
Esas No: 2020/3899
Karar No: 2022/1659
Karar Tarihi: 07.04.2022
Danıştay 3. Daire 2020/3899 Esas 2022/1659 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3899 E. , 2022/1659 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3899
Karar No : 2022/1659
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...)
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararı uyarınca 2010 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Takdir komisyonu kararının dayanağı olan ve davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamalar, gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlendiği hususunu kanıtlayıcı mahiyette olmadığından eksik inceleme sonucunda yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3., 30., 341 ve 344. maddeleri uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesinde yer alan hüküm uyarınca fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında düzenlenen yasal belge olduğuna göre gerçekten bir emtia teslimi yapılmadığı halde düzenlenmesi ve böyle bir faturanın kayıtlara alınması Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa aykırıdır. Kaldı ki gerçek bir emtia teslimine dayanmayan faturalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddelerinde öngörülmüş bulunmaktadır.
Öte yandan, 213 sayılı Yasa'nın 359. maddesinde sahte belgenin, ortada gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi gösterilerek düzenlenmiş belge olarak açıklanmış olup, düzenleniş amacı itibarıyla bu nitelikte olan belgelere artık hukuken itibar edilemeyeceği ve içeriklerinin doğru olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
Tarhiyatın dayanağı takdir komisyonuna done olan vergi tekniği raporunda, davacının 01/10/2009 tarihinde reklam, araç, eşantiyon faaliyetinde bulunmak üzere tesis ettirilen mükellefiyet kaydının 31/12/2011 tarihinde sonlandırıldığı, 07/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada büro malzemelerinin bulunduğu, çalışan işçisinin olmadığının tespit edildiği, söz konusu raporun düzenlendiği tarih itibariyle vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken toplam borcunun 15.910,52 TL olduğu, ödenen tutarın ise 1.031,77 TL olduğu, 2009 yılına ait katma değer vergisi matrahının 213.335,00 TL, 2010 yılında ise 630.395,70 TL olduğu, mükelleften mal alımında bulunduğunu beyan eden mükelleflerin 2009 yılında 234.757,00 TL, 2010 yılında ise 774.265.00TL alış beyanında bulunduğu, kaldı ki bu tutarlara mükellefçe düzenlendiği saptanan ancak beyan edilmeyen 167 adet faturada yer alan tutarların dahil edilmediği belirtilerek sözü edilen durumun davacının düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığına karine teşkil ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Dava dosyası ve muhteviyatı vergi tekniği raporundan; davacının düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, yazılı gerekçeyle davacı adına yapılan tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.