
Esas No: 2021/3776
Karar No: 2022/1284
Karar Tarihi: 07.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3776 Esas 2022/1284 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3776 E. , 2022/1284 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3776
Karar No : 2022/1284
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... Basın Yayın Dağ. Org. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
II - (DAVALILAR) :
1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/3622, K:2021/3113 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek-2. maddesinin 7. fıkrası ile Çankaya Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/3622, K:2021/3113 sayılı kararıyla;
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek-1. ve 13. maddeleri ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek-2. ve 72. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrası yönünden;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabileceklerinin düzenlendiği,
Anayasa'nın bu hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanun hükümlerine açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı,
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği,
Kamu yararı kavramının, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturduğu, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşıdığı, bu kavramın genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği,
5580 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinde, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütlerin, desteğin verileceği eğitim kurumu türlerinin, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarlarının, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelik ile belirleneceği kuralının yer aldığı ve bu bağlamda dava konusu Yönetmelik'te eğitim ve öğretim desteğine ilişkin düzenlemelere yer verildiği,
Dava konusu düzenlemede ise, bu Yönetmeliğin Ek-1. maddesi kapsamında eğitim ve öğretim desteği verilen öğrenciler ve ücretsiz veya kurumun ilan ettiği yıllık ücretin %51’i ve fazlası oranında burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilemeyeceğinin belirtildiği,
Dava konusu Yönetmelik hükmü ile eğitim ve öğretim desteği kapsamında her tür ve seviyede resmi ve/veya özel okullara yapılacak devlet desteğinin bu imkandan faydalanmak isteyen kişilere eşit şekilde sağlanmaya çalışıldığı, kişiye eğitim ve öğretim desteği, ücretsiz öğrenci okutulması vb. uygulamalarla sağlanan avantajlarda tekerrüre düşülmesinin engellenmesi suretiyle toplumun her kesimine bu imkan ve uygulamaların ulaştırılmaya çalışıldığı anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 21/12/2015 tarihli inceleme raporunda; öğrenci K. E. U.'nun 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında davacı şirkete ait okulda %100 burslu olarak öğrenim gördüğü hususunun sübuta erdiği, anılan öğrencinin 2014-2015 eğitim ve öğretim desteği kapsamında olduğu ancak anılan öğrenciye Kasım-2014, Şubat-2015 ve Haziran-2015 dönemlerinde eğitim ve öğretim desteği ödemesi gerçekleştiği iddiasının sübuta ermediği, sonuç olarak anılan öğrencinin 2015-2016 eğitim ve öğretim desteği kullanma hakkının %100 burslu öğrenim gördüğü gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiği, bahsi geçen öğrenci hakkında yapılan inceleme çalışmaları esnasında Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve davacı şirkete ait ... Koleji Özel Ankara İlkokulu/Ortaokulu/Anadolu Lisesi Müdürlüklerinden elde edilen belgelerin incelenmesi sonucunda, ... Koleji Özel Ankara İlkokulu/Ortaokulu Müdürlüğü değerlendirme kurullarınca anılan okullarda 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında ücretsiz veya değişik oranlarda başarı burslu öğrenim görmesine karar verilen 24 öğrencinin aynı zamanda eğitim ve öğretim desteğinden faydalandığının tespit edildiği, bu kapsamda anılan okullara fazladan ödendiği anlaşılan 69.444,45-TL'nin 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte davacı şirketten tahsilinin gerektiği yönünde teklif getirilmesi üzerine dava konusu bireysel işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Söz konusu inceleme raporunda yer verilen 24 öğrencinin indirimli veya burslu öğrenci olup olmadıkları hususunun Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 03/08/2016 tarihli inceleme raporunda da incelendiği ve neticeten bir önceki raporda olduğu gibi davacı şirketten 69,444.45-TL'nin tahsil edilmesi gerektiğinin teklif edildiği,
Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 21/12/2015 tarihli inceleme raporunda yer alan ... Koleji Özel Ankara İlkokulu Müdürlüğü 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı kayıt sözleşmeleri tablosunda yer alan 14 öğrenciden 8'inin %50 burslu, geriye kalan 6 öğrencinin ise ücretsiz öğrenci olarak belirtildiği; ... Koleji Özel Ankara Ortaokulu Müdürlüğü 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı kayıt sözleşmeleri tablosunda yer alan 10 öğrenciden 1'inin %25 burslu, 6 öğrencinin %50 burslu, 3 öğrencinin ise %75 burslu olarak belirtildiği ve davalı idarece 2014-2015 eğitim ve öğretim döneminde yürürlükte olan düzenlemede yer alan "burslu okutulan öğrenciler" ifadesi uyarınca dava konusu bireysel işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Her ne kadar, davacı tarafından; dava konusu bireysel işlemin dayanağını teşkil eden 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında Yönetmeliğin sınırlayıcı hükmünün burslu öğrenciler kriterinden ibaret olduğu, burslu öğrenci tabirinden ne anlaşılması gerektiği hususunun davalı idareye şifahen sorulduğu, kastedilenin %100 burslu öğrenciler olduğu bilgisinin edinildiği, dolayısıyla müfettişlerin %51 ve daha fazlası oranında burslu öğrencilerle ile ilgili araştırmasını raporun tanzim edildiği tarihteki meri mevzuatı esas alarak yaptığı ve 2015 yılında yapılan değişiklik ile getirilen düzenlemenin geriye yürütülerek 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemine uygulandığının iddia edildiği,
Davalı Milli Eğitim Bakanlığının savunmasında ise; 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında sisteme burslu öğrenci olarak kayıt yapılan öğrencilerin burs oranı kaç olursa olsun eğitim ve öğretim desteğinden faydalanamayacağı, ancak 2015 yılında anılan Yönetmelik hükmüne %51 ve daha fazla burslu öğrenciler ifadesi getirilmek suretiyle öğrenci ve veliler lehine bir değşiklik yapıldığının belirtildiği,
Dava konusu bireysel işlemin ve Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; anılan Yönetmelik hükmünün ilk halinde burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiş iken, eğitim ve öğretim desteği uygulamasının ikinci yılında hakkaniyet ilkesi dikkate alınmak suretiyle anılan düzenlemede değişiklik yapılarak yıllık ücretin %51’i ve fazlası oranında burslu okutulan öğrenciler kriterinin getirildiği, ücretsiz öğrenciler yönünden ise aynı uygulamanın devam ettiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, 2014-2015 eğitim ve öğretim döneminde yürürlükte olan Yönetmelik hükmündeki burslu öğrenciler ifadesinde herhangi bir oran belirtilmediği ve bu durumun öğrenciler, veliler ile eğitim kurumları yönünden idari işlemlerin öngörülebilirliği ve belirliliği ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, nitekim, davalı idarece bu durumun dikkate alınması suretiyle 2015 yılında Yönetmelik hükmünün değiştirildiği anlaşıldığından, anılan bireysel işlemin %51 ve fazlası oranında burslu okutulan öğrencilere ve ücretsiz okutulan öğrencilere ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer burs oranları (%25, %50) yönünden ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle,
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrası ile bireysel işlemin %51 ve fazlası oranında burslu okutulan öğrencilere ve ücretsiz okutulan öğrencilere ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, bireysel işlemin diğer burs oranlarına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 5580 sayılı Kanun'da burslu öğrencilerin eğitim ve öğretim desteğinden yararlanamayacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, burslu öğrencilerin eğitim ve öğretim desteğinden yararlanmasını sınırlandıran dava konusu Yönetmelik hükmünün anılan Kanun'a aykırı olduğu, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yürürlükte olan Yönetmelik hükmünde burslu öğrenci ifadesine yer verildiği, bu ifade ile %100 burslu öğrencilerin kastedildiği, diğerlerinin burslu değil indirimli öğrenci olduğu, bu nedenle dava konusu bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yürürlükte olan Yönetmelik hükmünde burslu öğrencilerin eğitim ve öğretim desteğinden yararlanamayacağının belirtildiği, bu nedenle burslu öğrenciler için alınan eğitim ve öğretim desteğinin iadesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı Çankaya Kaymakamlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Maarif Müfettişleri Başkanlığı tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; davacı şirkete ait ... Koleji Özel Ankara İlkokulu ve Ortaokulunda ücretsiz veya değişik oranlarda başarı bursu ile öğrenim gören toplam 24 öğrencinin, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında eğitim ve öğretim desteğinden yararlandırıldığı belirtilmiş ve bu öğrenciler için fazladan ödenen 69.444,45-TL'nin 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte davacı şirketten tahsil edilmesi yolunda teklifte bulunulmuştur.
Bu teklif doğrultusunda tesis edilen Çankaya Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün dava konusu ... tarih ve ... sayılı işleminde, 69.444,45-TL'nin 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde Maliye hazinesine yatırılarak ödeme makbuzunun bir örneğinin gönderilmesi istenilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek-1. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
...
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
05/07/2014 tarih ve 29051 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 44. maddesiyle asıl Yönetmeliğe eklenen Ek-2. maddesinin 7. fıkrasında, "Bu Yönetmeliğin Ek-1 inci maddesi kapsamında eğitim öğretim desteği verilen okullar ile ücretsiz veya burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmez." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrasının 23/07/2015 tarih ve 29423 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik halinde ise, "Bu Yönetmeliğin Ek-1 inci maddesi kapsamında eğitim ve öğretim desteği verilen (Değişik ibare:RG-13/1/2017-29947) öğrenciler ve ücretsiz veya kurumun ilan ettiği yıllık ücretin %51’i ve fazlası oranında burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmez." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrasının uyuşmazlık konusu 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yürürlükte bulunan ilk halinde, ücretsiz veya burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmeyeceği belirtilmiş, dava tarihinde yürürlükte bulunan yeni halinde ise, ücretsiz veya kurumun ilan ettiği yıllık ücretin %51’i ve fazlası oranında burslu okutulan öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmeyeceği yolunda düzenleme yapılmıştır.
Maarif Müfettişleri Başkanlığı tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda düzenlenen 08/03/2016 tarih ve 663.05/124 sayılı raporda; davacı şirkete ait ... Koleji Özel Ankara İlkokulu ve Ortaokulunda ücretsiz veya değişik oranlarda (%25, %50, %75) başarı bursu ile öğrenim gören toplam 24 öğrencinin, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında eğitim ve öğretim desteğinden yararlandırıldığının tespit edilmesi üzerine, bu öğrenciler için fazladan ödenen 69.444,45-TL'nin iadesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Görüldüğü üzere, dava konusu bireysel işlemde %51'in altındaki oranlarda başarı bursu ile öğrenim gören öğrenciler için ödenen eğitim ve öğretim desteğinin de iade edilmesi istenildiğinden, bu işlemin Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrasının 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yürürlükte bulunan ilk haline dayanılarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından ise, söz konusu bireysel işlem ile birlikte Yönetmeliğin dava tarihinde yürürlükte bulunan yeni halinin iptali istemiyle dava açıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu bireysel işlemin, Yönetmeliğin Ek-2. maddesinin 7. fıkrasının 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yürürlükte bulunan ilk haline dayanılarak tesis edildiği hususu dikkate alınarak inceleme yapılması gerekirken, bu husus yönünden bir irdelemeye girilmeksizin hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/06/2021 tarih ve E:2017/3622, K:2021/3113 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 07/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.