20. Hukuk Dairesi 2016/6420 E. , 2018/1719 K.
"İçtihat Metni".....
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği......mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 1970 yılında.....simli kişiden müvekkili tarafından satın alındığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı gerçek kişi adına tescili istemiyle davalı Hazine, davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında davacı ... vekili tarafından Asliye 4. Hukuk Mahkemesinde, çekişmeli taşınmazın 800 m² bölümünün davacı ..."ın, 700 m² bölümünün ise ... ile müvekkili ..."ın zilyetliğinde olduğu iddiasıyla 700 m² bölümün müvekkili ... adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, aralarında bağlantı bulunan davalar birleştirildikten sonra, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, fen bilirkişis.....tarafından düzenlenen krokide (A) ile gösterilen 1916 m² işaretli taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ..., davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/03/2013 gün ve 2012/12026 - 2013/3147 E.K. sayılı kararında: “dosya kapsamında toplanan deliller hüküm kurmaya yeterli ve elverişle değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni saptanmamış, dava tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenmesi suretiyle taşınmazın niteliği, konumu ve kullanım durumu kesin olarak belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle; en eski tarihli ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları, varsa amenajman planı, orman tahdidi ve aplikasyon tutanakları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ..... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; parselin orman olmadığı ve zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olduğu anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi ve müşterekleri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın kim tarafından ve hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; çekişmeli taşınmazın davacıların ortak murisinden kaldığının belirlenmesi halinde geçerli bir taksim
......
bulunup bulunmadığı, davacı ..."ın dava ettiği bölümünün davacı ..."a dava dışı mirasçı ..... tarafından icarlanıp icarlanmadığı sorulup saptanmalı, geçerli bir taksimin bulunmaması halinde mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin işlemeyeceği nazara alınmalı; dava konusu taşınmazın 27.12.1980 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakıldığından zilyetlikle kazanımın ancak bu süreden sonra dayanan taraf ya da mirasçılar lehine sonuç doğuracağı gözetilmeli” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kısmen kabulü ile fenni bilirkişi .... tarafından hazırlanan 28/05/2015 tarihli raporda ve ekindeki krokide (A1) harfi ile gösterilen 61,02 m2"lik kısmın ormandan Hazine adına çıkartılan yer olduğu gözetilerek TMK"nın 713/6 maddesine göre bu kısım ile ilgili talebin reddi ile Hazine adına 2/B niteliği ile tesciline, krokide (A2) harfi ile gösterilen 1.855,14 m2"lik kısmın davacı adına tesciline, birleşen dosya davacısı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ..., davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından yapılıp, 24.09.1982 tarihinde ilân edilen, 4785 sayılı Kanuna göre Devletleşen ve eski sınırlama dışında kalmış Devlet ormanlarında orman kadastrosu, tahdidi yapılan ormanlarda aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1987 yılında 5 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp 17.06.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1980 yılında yapılmış ve sonuçları 27.11.1980 - 27.12.1980 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıl geçmiştir.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, çekişmeli taşınmazın kardeşler arasında rızai taksim sonucu bir kısmının davacı ..."ye bir kısmının da dava dışı kardeşleri Seher"e düştüğü, ....... hissesini davacıya icarladığı sonrasında 2010 yılında birleşen dosya davacısı ..."a sattığı ancak zilyetliğin devredilmediği bu hali ile çekişmeli taşınmazda adına tescil kararı verilen....yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının mahsubu ile fazla alınan peşin harcın davacıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının davalı ... Yönetimine yükletilmesine 12/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.