
Esas No: 2019/3276
Karar No: 2022/1324
Karar Tarihi: 11.04.2022
Danıştay 9. Daire 2019/3276 Esas 2022/1324 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3276 E. , 2022/1324 K."İçtihat Metni"
-T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3276
Karar No : 2022/1324
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı - ...
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ...İşletmecilik Özel Eğitim İnşaat Mühendislik Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13/1-3. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
un "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkukun, kamu alacağının korunmasına ilişkin tedbirlerden olduğu ve cebren takip tahsil yöntemleriyle ilgili olmaması nedeniyle, henüz tahakkuk etmemiş alacaklara da uygulanabileceği, aynı Kanunun 3. maddesi uyarınca amme borçlusu sıfatı kazanan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine göre şirket alacaklarından sorumlu olabilecek kanuni temsilcilere de bu tedbirlerin uygulanmasının olanaklı olduğu, kanuni temsilci adına ihtiyati haciz kararı alınabilmesi ve teminat istenilebilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344, 359. maddelerinde sayılan hususlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanmasının ve 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yazılı şartların bulunmasının yeterli olduğu, anılan Kanun'un 13/1-3. maddesi dikkate alındığında olağanüstü hal kapsamında asıl borçlu şirket hakkında ticaret sicilinden terkin işleminin gerçekleştiği, davacının da eski şirket yöneticisi olarak kaçması veya mal kaçırması şüphesi altında bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu sebeple yüksek tutarlı vergi alacağını güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz işlemi tesis edildiği görüldüğünden, dava konusu edilen ihtiyati haciz işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin borcu karşılayacak kadar malvarlığı bulunduğu, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı hakkında, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ...İşletmecilik Özel Eğitim İnşaat Mühendislik Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13/1-3. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "teminat isteme" başlıklı 9. maddesinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca kaçakçılık cezası kesilmesini gerektiren haller ile 347. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği, aynı Kanun'un 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde ihtiyati haczin hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, ihtiyati tahakkuk başlığını taşıyan 17. maddesinde de, ihtiyati tahakkuk sebeplerinin üç bent halinde sayıldığı, bu hallerden birinin bulunması durumunda vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdarın, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla, bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir vereceği, vergi dairesi müdürünün de bu emri derhal tatbik edeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda bahsedilen hükümlerde sözü edilen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korumaya yönelik işlemlerdir. Bu işlemler korumaya yönelik olduğundan, bunların asıl muhatabı amme borçlusu, diğer bir değişle verginin mükellefi veya sorumlusudur.
İlgili düzenlemelerde, esas amme borçlusu olmayan ortaklar, yönetim kurulu üyeleri, icra komitesi üyeleri, kanuni temsilciler adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmamaktadır. 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kanuni temsilciler ancak kesinleşen ve şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamamış olan borçlarından dolayı sorumlu tutulabileceklerinden, henüz tahakkuk etmemiş vergi borçlarından bu aşamada sorumlu olmaları düşünülemez.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ...tarih ve ..., aynı tarih ve ...sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 01/08/2016 tarihli ihbarnamelerin düzenlendiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesi uyarınca alınan ...tarih ve ...sayılı olur ile davacı hakkında -6183 sayılı Kanunun 13/1-3. maddesi uyarınca- ihtiyati haciz uygulandığı anlaşılmaktadır
Bu durumda, amme alacağının asıl borçlusu olmayan kanuni temsilci adına doğrudan teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığından, davacı hakkında tesis edilen ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan karara katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.