Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/3569
Karar No: 2022/1316
Karar Tarihi: 07.04.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3569 Esas 2022/1316 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3569 E.  ,  2022/1316 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/3569
    Karar No : 2022/1316

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/06/2021 tarih ve E:2017/6126, K:2021/1956 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/06/2021 tarih ve E:2017/6126, K:2021/1956 sayılı kararıyla;
    Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
    Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
    Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
    Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının, üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, fakülte ablalığı yaptığına, kariyer görüşmesine katıldığına, örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde sınavlara hazırlandığına, örgüte ait mülakat evlerinde kaldığına, hakim savcı adaylığı döneminde örgüte ait staj evlerinde kaldığına, ev ablalığı yaptığına, örgütün toplantı ve sohbetlerine katıldığına, kod adı kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı;
    Çalışma evinde sınava hazırlanma hususu yönünden, davacının, örgütün yargı erkine kendisiyle iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hâkimlik-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı;
    HTS kayıtları yönünden, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında işlem yapılan kişiler ile ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen kişilerle davacının yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının,
    Masak raporu yönünden, davacı tarafından uluslararası bir sivil toplum kuruluşundan organize bir şekilde maddi yardım talebinde bulunulmasının,
    WhatsApp paylaşımları ve dijital materyaller yönünden, davacının dijital materyalleri içerisinde FETÖ/PDY terör örgütünün elebaşı Fetullah Gülen'e ait fotoğrafın tespit edilmesi ve WhatsApp üzerinden yaptığı yazışma içeriklerinin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
    Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönünden aleyhe hüküm kurulmaması, kurulacaksa kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiği; K.K.'nin hakkındaki öğrenciliği ve staj döneminde cemaat evinde kaldığı yolundaki iki beyanının çelişkili olduğu; N.G.'yi tanımadığı, bu kişiye ifadesinde hakkında yeterli soruların sorulmadığı, mesleğe kabul edilebilme kaygısıyla bu şekilde ifade verdiği, beyanlarını kabul etmemekle birlikte 2010 yılından sonra hiçbir bilgisinin olmadığını beyan ettiği; Z.Ö.'nün tanık olarak beyanı alınanlardan tek net olarak tanıdığı kişi olduğu, aleyhe beyanlarını kabul etmediği, eşini tutukluluktan kurtarmak için bu şekilde beyanda bulunduğu, aynı evde kaldıklarını beyan etmesine rağmen örgüt içindeki derecesini bilmemesinin inandırıcı olmadığı; Z.T.'nin beyanlarının hiçbir somut veriye dayanmadığı; R.B.'nin kendisiyle üniversite 1. sınıfta iken arkadaşlık kurmak istediği, olumsuz tepki vermesi sebebiyle ve meslekte kalmak için asılsız beyanlarda bulunmuş olabileceği, ifadelerinde çelişkilerin bulunduğu, örgüt evliliği yaptığına ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığı, FETÖ irtibatını kabul eden bu tanığın birçok ismi FETÖ irtibatlısı olarak gösterdiği ancak hâlen hâkim olarak mesleğine devam ettiği; mahkeme kararında suçta ve cezada şahsilik ilkesinin görmezden gelindiği; Avrupa Hâkimler Derneğinden maddi yardım almasının kabul edilebilir olduğu, bunun yasa dışı bir durum gibi karara gerekçe gösterilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı; Whatsapp yazışmalarının, bütünüyle incelendiğinde darbecileri tahkir eden ve eleştiren mesajlar olduğunun görüleceği, belirli kısımları alınarak aleyhine sonuç doğurulmaya çalışıldığı; suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi ve özel hayata saygı hakkı ihlal edilerek karar verildiği; 18/07/2018 tarihinde OHAL'e son verildiğinden, OHAL nedeninin tedbirin sürdürülmesine ve meslekten ihracının hukukiliğine artık gerekçe yapılamayacağı; mahkûmiyet kararı meslekten ihraç edildiği tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olduğundan, daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hâle getirmeyeceği; masumiyet karinesinden yararlanma, özel hayata ve aile hayatına saygı, eğitim, mülkiyet haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davacının temyiz isteminin reddine,
    2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/06/2021 tarih ve E:2017/6126, K:2021/1956 sayılı kararının ONANMASINA,
    3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
    4. Kesin olarak, 07/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi