
Esas No: 2022/5
Karar No: 2022/1222
Karar Tarihi: 04.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/5 Esas 2022/1222 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/5 E. , 2022/1222 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/5
Karar No : 2022/1222
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): … Köyü tüzel kişiliği
VEKİLİ: Av. …
2- … Köyü tüzel kişiliği (davalı yanında müdahale talebinde bulunan)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yrd. V. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2019/1181, K:2021/2800 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivas ili, … ilçesi, … Bucağına bağlı … (…) Köyü ile … ilçesi, Merkez Bucağına bağlı …, … (…) Köyleri bölgesindeki iki ilçe sınırının belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/10/1962 tarih ve E:1962/512, K:1962/1550 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2019/1181, K:2021/2800 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerine yer verilerek;
Sonradan ortaya çıkan bazı durumlarda haksızlığı önlemek amacıyla kanunda tahdiden sayılmış nedenlere dayanılarak esas hükmün kaldırılması ve davanın yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü kanun yoluna yargılamanın yenilenmesi denildiği,
2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sayma yolu ile tek tek belirlendiği, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesine ilişkin olarak verilen dilekçede ileri sürülen hususların, 2577 sayılı Kanun'da sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/10/1962 tarih ve E:1962/512, K:1962/1550 sayılı davanın reddi yolunda verilen kararına karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, yargılamanın yenilenmesine konu dava dosyasında, dava konusu kararnamenin bir örneği bulunmadığı halde hüküm kurulduğu, kurulan hükümde yasanın aradığı şekilde yeterli ve gerekli bilgi, açıklama ve değerlendirme bulunmadığı, söz konusu dosyada tanık dinlenilmeden, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan usule aykırı karar verildiği, dava konusu kararname ile belirlenen sınır tespiti yapılırken köy hudutnamelerinin, idari sınırları gösteren kayıtların, Osmanlı haritaları ve belgelerinin, orman ve askeri haritaların incelenmediği, fiziki uygulamalar yapılmadan köy ve köy halkının mağdur edildiği, kararnameyle ... Köyü'nün doğal kullanım alanlarının elinden alınması nedeniyle kararnamenin köy yerleşiminin doğasına aykırı olduğu, söz konusu kararname ile ... Köyü köylülerinin tapulu arazilerinin köy sınırları dışına çıkarıldığı, çizilen sınırın ... Köyü'ne diğer köylerden daha yakın olduğu iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahale talebinde bulunan ... Köyü tüzel kişiliği tarafından, davacının yargılamanın yenilenmesi yoluyla iptalini talep ettiği iki ilçe sınırının belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı müşterek kararnamenin, davacı Köy ile tarafları arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin olduğu, bu itibarla verilecek kararın doğrudan taraflarını etkileyecek olması nedeniyle davaya katılmakta hukuki yararın bulunduğu, bu itibarla Danıştay Sekizinci Dairesince verilen müdahale talebinin reddine ilişkin kararın bozulması, davalı idare yanında davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi, davacının temyiz isteminin reddi ile yargılamanın yenilenmesinin reddine ilişkin kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idare yanında müdahile talebinde bulunan ... Köyü tüzel kişiliğinin temyiz istemi yönünden ise, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin "üçüncü şahısların davaya katılması" konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda müdahale talebi üzerine verilen kararlara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolu öngörülmediğinden, adı geçen tüzel kişiliğin davaya katılma talebinin reddine ilişkin karara karşı temyiz isteminde bulunması hukuken mümkün olmayıp, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idare yanında müdahale talebinde bulunan ... Köyü tüzel kişiliğinin davaya katılma talebinin reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin "üçüncü şahısların davaya katılması" konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, "(1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmüne göre, üçüncü kişinin, görülmekte olan bir davaya taraflardan biri yanında katılabilmesi; davacı ya da davalı konumunda olmamasına karşın, tarafı olmadığı bir davanın sonucundan etkilenme olasılığının varlığı halinde mümkündür.
