Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2019/3516
Karar No: 2022/2153
Karar Tarihi: 04.04.2022

Danıştay 4. Daire 2019/3516 Esas 2022/2153 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3516 E.  ,  2022/2153 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2019/3516
    Karar No : 2022/2153

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
    (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
    VEKİLİ : Av. ...

    KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Altın İşletmeleri Anonim Şirketi
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporlarına dayanılarak takdir komisyonu kararına istinaden 2011 yılı için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu vergi ziyaı cezasının dayanağı olan ve davacı şirket adına re'sen tarh edilen 2011/1-12 dönemine ilişkin kurumlar vergisine karşı açılan davada Mahkemelerinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğinden dava konusu vergi ziyaı cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrür hükmü uygulanacak sonraki fiilin, ilk fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihini takip eden yıl başından sonra gerçekleşmiş olması gerektiğinden, tekerrüre esas alınan cezanın kesinleştiği 2012 yılı için, 2011 yılına ilişkin olarak kesilen dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; mükellefler hakkında, 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinde yer alan re'sen tarhiyata ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi için, aynı maddede sayılan re'sen tarh nedenlerinden en az birisinin bulunması, bu nedenle takdir komisyonuna sevk halinde zaman aşımı süresinin, aynı Kanunun 114. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca durabilmesi için de, takdir komisyonuna sevkin öncesinde re'sen tarh nedeninin varlığının tespitli olması gerektiği, olayda ise, davacının "2013 ve 2014 yıllarına ilişkin hesaplarının tam inceleme kapsamında genel olarak (Risk Analizi-MTPİ) incelenmesi" sonucunda düzenlenen ...sayılı Vergi Tekniği Raporunda, davacının 2013 ve 2014 yıllarında Koza-İpek Eğitim Sağlık Hizmet ve Yardım Vakfı'na yapılan yardım ve bağışlar ile ilgili olarak bazı tespitlere yer verilmekle birlikte, davacının takdir komisyonuna sevk edildiği 31/12/2016 tarihi itibarıyla, bu davaya konu vergi tarhiyatının ait olduğu 2011 yılındaki ...Eğitim Sağlık Hizmet ve Yardım Vakfı ve İpek Üniversitesi'ne yapılan yardım ve bağışlara ilişkin olarak, 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ikinci fıkrasının 6 nolu bendinde yer alan ve olayda re'sen tarh nedeni olarak gösterilen, "tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı"nı gösteren bir tespit yapılmaksızın davacının takdire sevk edilmesi karşısında, re'sen tarh nedeni ortaya konulmadan takdire sevk ile zaman aşımı durmayacağından, zaman aşımı süresinin dolduğu 31/12/2016 tarihinden sonra, 22/06/2017 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle duyurulan vergi ve cezaların zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı idare istinaf başvurusunun reddine, Vergi Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yılın son gününde takdire sevk edilen ve komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden gün içerisinde tebliğ edilen dava konusu cezanın zaman aşımına uğramadığı, davacı şirket hakkında düzenlenen raporlarda kayıt dışı hasılat elde edildiğinin somut tespitlerle ortaya konulduğu, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, takdire sevk tarihinden önce re'sen tarh nedeninin ortaya konulmuş olmasının kanuni zorunluluk olduğu, dava konusu cezanın zaman aşımına uğradığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
    TETKİK HÂKİMİ : ...
    DÜŞÜNCESİ : Öncelikle, takdir komisyonu kararına göre yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zaman aşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zaman aşımının durduğunun kabulü gereklidir. Öte yandan, mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir. Bu haliyle işin esasının incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE :
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde, "Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.", 114. maddesinde ise, "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz." denilmek suretiyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re'sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.
    Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde sayılan re'sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re'sen tarh edilebileceği gibi takdir komisyonuna sevk edilerek de söz konusu işlem yapılabilmektedir. Kanunun 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının görevlerini yaparken takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği, hatalı gördüğü işlemlerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, takdir komisyonu takdir nedenleri ile ilgili herhangi bir belirleme yapma veya değiştirme hakkına sahip değildir.
    Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, yalnızca takdire sevk tarihine bakılarak takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının bu çerçevede kabulüne imkan bulunmamaktadır. Mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir.
    Dosyanın incelenmesinden, davacının 31/12/2016 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 21/06/2017 tarihinde takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden tanzim edilen vergi/ceza ihbarnamelerinin 22/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
    Olayda, tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanunun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından, vergi mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu hakkında işin esası incelenerek karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.


    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kabulüne,
    2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    (X) KARŞI OY :
    Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi