
Esas No: 2018/1902
Karar No: 2022/2235
Karar Tarihi: 06.04.2022
Danıştay 4. Daire 2018/1902 Esas 2022/2235 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1902 E. , 2022/2235 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1902
Karar No : 2022/2235
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle resen tarh edilen 2011/6,8,9,10,11,12 ve 2013/3,5 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Elek. Bil. Taah. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte fatura niteliğinde olduğuna dair yeterli tespit bulunamadığından dava konusu tarhiyatlarda hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen … Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … İnş. Elek. Bil. Taah. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. Hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; mükellefin 2010 ila 2014 takvim yılı hesaplarının sahte belge düzenleme yönünden incelenmesinin istenildiği, defter ve belge (2010-2011-2012) isteme yazılarının şirketin bilinen adresine 20/09/2013 ve 08/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği, 2013 ve 2014 yılına ilişkin defter ve belgelerinin isteme yazılarının ise 2015 yılında bilinen adrese tebliğ edilememesine rağmen mükellef şirket temsilcisinin ilgili yıllara ilişkin defter ve belgeleri farklı tarihlerde ibraz etmesi üzerine incelemeye başlanıldığı, mükellefin … Cad. No:… …/… adresinde elektrik malzemeleri ticareti faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 01.06.2008-17.07.2013 tarihleri arasında … Vergi Dairesi, takip eden dönemlerde ise … Vergi Dairesinin mükellefi olduğu, kuruluştaki ortakların %10 pay ile … ve %90 pay ile … olduğu, 17/07/2013 tarihinden sonra …'nin %100 pay sahibi olduğu, her iki ortağında başkaca şirketlerde ortaklıklarının bulunmadığı, şirket sermayesinin 50.000,00-TL olduğu, 27/05/2008 tarihli işe başlama yoklamasında elektrik ve inşaat faaliyetinde bulunacağı, muhasebecisinin … ve şirket temsilcisinin … olduğu, 04/11/2011 tarihli yoklamada şirketin faal olduğu, asgari ücretli bir işçi çalıştırıldığı, tasfiye haline girmediği, 08/03/2012 tarihli yoklamada adrese beş sefer gidilmesine rağmen, adreste kimsenin bulunmadığı, 12/03/2012 tarihli yazı ile …'nin servisçilik faaliyetleri sebebiyle sabah akşam servis dönüşü iş yerinde olabildiklerini … Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği, 11/10/2012 tarihinde mükellefin adreste bulunmaması ve anılan adreste …'ın faaliyet göstermesi sebebiyle 24/09/2012 tarihli yazının mükellefe tebliğ edilemediği, 17/12/2012 tarihinde ödevli şirketin adreste mevcut olmadığı, mükellefin tanınmadığı, 24/04/2013 tarihinde mükellefin adresine tekrar gidildiği ancak mükellefin bulunmadığı, 17/07/2013 tarihinde mükellefin … Cad. No: … …/… adresine nakil olduğu, 24/07/2013 tarihli yoklamada anılan adresin bir odasında toptan elektrik malzemesi satışı yapılacağı, vergi dairesine verilen kira kontratında kira başlangıcının 08/07/2013 olduğu, kiralanan yerin büro olduğu, mal sahibinin … olduğunun anlaşıldığı, 22/12/2014 tarihli yoklamada şirketin faal olduğu, iş yerinin büro olarak kullanıldığı, adreste emtia olmadığı, mükellefin deposunun olmadığının tespitlerine yer verildiği, mükellef tarafından 2010-2013 yılları katma değer vergisi ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verildiği, 2010,2011,2012,2013,2014 yıllarının defterlerinin tasdik edildiği, geçici vergilerinin beyan edilmesine rağmen 2012/1-12 dönemine ilişkin olarak 147,35- TL ödemenin yapıldığı, muhtasar beyannamelerinden 2010-2011-2012 ve 2013/1,2,3 dönemlerinde 1 işçi, 2013/4 ila 12 arası dönemde 2 işçi çalıştırdığının tespit edildiği, … Vergi Dairesi Müdürlüğü borç sorgulamasında 42.795,99-TL vergi aslı ödemesi, vadesi geçmiş 3.234,66-TL vergi borcu ve yapılandırma