Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/26050
Karar No: 2019/22949
Karar Tarihi: 11.12.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/26050 Esas 2019/22949 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2017/26050 E.  ,  2019/22949 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin beton santrali operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bir kısım ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin görülen lüzum üzerine feshedildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    Davacı temyizi yönünden;
    2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
    Fazla mesai yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla mesai alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla mesainin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ve genel tatil çalışmasının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesaisi olup olmadığı araştırılmalıdır.
    Somut olayda, davacı beton santral operatörü olarak çalıştığını, fazla çalışma yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini beyan etmiş, davalı davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Mahkeme gerekçesinde, davacının tanıklarından birinin davacı ile aynı dönem çalışmadığı, tanıkların davalı ile husumetli olduğu kabul edilerek fazla çalışma ücret alacağının reddine karar verilmiştir. Ancak davalı tanığı Salih Aygün, davalı işyerinde haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında çalışıldığı, ilkbahar yaz aylarında işlerin yoğun olduğu 3 aylık dönemde gece 01.00 saatlerine kadar çalışma yapıldığına dair beyanda bulunduğu, davalı tanık beyanıyla da davacının fazla çalışma yaptığının ispatlandığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, davacı beyanı, yapılan işin niteliği ve davalı tanık beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının fazla çalışma ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Davalı temyizi yönünden;
    3- Servis bedelinin giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınıp alınmayacağı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Mahkemece, giydirilmiş ücret hesabı yapılırken servis bedelinin de çıplak ücrete ilave edildiği görülmüştür. Ancak davacının Dairemiz incelemesinden geçen 2017/26414 esas sayılı ve davalı aleyhine açılan dosyada davacı tanığı olarak dinlendiği, ifadesinde, işyerinde servis olmadığını beyan ettiği görülmüştür. O halde davacının tanık olarak verdiği beyanı dikkate alınarak servis bedeli ilave edilmeden giydirilmiş ücret hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi