
Esas No: 2021/3572
Karar No: 2022/1317
Karar Tarihi: 07.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3572 Esas 2022/1317 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3572 E. , 2022/1317 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3572
Karar No : 2022/1317
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2017/5155, K:2021/1797 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2017/5155, K:2021/1797 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanun'un 10. maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması isteminin, anılan maddenin Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2016/205, K:2019/63 sayılı kararıyla iptal edildiğinden ve aynı Kanun'un 3. ve 4/2. maddeleri ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, staj döneminde örgüt evinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin adına ister disiplin cezası, ister KHK ile göreve son verme denilsin, savunması alınmadan ne ile suçlandığına ilişkin somut ve hukuki deliller kendisine bildirilmeden mesleğinden çıkarılamayacağı, davalı idarece meslekten çıkarılmasına ilişkin somut deliller ortaya konulamadığı, davalı idarece iddia edilen olmayan bir sebebin idareler ve mahkemelerce takdir hakkını kullanarak var edilemeyeceği, delillerin neye göre belirlendiği veya değerlendirildiğinin ortaya konulamadığı; işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla ortada tek bir veri yokken, işlem tesis edildikten sonra yargı aşamasında idarece dosyaya sunulan ve delil olduğu iddia edilen tanık ifadeleri ve diğer verilerin kabul edilemeyeceği; bireylerin görevinden çıkarıldıktan sonra savunma eksikliğinin yargı safhasında giderileceğini öne sürmenin hukuki yargılama ilkesine gölge düşürecek nitelikte olduğu; olayda anayasal, kanuni ve içtihadi güvencelere aykırı olacak şekilde savunma imkanı verilmeksizin bir daha kamuda çalışamayacak şekilde mesleğinden çıkarılmasının davalı idarenin ön yargı ile hareket ettiğini gösterdiği; kesinleşmemiş bir ceza mahkemesi kararındaki verilerin işlemin hukuka uygun olduğuna dair bir gerekçe olamayacağı; demokratik anayasal sadakat yükümlülüğüne aykırı hiçbir davranışının bulunmadığı; irtibat veya iltisak gibi içi doldurulamayan kavramlara dayanılarak sınırsız bir takdir yetkisinin kullanımının hukuka aykırı olduğu; U.E.'nin ifadesinin çelişkilerle dolu olduğu, H.K.'nın ifadesini ceza yargılaması sırasında geri aldığı; 2005 yılında gittiği yasal bir şekilde eğitim veren Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir dershane nedeniyle cezalandırılamayacağı; hakkındaki gerçeği yansıtmayan aleyhe beyanları kabul etmediği; ifadelerin hiçbir somut veri ile desteklenmeyen ve desteklenmesi mümkün olmayan, doğruluğu tespit edilmemiş, gerçeklikten ve akla yatkınlıktan uzak düşünce ve kanaatler olduğu, kurulan hükümde esas alınarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu işlemin Anayasa'nın 70. maddesine aykırı olduğu, bu işlem nedeniyle Anayasa'nın 17, 19, 36, 37, 38. maddelerinin ihlal edildiği; doğruluğu denetlenemeyen sağlıksız verilere dayanılarak hiçbir somut delil göstermeden kişinin terör örgütü iltisaklısı ilan edilerek mesleki hayatının sonlandırılmasının özel hayata saygı hakkına müdahale niteliği taşıdığı; ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, gerekçeli karar hakkının, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; 667 sayılı KHK'nın (6749 sayılı Kanun) 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği; darbe teşebbüsüne karıştığı, bu girişimle ilişkisinin olduğu yönünde herhangi bir delil ortaya konulamamışken kamu görevinden çıkarılmasının OHAL'in gerekli kıldığı bir tedbir olmadığı, OHAL'in amaç ve kapsamı ile bölge sınırlaması ve süre kısıtlamasına uymadığı, orantısız olduğu ve makul denge şartını sağlamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/06/2021 tarih ve E:2017/5155, K:2021/1797 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 07/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.