21. Hukuk Dairesi 2017/120 E. , 2018/7925 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili; davacının, dava dışı ... ve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adlı, ... İl Müdürlüğünde 1073098.59.01 sicil sayılı işyerinde 20.11.2008-30.01.2009 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde şoför olarak ekmek dağıtım işinde çalıştığını, işe giriş bildirgesi verildiğini, primlerinin yatırıldığını ancak davacının fiilen bu işyerinde çalışmış olmasına rağmen, yurt dışı borçlanması için Kuruma müracaatı üzerine, denetim için iş yerine giden denetleme görevlisinin, davacının o anda işyerinde olmaması nedeniyle düzenlediği tutanak ve raporun gerçeği yansıtmadığı halde davalı Kurum tarafından sigortalılık süresinin iptal edildiğini belirterek, davacının çalıştığı işyeri kayıtlarının geçerliliğine, 2008 yılı 11. ayda verilen işe giriş bildirgesinin ve 20.11.2008-31.01.2008 tarihleri arasında bildirilen sigortalılığının geçerliği olduğuna, yurt dışı borçlanma talebinin kabulü ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı:
Kurum memurunca yapılan denetim sonucu davacının beyan ettiği çalışmanın fiili olmadığının tespit edildiğini, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, emeklilik talebinin hukuken olanaklı olmadığını, ayrıca geriye dönük borçlanma süresine ilişkin prim ödeme gün sayısına ait ödemesini yapmış olması gerektiğini, aynı işyerinde çalıştığını yazılı belge ve bordro tanıkları ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
İlk derece mahkemesince; "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , bir kısım davacı tanıkları ve bordro tanıklarının davacının fiili çalışmasına ilişkin beyanda bulundukları, her ne kadar çalışma süresi net olarak ortaya konulacak şekilde bir beyan söz konusu olmasa dahi, davacının işyerinde çalışması bulunduğunun görgüye dayalı olarak anlatılmış olması karşısında diğer tanıkların olayın üzerinden zaman geçmesi nedeni ile davacıyı hatırlamadıkları yönündeki anlatımlara karşılık davacının çalışmasının varlığını teyit eden tanık anlatımlarına itibar edilmesi uygun bulunmuş ,davacının davalı işyerindeki çalışmasının 2008 yılı kasım ayı ile 2009 yılı ocak ayı içerisindeki dönemi kapsayan kısa bir süreye isabet etmesi karşısında davacının çalışmasının ispatlandığı , bu hali ile kurumca aksi yönde yapılan işlemlerin yerinde olmayıp iptali gerektiği düşünülmüş davacının 25/11/2008 tarihli 4a sigortalılığı nedeni ile yaptığı yurtdışı borçlanma talebi geçerli kabul edilerek buna göre borçlanma işlemlerinin 2008 yılı itibarı ile ve 4a sigortalılık statüsünde yapılması gerektiği ancak davacının yurtdışı borçlanma bedelini henüz ödememiş olması nedeni ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti yönündeki talep yerinde görülmeyerek" gerekçesiyle "Davacının 20/11/2008 - 31/01/2009 tarihleri arasında bildirilen sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile, denetim raporu üzerine kurumca yapılan aksi işlemlerin iptaline, davacının 25/12/2008 tarihli 4a sigortalılığı nedeniyle yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne, borçlanma bedeli yatırılmamış olmakla yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tespiti talebi yönünden talebin reddine" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Davalı vekili; Davalı vekili, çalışma olgusunun yeterli delil ve belge bulunmadığından ıspatlanamadığını, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, borçlanma bedelinin davacı tarafından ödenmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince; "davacının işvereni olarak kayıtlara yansıyan ... Şirketi"ne ait işyerinin 20.11.2008-30.01.2009 tarihleri arasında faal olduğu, adı geçen işyerine ait dönem bordroları ile davacıya ait işe giriş bildirgesinin yasaya uygun bir şekilde düzenlenerek Kuruma verildiği, aylık bordrolarda adı geçen davacının primlerinin düzenli bir şekilde ödendiği, uyuşmazlık konusu olan dönemde işyerinde çalışan ve dönem bordrolarında adı geçen tanıkların bir kısmı ile denetim sırasında işyerinde fiilen çalışmakta olan kişilerin bir kısmının davacının çalışmasını doğruladığı, davacının çalışma süresinin 40 gün gibi kısa bir süre olması nedeniyle işyerinin tüm çalışanları tarafından net bir şekilde hatırlanmamasının olağan olabileceği, kişilerin sosyal güvenlik haklarını sona erdirecek kararlar verilmesi sonucunu doğuran araştırmaların daha özenli yapılması ve kesin kanıtlara dayanılması gerekirken, Kurum denetim görevlisinin yetersiz araştırmasına dayanılarak sigortalılığın iptalinin yersiz olduğu, borçlanma bedelinin yatırılmamış olması nedeniyle davacının aylık almaya hak kazandığı yönünde tespit yapılamayacağı anlaşılmış; bu nedenle yerel mahkemece yapılan yargılamanın davanın özelliğine uygun olduğu" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E)Temyiz:
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; ... Şirketi"ne ait işyerinden davacı adına 20.11.2008-30.01.2009 tarihleri arasında çalışma bildirildiği, 02.02.2009 tarihli kurum raporu ile fiili olarak çalışmadığının tespit edilmesi üzerine çalışmaların iptal edildiği, davacının 25.12.2008 tarihinde kuruma müracaat ederek Bulgaristan da geçen hizmet sürelerinden 3600 günü borçlanmak istediği davacı ve bir kısım bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dinlenen tanıkların bir kısmı davacıyı tanıdıklarını bir kısmı ise tanımadıklarını beyan etmişlerdir tanık ifadelerindeki çelişki giderilmeden, işyeri kapasitesi araştırılmadan; davacının gerçek çalışma olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanmadan karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; dava dışı işyerinin araç sayısı, günlük ekmek dağıtımı sayısı gibi kapasitesini araştırmak davacının şöför olarak ekmek dağıtımı yaptığı yerleri tespit ederek fiili çalışma hususunda dinlemek, tanık beyanlarındaki çelişkiyi gidermek ve muvazaalı çalışma olgusu değerlendirilerek tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
G)Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.