21. Hukuk Dairesi 2017/3016 E. , 2018/7784 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
K A R A R
A) Davacının İstemi :
Davacı, Kurum tarafından tahsil edilen ancak kesinleşen mahkeme kararı sonrasında iade edilen Bağ-Kur primlerinin ödendiği ayı takip eden aybaşlarından itibaren geri ödeme yapılan 12/07/2016 tarihine kadar işleyen faizlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine ve 01/10/2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-(a) bendi kapsamında emekli olan davacının ödemesi yapılan aylık farklarının hak ediş tarihlerinden itibaren parayı çektiği tarih olan 26/07/2016 tarihine kadar işleyen faizlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalının Cevabı :
Davalı Kurum vekili, davacı tarafından Mahkemenin 2015/35 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda; "Davanın Kabulü ile davacının 15/05/1992-31/03/2001 tarihleri arasında çakışan dönemdeki Esnaf Bağkur sigortalılığının iptali ile Bağkur"a ödediği primlerin iadesine, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun ve davacının emekli maaşının bu tespite göre hesaplaması gerektiğinin tespitine," karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, mahkeme kararında kurumca yapılacak ödemelerin faizleriyle birlikte ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Mahkemece, “Mahkememize ait 2015/35 Esas, 2015/551 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı kuruma karşı açılmış tespit davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda "Davanın Kabulü ile davacının 15/05/1992-31/03/2001 tarihleri arasında çakışan dönemdeki Esnaf Bağkur sigortalılığının iptali ile Bağkur"a ödediği primlerin iadesine, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun ve davacının emekli maaşının bu tespite göre hesaplaması gerektiğinin tespitine," karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/2738 Esas, 2016/5688 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yersiz olarak tahsil edilen primlerin iadesini düzenleyen 5510 sayılı Yasa’nın 89. maddesinin 3. fıkrada “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65"inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmü getirilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında davalı Kurumun yersiz tahsil ettiği belirlenen primlerin iadesinde primlerin yatırıldığı ayı takibeden aybaşından itibaren kanuni faiz ile sorumlu tutulması gerekmektedir.
Tüm yukarıda açıklananlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacıya 01/06/1992 tarihinden itibaren ödenen Bağ-Kur primlerinin ödemeyi takip eden aybaşından itibaren, primlerin tahsil edildiği 12/07/2016 tarihine kadar işleyecek yasal faizlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine, 01/10/2011 tarihinde 4-a kapsamında emekli olan davacıya yapılan fark ödemelerinin hak ediş tarihinden itibaren 26/07/2016 tarihine kadar işlemiş yasal faizlerinin de ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle,
“Davacıya 01/06/1992 tarihinden itibaren ödenen Bağ-Kur primlerinin ödemeyi takip eden aybaşından itibaren, primlerin tahsil edildiği 12/07/2016 tarihine kadar işleyecek yasal faizlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine,
01/10/2011 tarihinde 4-a kapsamında emekli olan davacıya yapılan fark ödemelerinin hak ediş tarihinden itibaren 26/07/2016 tarihine kadar işlemiş yasal faizlerinin de ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı Kurum vekili, davacı yanca ... 2. İş Mahkemesinin 2015/35 esas sayılı dosaysı ile açılan dava sonucunda "davanın kabulü ile davacının 15.05.1992 - 31.03.2001 tarihleri arasında çakışan dönemdeki Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile Bağ-Kur"a ödediği primlerinin iadesine, 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun ve davacının emekli maaşının bu tespite göre hesaplanması gerektiğinin tespitine" dair karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, anılan kararda müvekkili kurumca davacıya yapılacak ödemelerin faizleriyle birlikte ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm olmadığını, mülga 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve Türk Borçlar Kanunda faiz ödemesi yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “... 2. İş mahkemesine ait 2015/35 Esas, 2015/551 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı kuruma karşı açılmış tespit davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda ""Davanın Kabulü ile davacının 15/05/1992-31/03/2001 tarihleri arasında çakışan dönemdeki Esnaf Bağkur sigortalılığının iptali ile Bağkur"a ödediği primlerin iadesine, 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun ve davacının emekli maaşının bu tespite göre hesaplaması gerektiğinin tespitine," karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/2738 Esas, 2016/5688 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yersiz olarak tahsil edilen primlerin iadesini düzenleyen 5510 Sayılı Yasa’nın 89. maddesinin 3. fıkrada “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65"inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmü getirilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında davalı Kurumun yersiz tahsil ettiği belirlenen primlerin iadesinde primlerin yatırıldığı ayı takibeden aybaşından itibaren kanuni faiz ile sorumlu tutulması gerekmektedir.
Tüm bu değerlendirmeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı SGK"nın istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.
HMK"nın 353/1-b maddesinin 1. alt bendi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle “Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Davalı Kurum vekili, kesinleşen mahkeme kararında faize ilişkin bir hüküm bulunmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı tarafından davalı Kuruma karşı açılan ve ... 2. İş Mahkemesinin 2015/35 Esas ve 2015/551 Karar sayılı dosyasında görülen davada mahkemenin 08/12/2015 tarihli kararı ile “Davanın Kabulü ile davacının 15/05/1992-31/03/2001 tarihleri arasında çakışan dönemdeki Esnaf Bağkur sigortalılığının iptali ile Bağkur"a ödediği primlerin iadesine, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun ve davacının emekli maaşının bu tespite göre hesaplaması gerektiğinin tespitine” karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14/04/2016 tarih, 2016/2738 Esas ve 2016/5688 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, davacı vekilinin Kuruma verdiği 11/05/2016 tarihli dilekçesi ile yapılacak ödemelerin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesini talep ettiği, Kurum tarafından mahkeme kararında faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacıya yapılan prim iadesine ilişkin muhasebe işlem fişinin 17/06/2016 tarihinde düzenlendiği ancak prim iadesinin ve maaş farklarına ilişkin ödemenin davacıya Kurum tarafından ne zaman yapıldığını gösteren evrakların dosyada bulunmadığı anlaşıldığından davacının dava dilekçesinde belirttiği ödeme tarihleri esas alınarak bu tarihlere kadar işlemiş faizlerin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, Kurum tarafından davacıya yapılan prim iadesinin ve maaş farklarına ilişkin ödemenin ne zaman yapıldığını tespit etmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının BOZULMASI gerekmiştir.
H) Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.