1. Hukuk Dairesi 2018/3968 E. , 2021/3209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.04.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ..., Avukat ... ile diğer temyiz eden davacı ... vekili Avukat ..., davacı ... vekili Avukat .... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu 40, 41, 42 ve 57 parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakan ..."nın kök mirasbırakan ...dan intikal eden paylarını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalı Şirkete temlik ettiğini; yine, anılan taşınmazlarda "dan kendilerine intikal eden payların da vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle davalı Şirkete devredildiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali-tescile, tescilin mümkün olmaması halinde tazminata karar verilmesi istemişlerdir.
Davalı Şirket, davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu taşınmazların dava dışı kişiler adına kayıtlı bulunması ve zamanaşımı süresinin geçmiş olması gerekçeleriyle tapu iptali-tescil ve tazminat isteklerinin reddine ilişkin mahkeme kararı Dairece, tapu iptali-tescil isteği yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, ancak tazminat isteği yönünden ise işin esasının değerlendirilmesi gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tazminat isteği yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden:
1- Mirasbırakanlar ...nın 02.02.1966, eşi ..."nın ise 27.06.1988 tarihlarinde ölümleri ile aralarında davacıların da bulunduğu çocuk ve torunlarının mirasçı olarak kaldığı;
2- Adana 4. Noterliği"nin 21.01.1963 tarih ve 282 yevmiye numaralı sözleşmesi ile ...nın, davacıların babası ..."yı mirastan ıskat ettiği;
3- ...′nın paydaşı olduğu dava konusu 300 ada 57 parsel sayılı taşınmazın izalei şuyu davası sonucu verilen karar üzerine ihale suretiyle davalı Şirket adına 20.9.1969 tarihinde tescil edildiği, anılan taşınmazın daha sonra dava dışı kişilere satıldığı;
4- Dava konusu 1459 ada 40, 41 ve 42 parsellerin ise 1/2 payının ...adına kayıtlı iken, 11.02.1975 tarihli resmi akitte eşi ..."nın (vekaleten ... ...dan kendisine isabet eden paylarını davalı Şirkete satış suretiyle temlik ettiği; yine aynı akitte, anılan taşınmazlarda ...dan davacılara intikal eden payların davacıların annesi ... ve babası ...′nın davacılara velayeten verdikleri vekalete istinaden vekil ... tarafından davalı Şirkete satıldığı;
5- Aşamada 1459 ada 40, 41 ve 42 nolu parsellerin tevhit ve ifraz sonucu farklı parsellere gittiği ve davalı Şirketin bu parselleri dava dışı kişilere sattığı; anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, mirasbırakan ...′nın paydaşı olduğu dava konusu 57 parsel sayılı taşınmazın izale-i şüyu davası sonucunda verilen karar üzerine 20.09.1969 tarihinde ihale suretiyle davalı Şirket adına tescil edildiği anlaşıldığından, anılan parsele yönelik davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davacıların gerek kök mirasbırakan ...nın gerekse ara mirasbırakan ..."nın yasal mirasçıları olduklarının veraset ilamıyla sabit bulunduğu ve 1459 ada 40, 41 ve 42 sayılı parsellerdeki ...′dan eşi ...′ya intikal eden payların ... tarafından davalı Şirkete temlik edilmesi nedeniyle ileri sürdükleri muris muvazaası hukuksal nedeni bakımından aktif dava ehliyetini ve taraf sıfatını haiz oldukları kuşkusuzdur
Diğer taraftan, 1459 ada 40, 41 ve 42 sayılı parsellerdeki ...′dan davacılara intikal eden payların davacılar adına anne ve babaları tarafından velayeten hareket edilerek yetkili kılınan vekil aracılığıyla davalı şirkete temlik edildiği olgusu karşısında, anılan temlik bakımından velayet yetkisinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca; 1459 ada 40, 41 ve 42 sayılı parsellerdeki ...′dan eşi ...′ya intikal eden ve ... tarafından da davalı Şirkete temlik edilen paylar yönünden muris muvazaası hukuksal nedeni çerçevesinde; aynı parsellerdeki ...′dan davacılara intikal eden ve davacıların adına anne ve babaları tarafından velayeten hareket edilerek yetkili kılınan vekil aracılığıyla davalı şirkete temlik edilen paylar yönünden ise velayet yetkisinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak sonuçlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de; davacıların miras paylarının tamamını talep edebilecekleri göz ardı edilip 743 sayılı Medeni Kanun′un 458. maddesine yanlış anlam yüklenerek taleplerinin saklı payları ile sınırlandırılması doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekilleri için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı olarak alınıp verilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.