sebebiyle vadesi gelmemiş 4.787,67-TL vergi borcu bulunduğu, mükellefin 2010 ila 2013 yılı alış faturalarının değerlendirilmesinden aldığı faturaların sırasıyla %95,13, %95,89, %86,30 ve % 99,27 'sinin sahte olduğu, sahte olmayan alış miktarlarının yıllara göre dağılımı sırası ile 314.326,63-TL, 411,73,35-TL, 274.193,53-TL ve 43.730,61-TL şeklinde olduğu, karşıt incelemeler sonucu banka çek ve defter kayıtlarının uyumsuz olduğunun tespit edildiği, mükellefin motorlu taşıtı bulunmadığı, şubesinin ve deposunun olmadığı, incelemeye ibraz edilen belgeler arasında nakliye faturası bulunmadığı, …'ın kayınvalidesinin 19.12.2014 tarihli ifadesinde 27 metrekare ebatlarındaki boş olan iş yerinin 06/08/2012 tarihinde başkaca bir şirketle birlikte olmaksızın tek başlarına kiraladığının beyan edildiği, mükellefim muhasebecisi …'nın 11/12/2017 tarihli ifadesinde 2014/9. döneminde işi bıraktığını, mükellefin bir işçisi ve az sayıda emtiası olduğunu, Ba bildirimlerini düzenlerken faturaların naylon olabileceği konusunda şirket temsilcisini uyardığını ifade ettiği, şirket temsilcisinin ifadesinde elektrik malzemelerini toptancılardan alıp fiziki temas olmadan satış işlemlerini gerçekleştirdiklerini, makine ve teçhizata bu sebeple ihtiyaç duymadıklarını, sipariş usulü çalıştıklarını, nakliye işini satıcıların üstlenmesi sebebiyle nakliye faturalarının olmadığını, ödemelerin nakit ve senet kullanılarak yapıldığını beyan ettiği, vergi inceleme elamanınca bu verilerden hareketle ; şirketin 01/01/2010 tarihinden itibaren komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı, hakkında olumsuz tespit bulunmayan satıcılardan gerçek alışlarının olması nedeniyle küçük çaplı bir kısım ticari faaliyetinin bulunduğu ancak bunu sahte fatura ticaretini gizlemek maksadıyla yaptığını ve yıllar itibariyle mükellef bazında 81.000,00-TL altında düzenlenen faturaların gerçek bir ticari faaliyet sonucu düzenlenen faturalar olduğuna yönelik tespitlere yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, mükellefin, 2008 yılı işe başlama yoklaması dışında 2011 ve 2013 yıllarında birer kez faaliyette bulunduğunun tespitinin yapılabildiği, 2012 yılında ise yapılan yoklamalarda mükellefe ulaşılamadığı, mükellefin, faaliyet gösterdiği adreste farklı bir işletmenin 06/08/2012 tarihinden itibaren faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, mükellefin ise ilk faaliyet gösterdiği adresinden , … Cad. No: … …/… adresine 17/07/2013 tarihinde nakil yaptırdığını belirttiği, yaklaşık bir yıllık dönemde faaliyetinin nerede yürütüldüğünün tespitinin yapılamadığı, muhtasar beyannamelerinde bir ya da iki kişi şeklinde işçi çalıştırıldığı beyan edilmesine rağmen 2012 yılındaki iş yeri yoklamalarında kimseye ulaşılamadığı, muhasebe kayıtlarında ticari mal stoğu bulunmasına rağmen, bürosunda ticari mal tesbiti yapılamadığı gibi deposunun da bulunmadığı, mükellefin beyanına göre, ödemelerinin nakit yapıldığının bildirilmesine rağmen muhasebe kayıtlarında alıcılar hesabının ve satıcılar hesabının yüksek olduğu,mükellef kurumun beyan edilen ciroları yapabilecek yeterlilikte sermayeye sahip olmadığı, taşıt, gayrimenkul, iş hacmi ile orantılı makine, teçhizat, demirbaş ve diğer araç gereçlerinin bulunmadığı, mükellefin muhasebecisi ...'nın 11/12/2014 tarihli ifadesinde, Ba formları düzenlerken, karşı taraf ile mutabakat yapmaya ulaşılamadığından dolayı faturaların naylon olabileceği konusunda şirket temsilcisini uyardığını bildirdiği, mükellefin emtia alımlarının yaklaşık %94'ünün sahte fatura düzenleyen firmalardan yapıldığının tespit edildiği dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemde düzenlenen söz konusu faturanın gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin vergi mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.