14. Hukuk Dairesi 2017/4158 E. , 2018/3278 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 05.06.2009 gününde verilen dilekçe ile su irtifakı kurulması, birleştirilen dosya davacısı ... vekili tarafından ise davalı ... ve ... aleyhine 07.06.2010 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davaların reddine, davacılar lehine su rejimi kurulmasına dair verilen 11.04.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen dosya davacısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, zorunlu su irtifakı kurulması, birleşen dava, suya elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı ..., kardeşi olan ... ile birlikte davalı Hazineye ait 113 ada 37 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın içerisinde su kuyusu açtıklarını, bu sudan birlikte arazilerini suladıklarını, ancak daha sonra kardeşi ..."un sudan yararlanmasını engellediğini ileri sürerek, taşınmazları için su irtifak hakkı kurulmasını istemiştir.
Birleştirilen davada davacı ..., davalı ... ait 113 ada 37 parsel sayılı taşınmazda 2005 yılında su kuyusu açtığını, motorla çıkardığı suyu havuza aktarmak suretiyle arazilerini suladığını, diğer davalı ..."un her hangi bir hakkının bulunmadığını, ..."un başka su kaynaklarından yararlandığını belirterek suya elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacıların davalarının reddine, davacılar lehine su rejimi kurulmasına karar verilmiş ise de Dairemizin 16.06.2014 tarihli 2014/3596 Esas, 2014/7978 Karar sayılı ilamı ile, ""....davacıların diğer temyiz istemlerinin reddine, davacıların vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile. davaya konu suyun bulunduğu 113 ada 37 parsel sayılı taşınmazın sulu değeri ile susuz değeri arasındaki fark esas alınarak davalı ... lehine belirlenecek nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar vermek gerekirken davacıların bu su kaynağı ve başka su kaynağından faydalanan tüm taşınmazlarının sulu değeri ile susuz değeri arasındaki fark esas alınarak ayrı ayrı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir... " gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, davacılar lehine su rejimi kurulmasına, davalı ... asıl ve birleşen davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 5.800,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı hazineye verilmesine karar verilmiş ise de asıl ve birleşen davaların davacılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 29.04.2016 tarihli 2015/17730 Esas, 2016/5223 Karar sayılı ilamı ile, ""....09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında usuli kazanılmış hak kuralına değinilmiştir. Anılan içtihadı birleştirme kararında tarif edildiği üzere mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur. Buna da usul hukukunda "usuli müktesep hak" denilmektedir. Mahkeme uyduğu bozma kararına uygun olarak karar vermek zorunda olduğu gibi ilgili Yargıtay Dairesi de kural olarak bozma kararı ile benimsemiş olduğu ilke ile bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta; "Birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/354 Esas sayılı dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle davalı ... ve ... lehine 19.330 TL vekalet ücreti takdir edildiği ve hükmün davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin bu kısmı bozma kapsamı dışında bırakıldığı ve böylece birleşen dosyanın davalısı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözardı edilerek bozma sonrası verilen kararda ... yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru görülmemiştir" şeklindeki gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, davacılar lehine su rejimi kurulmasına, davalı ... asıl ve birleşen davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 5.800,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı hazineye verilmesine, birleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/354 esas sayılı dosya davalısı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince takdir olunan 19.330,00 TL vekalet ücretinin davacı ..." dan alınarak birleşen dosya davalısı ..." a verilmesine, karar verilmiştir.
Hükmü, davalı - birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı - birleştirilen davanın davacısı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemenin 21.02.2012 tarihli ara kararı ile asıl ve birleşen davada davacıların dava konusu su ile suladıkları arazilerin toplam değeri üzerinden harç alınmasına, asıl dava yönünden dava değerinin 118.000,00.-TL ve birleşen dava yönünden ise 248.000,00.-TL olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Asıl davanın davacısı ... 18.05.2012 tarihinde 1.806,30.-TL, birleşen davanın davacısı ... ise 22.05.2012 tarihinde 3.665,65.-TL tamamlama harcı yatırmıştır.
Dairemizin 16.06.2014 tarihli 2014/3596 Esas, 2014/7978 Karar sayılı ilamı ile davanın değeri dava konusu suyun bulunduğu 113 ada 37 parsel sayılı taşınmazın sulu değeri ile susuz değeri arasındaki fark olduğu ve bu miktar üzerinden davalı ... lehine belirlenecek vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda alınan 21.04.2015 tarihli ek bilirkişi raporu ile dava konusu suyun bulunduğu 113 ada 37 parsel sayılı taşınmazın sulu değerinin 150.000,00.-TL ve susuz değerinin 100.000,00.-TL olduğu tespit edilmiş, bu değerler arasındaki fark dikkate alınarak davalı ... lehine A.A.Ü.T. Gereğince 5.800,00.-TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Dairemizin 2. bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı - birleşen dosya davalısı ... lehine 19.330,00.-TL vekalet ücreti takdir edilerek, davalı - birleşen dosya davacısı ..."dan alınarak davacı - birleşen dosya davalısı ..." a verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin 16.06.2014 tarihli 2014/3596 Esas, 2014/7978 Karar sayılı ve 29.04.2016 tarihli 2015/17730 Esas, 2016/5223 Karar sayılı ilamları dikkate alındığında birleşen dosya davalısı ... lehine dava değeri olan 50.000,00.-TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken dava konusu su ile sulanan taşınmazların toplam değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsizdir.
Ayrıca asıl dava ve birleşen davanın reddedilmesine rağmen peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harcın asıl ve birleşen dava davacılarına iadesine karar verilmemesi de doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı/ birleşen davanın davacısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı/birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.