
Esas No: 2018/5573
Karar No: 2022/2394
Karar Tarihi: 11.04.2022
Danıştay 4. Daire 2018/5573 Esas 2022/2394 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/5573 E. , 2022/2394 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/5573
Karar No : 2022/2394
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına ...Kozmetik Rek. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...ila ...sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; asıl borçlu ...Kozmetik Rek. Ltd. Şti.' ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği ancak kanuni temsilcilere ilişkin 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesindeki düzenlemelerin uygulanacağı alacaklar ve bu maddelerde yer alan sorumluluğun genel esasların birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından davaya konu 22/12/2016 tarih ve ...ila ...sayılı ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi yapılırken idari işleme hangi kanun maddesinin dayanak olarak gösterildiği tespit edilemediğinden anılan ödeme emierlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirketin 27/10/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla ticaret sicilinden silindiği, şirketin ticaret sicilinden silinme tarihinden önce tahakkuk edip ödeme emri bu tarihten sonra 20/06/2016 tarihinde tebliğ edilen ve zamanaşımına uğramayan alacaklar bakımından, tahakkuk işlemlerinin usulüne uygun yapılması şartıyla davacı hakkında ödeme emri ile takibata geçilmesi mümkün olup, bahsi geçen alacaklara ait ihbarnamelerin 15/08/2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebliğe çalışıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre gerçekleştirilmeyen tebligat işlemi geçersiz olduğundan söz konusu tahakkukun usulüne uygun yapılmadığı, dolayısıyla ödeme emri aşamasına geçilmemesi gerektiği, öte yandan asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden silinme tarihinden önce ilanen tebliği gerçekleştirilip zamanaşımına uğramayan alacaklar açısından ise 06/12/2012 ve 08/12/2012 tarihli ilanen tebligatları görülmekte olup, 06/12/2012 tarihinde yapılan ilanen tebligata konu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrine ilişkin tebligatın 2010 yılında yapılmaya çalışıldığı ve tebliğ alındısının üzerinde sadece muhtar kaşesinin bulunduğu, muhtar ve dağıtıcı imzasını taşımadığı, aynı tarihli ilanen tebligata konu 30/06/2009 tarih ve ...takip numaralı ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısının ise muhatabın tanınmadığı şerhi yazılmak suretiyle sadece dağıtıcı memur imzasını taşıdığı, bu haliyle 213 sayılı Kanundaki usule uygun gerçekleştirilmiş tebligatlardan bahsedilemeyeceği, ayrıca asıl borçlu şirket hakkında 08/12/2012 tarihinde yapıldığı belirtilen ilanen tebligatlara gelince; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 26/02/2010 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adresten taşınmış olduğuna dair şerhi içeren alındının dağıtıcı ve muhtar tarafından usulüne uygun şekilde tutanak haline getirildiği görülmekle birlikte, ara kararı uyarınca gönderilen belgelerden ilanen tebliğe ilişkin listenin 08/12/2012 tarihini değil 08/12/2011 tarihini taşıdığı, ilgili tebliğ listesinin 2011 yılında düzenlendiği kabul edildiğinde alacakların zamanaşımına uğradığı, 2012 yılında düzenlendiği ifade ediliyor ise de idare tarafından bu hususunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla, söz konusu ilanen tebliğ evrakının Dairemize sunulmaması sebebiyle alacağın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.