkin kaydın imar uygulaması iptal edildiğinden dolayı tapu iptali tescil davasının davalıya yönelik açılmış ise de iptal edilen imar uygulamasından sonra ... Belediyesi tarafından dava konusu taşınmazda yapılan yeni imar uygulamasına ilişkin 26/10/2011 tarihli 2011/1922 sayılı encümen kararı ve 16/05/2012 tarihli 2012/781 sayılı tashihi encümen kararına son yapılan imar uygulaması iptal edilmediğinden dolayı imar uygulaması dikkate alındığında davanın konusu kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili, katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
    1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre özellikle davanın kamusal tasarruftan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığı gözetildiğinde katılma yoluyla hükmü temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
    2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
    Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
    O halde; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK"nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanıksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.
    Öte yandan; kadastral parselin ihyasının, imar uygulamasıyla kadastral parsel sınırları üzerinde oluşturulan imar parsellerinin kadastral parsel içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile eski hale getirilerek tescili suretiyle mümkün olabileceği gözetildiğinde; ihyası istenilen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespitiyle kayıt maliklerinin davada yer almaları gerektiği de açıktır.
    Somut olayda; davacı 21 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken ... Belediye Başkanlığının 21.05.2009 tarihli 2009/492 sayılı Belediye Encümen Kararı uyarınca imar uygulamasına tabi tutulduğu, 406 ada 2 ve 3 sayılı imar parsellerine şuyulandığı, ne var ki anılan imar düzenlemesine ilişkin encümen kararının ... 6. İdare Mahkemesinin 30.11.2010 tarihli ve 1041-1961 sayılı kararı ile iptal edildiği; derecattan geçmek suretiyle 20.04.2015 tarihinde kesinleştiği ancak bu arada Esenyurt Belediye Başkanlığının 16.05.2012 tarihli ve 2012/781 sayılı Kararıyla dava konusu taşınmazlarda yeni bir imar uygulaması yapılmasına karar verildiği, oluşturulan 406 ada 5 ve 6 sayılı imar parsellerinin 07.06.2012 tarihinde ... adına tescil edildiği; mahkemece de anılan bu uygulamanın idari yargı yerinde iptal ettirilmediği sürece eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmadığından davanın reddine karar verildiği; fakat temyiz aşamasında anılan 16.05.2012 tarih ve 2012/781 sayılı Encümen Kararının iptali isteğiyle açılan dava sonucu ... 11. İdare Mahkemesinin 31.05.2016 tarih ve 2015/977 Esas, 2016/1021 sayılı Kararıyla anılan idari işlemin iptaline karar verildiği, verilen bu kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından 19.06.2016 tarihinde onandığı, dosyanın karar düzeltme aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı şirket vekili 09.06.2017 havale tarihli temyiz dilekçesinde Esenyurt Belediye Başkanlığınca 2016/1014 sayılı encümen kararıyla yeni bir imar uygulaması yapıldığını belirterek Belediye Encümen Kararını şuyulandırma cetvellerini ve belediye yazıları fotokopilerini dosyaya ibraz ettiği görülmektedir.
    Hemen belirtilmelidir ki imar parselerinin sicil kayıtlarının dayanağı olan idari işlem iptal edildiğinden, sicil kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düşecekleri açıktır. O halde öncelikle ...Belediyesince yapılan imar uygulamalarının akıbetlerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekeceği tartışmasızdır.
    Hal böyle olunca ... tarafından yapılan ikinci imar uygulamasının iptali bakımından açılan ... 11. İdare Mahkemesinin 2015/977 Esas, 2016/1021 Karar sayılı dava dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi; öte yandan yapılan üçüncü imar uygulamasına ilişkin Belediye Encümen kararı şuyulandırma cetvelleri ile birlikte bu uygulamanın sicile yansıtılıp yansıtılmadığı bakımından tedavüllü tapu kayıtlarının (geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir şekilde tapu kütük sayfalarının) temin edilmesi ve bu uygulanın iptali bakımından idari yargı yerinde dava açılıp açılmadığı araştırılarak bu idari davanın sonucunun beklenilmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 1630 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi