3. Ceza Dairesi 2019/12257 E. , 2019/21407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... vekilinin süresinde verdiği temyiz dilekçesinin sanık sıfatına yönelik olduğu, katılan sıfatına yönelik temyiz talebinde temyiz süresi geçtikten sonra bulunduğu, katılan ... vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinde, sanık ... hakkında mala zarar verme suçu bakımından verilen karara yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında verilen hapis cezasına mahkumiyet hükmüne uygulanan 5237 sayılı TCK"nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında olası kastla yaşamsal tehlike oluşacak şekilde yaralama ve silahla kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemece, sanık ..."nin eylemini, katılanlar ... ve..."nin babası ... yönelik gerçekleştirdiği haksız eylem nedeniyle yaptığı kabul edilerek TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın, katılan ..."a yönelik eylemini olası kastla gerçekleştirdiğinin mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre, olayda olası kastın varlığı halinde, failin meydana gelen sonuçtan sorumlu olacağı ve sonuca bakılarak eylemin nitelendirileceği, teşebbüs hükümlerinin kasta dayalı suçlarda uygulanabileceği gözetildiğinde, tebliğnamenin eylemin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı hususundaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında silahla yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama, hakaret, tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ve genel güvenliğin kasten tehlike sokulması suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemece, sanık ..."nin eylemini, katılanlar .... ve ..."nin babası ..."ya yönelik gerçekleştirdiği haksız eylem nedeniyle yaptığı kabul edilerek TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan ..."un yaralanmasına ilişkin Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 2014/ 517 numaralı adli raporda "İnguinal bölgede ve her iki alt extremitede multipl ateşli silah (saçma) yarası mevcut olduğu, çekilen Batın BT ve sistografide mesane sol lateralde (submukozayı geçmemiş) saçma tanesi görüldüğü, takip amacıyla yatırıldığı, 08.05.2014 günü önerilerle taburcu edildiğinin" belirtilmiş olması karşısında, mesanenin periton zarı dışında kaldığı gözetildiğinde, katılan ..."daki yaralanmanın yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı
hususunda şüphe oluştuğundan Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden bu hususta rapor aldırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın, katılanlara yönelik söylediği "ananızı avradınız sinkaf edeceğim, g..ünüz sıkıyorsa harman yerine gelin" şeklindeki sözlerinin geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa karşı tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrıca hakaret suçundan da hüküm kurulması,
c) Sanığın, katılanlar tarafından babasının dövüldüğünü görmesi üzerine önce katılanlara "ananızı avradınız sinkaf edeceğim, g..ünüz sıkıyorsa harman yerine gelin" şeklinde tehdit ettiği, ardından olay yerinden uzaklaşıp yaklaşık 5-10 dakika sonra olay yerine av tüfeği ile geldiği ve savunmasına göre katılanları korkutmak amacıyla elindeki av tüfeği ile havaya bir kez ateş ettiği olayda, sanığın kısa zaman aralığında aynı kasıtla katılanlara yönelik gerçekleştirdiği eylemlerinin TCK"nın 106/2-a kapsamında tek bir silahla tehdit eylemini oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK"nin 170/1-c maddesi gereğince beraat, TCK"nin 106/1-1.cümle maddesi gereğince mahkumiyet hükmü şeklinde iki hüküm kurulması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Kabule göre; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle indirim yapılırken, TCK"nin 129. maddesi yerine 29. maddesinin uygulanması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 25.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.