Abaküs Yazılım
9. Daire
Esas No: 2019/7238
Karar No: 2022/1317
Karar Tarihi: 11.04.2022

Danıştay 9. Daire 2019/7238 Esas 2022/1317 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/7238 E.  ,  2022/1317 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DOKUZUNCU DAİRE
    Esas No : 2019/7238
    Karar No : 2022/1317

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...İl Özel İdaresi-...
    VEKİLİ : Av. ...

    KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Derneği Genel Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ:
    Dava konusu istem: Türk Kızılayı Mineralli Su İşletmeleri Koordinatörlüğü adına, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Minarelli Sular Kanunu'nun 10. maddesinin (e) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin idare payının tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı derneğe ait Türk Kızılayı Afyonkarahisar Mineralli Su İşletmesi tarafından, ''Gazlıgöl Mevkii İhsaniye/Afyonkarahisar'' adresinde bulunan ve mülkiyeti davalı Afyonkarahisar İl Özel İdare'sine ait iken imtiyaz hakkı davacı Türkiye Kızılay Derneği'ne verilen maden suyunun, üretim ve satışının yapılarak işletildiği, davalı idare tarafından ise, kullanılan jeotermal su sebebi ile davacı şirket adına, 5686 sayılı Kanun'un 10/e. maddesi uyarınca, gayrisafi hasılatın %1'i oranında tahakkuk ettirilen 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin idare payının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, belirgin ve ayırdedici özelliği maden suyu işletmeciliği olan ve maden suyu üretimi dışında herhangi bir özelliği bulunmadığı anlaşılan işletmenin elde ettiği her türlü gayrisafi hasılatın jeotermal kaynak suların kullanılması sebebiyle elde edilen hasılat olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, Mahkemelerince verilen ara karar üzerine, idare payının üzerinden hesaplandığı gayrisafi hasılat tutarı içerisinde Erzincan işletmesine ait hasılatın da olduğu belirtildiğinden, davacı tarafından beyan edilen kendi paylarına düşen hasılat tutarına itibar edilmesi gerektiği, idarenin de aksini ortaya koyamadığı, bu sebeple ödeme emrinin, davacının beyan ettiği hasılat tutarı üzerinden hesaplanan 3.625.759,71 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın kabulüne, ödeme emrinin 1.895.922,43 TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, 1926 tarihinden itibaren verilen imtiyaza istinaden uyuşmazlığa konu taşınmazda irtifak sahibi olan ve en son Afyonkarahisar İl Genel Meclisi'nin ...tarih ve ...sayılı Kararı ile irtifak hakkı, 2025 yılından itibaren 39 yıl daha uzatılan davacı Derneğin, uyuşmazlığa konu işletmeye ilişkin olarak 15/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6639 sayılı Kanun'la 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a eklenen geçici 17. maddede öngörülen bir aylık süre içinde verilen 24/04/2015 gün ve 9582 sayılı dilekçe ile davalı idareye başvurarak hasılat payı alınmaksızın kırkdokuz yıl süreli bedelsiz irtifak hakkına dönüştürülmesinin talep edildiğinin görüldüğü, anılan 4706 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesindeki "... Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar ile adı geçen Dernek ve Cemiyet tarafından fiilen kullanılan diğer taşınmazların kullanımlarıyla ilgili olarak tespit ve takdir edilen, tebliğ edilen veya tahakkuk ettirilen ecrimisil alacakları ile kira, ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri ile hasılat payları tahsil edilmez, tahsil edilenler iade edilmez." hükmü uyarınca, niteliği gereği bir hasılat payı olduğu, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Minarelli Sular Kanunu'nun 10/1-e maddesindeki tanım karşısında açık olan dava konusu ödeme emri içeriği idare payının, davacıdan istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, borcum yoktur kapsamında değerlendirilen bu durum nedeniyle Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasında kararında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin istinaf başvurusuna konu 3.625.759,71-TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Türkiye Kızılay Derneği'nden herhangi bir hasılat payı alınmadığı, davacı derneğin iktisadi işletmesi olan Afyonkarahisar Mineralli Su İşletmesi adına tahakkuk yapıldığı, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ek 4. maddesi ile getirilen düzenlemenin Derneğe ait iktisadi işletmeleri kapsamadığı, dava konusu ödeme emri içeriği ile istenilen payın, hasılat değil idare payı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    Afyonkarahisar ili İhsaniye ilçesine bağlı Gazlıgöl Beldesinde bulunan ve mülkiyeti Afyonkarahisar İl Özel İdaresi'ne ait iken, imtiyaz hakkı davacı derneğe verilen maden suyunun üretim ve satışını yapan Türk Kızılayı Afyonkarahisar Mineralli Su İşletmesi adına 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Minarelli Sular Kanunu'nun 10. maddesinin (e) bendi uyarınca 2015, 2016, 2017 yılları için yapılan tahakkukların, davalı idareye 11/06/2018 tarih ve 22/06/2018 tarihlerinde tebliğ edilen ...tarih ve E...., ...tarih ve E...., ...tarih ve E....sayılı yazılar ile bildirilmesine karşın ödeme yapılmaması üzerine düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
    İLGİLİ MEVZUAT:
    5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Minarelli Sular Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek olduğu, "Tanımlar" başlıklı 3. maddenin 29. bendinde, gayrisafi hasılatın, işletmenin toplam yıllık cirosu olup, işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamaların dahil olduğu miktarı ifade ettiği belirilmiştir.
    Aynı Yasanın 10. maddesinin (e) bendinde ise; "İdare payı: Akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının % 1'i tutarında idare payı, her yıl Haziran ayı sonuna kadar idareye ödenir. Tahsil edilen tutarın beşte biri, idare tarafından, kaynağın bulunduğu belediye veya köy tüzel kişiliğine bir ay içerisinde ödenir" kuralına yer verilmiştir.
    4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ek 2. maddesinde, hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacaği, 18/01/2017 tarih ve 6770 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişikliğe uğrayan ek 4. maddesinde, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Türkiye Yeşilay Vakfı ile Darülaceze Başkanlığı, Darüşşafaka Cemiyeti ve Türk Hava Kurumu tarafından kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan mülkiyeti Hazineye kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde adı geçen Dernek, Vakıf, Başkanlık, Cemiyetler ve Kurum lehine kırk dokuz yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebileceği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde ise bunlar adına bedelsiz kullanma izni verilebileceği, bunlardan ayrıca hasılat payı alınmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıdaki madde hükümlerinin diğerlendirilmesinden, il özel idare payının jeotermal kaynak sularının doğrudan ve/veya dolaylı kullanılması sebebi ile oluştuğu, vergi benzeri bu mali yükümlülüğe ait mükellefin söz konusu tesisleri işletenler olduğu, matrahın ise anılan tesislerde jeotermal kaynak suyunun kullanımı sebebiyle elde edilen yıllık gayrisafi hasılat olduğu sonucuna varılmaktadır.
    5686 sayılı Kanun'da düzenlenen, arzın altındaki jeotermal kaynağın kullanımından kaynaklanan idare payının, Anayasa Mahkemesi'nin 31/10/2013 tarih ve E:2013/41, K:2013/124 sayılı kararı ile, vergi benzeri mali yükümlülük kavramı içerisinde değerlendirilebilecek bir kamu geliri niteliği taşıdığı belirtilmesine karşın; 4706 sayılı Kanun'da düzenlenen hasılat payı, hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin kullanımından kaynaklanan, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında alınacağı düzenlenen paydır.
    4706 sayılı Kanun'un ek 4. maddesinde yer alan, maddede adı geçen dernek, kurum ve cemiyetlerden hasılat payı alınmayacağına ilişkin düzenleme, aynı Kanun'un ek 2. maddesinde düzenlenen, taşınmazın kullanımından kaynaklanan hasılat payını kapsar. 5686 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (e) bendinde düzenlenen idare payı ise, taşınmazın altındaki jeotermal kaynağın kullanımından kaynaklanır ve 5686 sayılı Kanun'da herhangi bir dernek, kurum veya cemiyete tanınmış bir muafiyet bulunmamaktadır.
    Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı Dernek adına idare payı tahakkuku yapılmasında hukuka aykırı bir husus bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında değinilenin aksine, davacının iddiaları, tahakkuka karşı dava açmayan davacının ödeme emrine karşı açtığı davada ileri sürülebilecek borcum yoktur itirazı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul edip, Mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra davayı kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emrine karşı açılan davada incelenebilecek diğer hususlara ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere bozulması gerekmektedir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
    2....Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi