22. Hukuk Dairesi 2017/26002 E. , 2019/22961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının arşiv personeli olarak 04/10/2012 tarihinden 25/06/2013 tarihine kadar davalılardan ... Belediyesi nezdinde çalıştığını, asıl iş sahibi ve üst işverenin davalı ... olduğunu, sigorta kayıtlarının ise alt işveren davalı şirket üzerinden gösterildiğini, tüm çalışmasının hiçbir değişiklik olmadan Belediye nezdinde geçtiğini, 25/06/2013 tarihinde işten çıkarıldığını ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla mesai ile ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Belediyesi vekili, husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı ile Belediye arasında bir iş akdinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı Belediyenin ihale makamı olarak anahtar teslimi şeklinde ihale yaparak işi diğer davalı şirkete verdiği gerekçesi ile Belediye aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ....A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Taraflar arasında, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği bakımından uyuşmazlık bulunmaktadır.
Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanununun 2"nci maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Yasanın 2"nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11"inci maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, Mahkemece davalı Belediyenin ihale makamı olarak anahtar teslimi şeklinde ihale yaparak işi diğer davalı şirkete verdiği, bu nedenle talep konusu alacaklardan bir sorumluluğu olmadığı kabul edilerek, davanın davalı ... açısından reddine karar verilmiş ise de, bu kabul dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Davalı ... ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin sözkonusu olduğu açıktır. Zira davalı ... şirketinin hizmet alım sözleşmesi ile yapmayı üstlendiği iş "asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren iş" olduğundan asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla davalı ... diğer davalı şirket ödenmeyen işçilik alacakları açısından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.