1. Hukuk Dairesi 2016/5488 E. , 2019/3981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ-TESCİL-ALACAK
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası ve genel muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı tapu ve trafik kaydının iptali ve tescili isteklerine ilişkindir.Davacılar, mirasbırakan babaları ..."un dava konusu 8 numaralı dairesini ve ... plaka sayılı otobüsünü mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde damadı olan davalı ..."a temlik ettiğini ileri sürerek kayıtların iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişler; otobüsün davadan önce 3. kişiye satılmış olmasından ötürü bu konudaki isteklerini ıslahen alacağa dönüştürmüşlerdir.Davalı, mirasbırakanın davacılara da taşınmaz temlik ettiğini, kendisine yapılan satışların bedel karşılığı olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, 8 numaralı dairenin temlikinin muvazaalı bulunduğu ancak araç satışının bedel karşılığı yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Getirtilen kayıt ve belgelerden, dava konusu 17 parsel sayılıtaşınmazdaki 8 numaralı daire ve ... plaka sayılı otobüs mirasbırakan ... adına kayıtlı iken; mirasbırakanın 8 numaralı dairesini 04.06.2009 tarihli resmi akitle, ... plaka sayılı otobüsünü de 12.06.2009 tarihli noter satış senedi ile davalı damadına satış yoluyla temlik ettiği; 1929 doğumlu mirasbırakanın 30.06.2012"de ölümüyle, geride mirasçıları olarak eşi ... ile kızları ..., ... ve ..."nin kaldıkları, eldeki davanın ... ve ... tarafından ..."in kocası ... aleyhine açıldığı görülmektedir.Hemen belirtilmelidir ki, davaya konu otobüsün mirasbırakanın borçlarını ödemek suretiyle bedel karşılığı yapıldığı davalı tarafça dosyaya sunulan ve aksi kanıtlanamayan delillerle anlaşıldığından, ... plaka sayılı otobüs hakkındaki davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.Davalının temyizine gelince:Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Böyle bir durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Öte yandan, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Ancak semenin, bir başka ifade ile malın bedelinin mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet veya bir emek de olabileceği kabul edilmelidir. Esasen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması halinde uygulanabilirliğinde kuşku yoktur.
Somut olayda, 1929 doğumlu mirasbırakan ..."un 30.06.2012 tarihinde öldüğü, son zamanlarında gerek mirasbırakanın gerekse eşinin akıl sağlıklarının da azaldığı, ilgi ve bakıma muhtaç oldukları, uzun süreden beri kendileriyle hemşire olan kızı Melek ile onun kocası olan davalının ilgilendikleri, anılan hususların davalı tanıkları yanında bir kısım davacı tanıkları tarafından da ifade edildiği dosya içeriği ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.Değinilen olgular yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın dava konusu taşınmazını kızının kocası olan davalı damadına temlik etmekteki gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı, minnet duygusuyla hareket ettiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.Hal böyle olunca, 8 numaralı daire yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kabul edilmesi isabetsizdir.Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.