Üçüncü kişinin davanın kazanılmasında hukuki yararının varlığı, görülmekte olan davanın, yanında katılmak istediği tarafın aleyhine sonuçlanması durumunda, yanında katılmak istediği tarafın kendisine dönmesi veya hukuki durumunu etkileyen bir tasarrufta bulunması şeklinde gerçekleşir. Bu nedenle, davaya müdahale yoluyla hukuki yararı davanın sonucuna bağlı olan üçüncü kişinin, yanında katıldığı tarafla birlikte yargılamaya katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Buna karşın, davaya müdahale kurumu, dava açma hakkı yerine kullanılan seçimlik bir hak olmadığı gibi, dava süresi geçirilen hallerde, üçüncü kişiye mahkeme önünde iddia ve savunmada bulunma imkanı sağlayan bir yol da değildir.
Bu itibarla, üçüncü kişinin görülmekte olan bir idari davaya, taraflardan birinin yanında katılabilmesi; tarafı olmadığı bir davanın, yanında katılmak istediği tarafın aleyhine sonuçlanmasına bağlı olarak hukuki yararını etkilemesi ve uyuşmazlığın tarafı olmadığı için tek başına dava açma hakkından yoksun olması koşullarının varlığına bağlıdır.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'da müdahale talebi üzerine verilen kararlara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun öngörülmemiş olmakla birlikte, fer’i müdahilin, görülen davanın davaya yanında katılmak istediği tarafın aleyhine sonuçlanmasına bağlı olarak hukuki yararını etkilemesi ve uyuşmazlığın tarafı olmadığı için tek başına dava açma hakkından yoksun olması nedeniyle müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna başvurarak temyiz edebileceği ve hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebileceği açıktır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararları da bu yöndedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/09/2021 tarih ve E:2021/20(8)-502, K:2021/1046)
Uyuşmazlıkta; ... Köyü tüzel kişiliğinin, davalı idare yanında davaya katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de, Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2019/1181, K:2021/2800 sayılı kararıyla, davacı tarafından, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/10/1962 tarih ve E:1962/512, K:1962/1550 sayılı davanın reddi yolunda verilen kararına karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği dikkate alındığında, davanın adı geçen tüzel kişiliğin davaya yanında katılmak istediği taraf aleyhine sonuçlanmaması nedeniyle müdahale talebinin reddine ilişkin karara karşı temyiz talebinde bulunmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idare yanında müdahale talebinde bulunan ... Köyü tüzel kişiliğinin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine,
2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 01/06/2021 tarih ve E:2019/1181, K:2021/2800 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/04/2022 tarihinde, davacının temyiz istemi yönünden oyçokluğu, ... Köyü tüzel kişiliğinin temyiz istemi yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddesinde; Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.
3. Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır." kuralına yer verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi talebi, süre ile sınırlandırılmış bir olağanüstü kanun yoludur ve yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin sebeplerin her biri yönünden öngörülen süreler 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulurken dayanılan sebebin talep sahibi yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden altmış gün, bir yıl veya on yıl içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması gerekmektedir. Bu sürelerin geçirilmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması halinde söz konusu talebin süre aşımına uğrayacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Sivas İli, … İlçesi, … Bucağına bağlı … (...) Köyü ile … İlçesi, Merkez Bucağına bağlı …, ... (…) Köyleri bölgesindeki iki ilçe sınırının belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/10/1962 tarih ve E:1962/512, K:1962/1550 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali istenilmekle birlikte, yargılamanın yenilenmesi talebine konu Danıştay Dokuzuncu Dairesi kararının 26/10/1962 tarihli olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebinin ise 09/11/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile yargı merciinin önüne getirildiği görülmektedir.
Yargılamanın yenilenmesi adı altında düzenlenen kanun yolu diğer tüm kanun yolları gibi süreyle sınırlı bir kanun yoludur. Yukarıda metnine yer verilen usul kurallarında açıkça hüküm altına alındığı üzere, sebebin haklılığı ya da gerçekleşip gerçekleşmediğinden bağımsız olarak değerlendirme yapılsa bile en fazla on yıllık süre içerisinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından, 2577 sayılı Kanun'da yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmek için öngörülen sürelerin sona erdiği tarihten çok sonra bu istemle düzenlenen dilekçeyle yargı merciine başvuruda bulunulduğunun açık olması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin süre aşımı nedeniyle reddi ve Daire kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara davacının temyiz istemi yönünden gerekçesi itibarıyla katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.