
Esas No: 2020/1536
Karar No: 2022/1952
Karar Tarihi: 07.04.2022
Danıştay 10. Daire 2020/1536 Esas 2022/1952 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1536 E. , 2022/1952 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1536
Karar No : 2022/1952
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...'a veraseten ...,
..., ..., ...,
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ....
VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yrd. V. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay Onuncu Dairesince verilen 10/10/2019 tarih ve E:2016/13896, K:2019/6507 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından, davacıların karar düzeltme istemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı şekilde verilen Daire kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, kararın düzeltilmesi isteminin reddine, 07/04/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY - (X) :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Bu hükmün Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesi istemiyle Danıştay Onüçüncü Dairesince yapılan itiraz yolu başvurusu neticesinde verilen Anayasa Mahkemesinin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31 sayılı kararında, hükmün adil yargılama hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmediği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, yakınları ...'ın 29/09/2006 tarihinde, Adana il merkezinde bir arkadaşıyla birlikte motosikletle trafikteyken "dur" ihtarına uymaması ve kaçmaya başlaması üzerine polis memurunun ekip aracından inerek kaçmakta olan davacılar yakınının arkasından koşmaya başladığı, bu esnada polis memurunun silahının ateş alması sonucu davacılar yakınının vurularak yaşamını yitirdiği belirtilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık, ölenin annesi Resmiye Kasap için 30.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, babası ... (dava devam ederken vefat ettiğinden adı geçen davacıya veraseten ..., ..., ..., ..., ...) için 20.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olay nedeniyle başaltılan ceza soruşturması neticesinde açılan ceza davasında, ilgili polis memurunun taksirle ölüme neden olma suçu dolayısıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve hapis cezasına alt sınırdan hükmedildiği dikkate alındığında, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun 2/6, ölenin kusurunun 4/6 olduğu, 2/6 kusur oranına isabet eden zararın tazmin edilmesi gerektiği, uğranılan maddi zararın hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davacıların toplam 20.925,19 TL maddi zararı olduğunun belirtildiği, bu tutarın davalı idarenin hizmet kusuruna isabet eden 6.975,06 TL'lik kısmı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği; bu kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2015 tarih ve E:2010/2787, K:2015/623 sayılı kararıyla, kararın kabule ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının hesap bilirkişisi raporundaki tutarın tamamına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının hükmedilen tutarın olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntüyü giderecek tutarda olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği; bunun üzerine ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile daha önce hükmedilen 6.975,06 TL'lik tazminata ek olarak 13.950,13 TL maddi tazminatın, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile daha önce hükmedilen 20.000,00 TL tazminata ek olarak toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verildiği; bu kararın davalı idarece temyizi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2016/13896, K:2019/6507 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki anılan kararın temyize konu kabule ilişkin kısımlarının, olayda davacılar yakınının müterafik kusurunun bulunduğundan kusurlu davranışı gözetilerek hükmedilecek tazminat miktarından indirime gidilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz incelemesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekirken, anılan hükme aykırı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı şekilde verilen Daire kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.