Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3661
Karar No: 2018/7928
Karar Tarihi: 05.11.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2017/3661 Esas 2018/7928 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mahkeme, davacının 2009/13960 - 13961 - 13962 - 13964 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemini reddetmiştir. Ancak, davacının dava dışı borçlu şirketteki hisseleri nedeniyle borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağı araştırılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, karar bozulmuştur. 6183 sayılı kanunun 35. maddesi gereği limited şirket ortakları, şirketten tamamen ya da kısmen tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu tutulmaktadır. Kanun ayrıca, pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarını belirtmektedir. Mahkeme, yapılacak işin, dava dışı asıl borçlu şirketten borcun tahsil edilip edilemeyeceğinin araştırılması ve tüm delillerin değerlendirilerek karar verilmesi olduğu belirtilmiştir. Kanun maddeleri: 506 sayılı Yasa'nın 80, 5510 sayılı Yasa'nın 88, 6183 sayılı Yasa'nın 35 ve mükerrer 35.
21. Hukuk Dairesi         2017/3661 E.  ,  2018/7928 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme bozmaya uyarak, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
    KARAR
    Dava, 2009/13960 - 13961 - 13962 - 13964 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 2009/13960 - 13961 - 13962 - 13964 takip nolu ödeme emirlerinin 24.06.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın yasal süresinde açıldığı, borcun 2007/1-2008/11 dönemlerine ilişkin olduğu, dava dışı borçlu ... Borsa Tarım İnş. Tic. Ltd. Şti’de dava konusu borç döneminde davacının %97 hisse ile ortak olduğu dava dışı limited şirkette temsil ve ilzam yetkisi olmadığı anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre; limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
    Somut olayda; davadışı asıl borçlu limited şirketten borcun tahsil imkanı araştırması yapılıp yapılmadığı belirlenmeden davacının borçtan sorumlu tutulması isabetsizdir.
    Mahkemece yapılacak iş; sözkonusu borcun tahsili için davacıya ödeme emri tebliğinden önce dava dışı borçlu şirket hakkında takip yapılıp yapılmadığı ve borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılarak ve 506 sayılı Yasa"nın 80, 5510 sayılı Yasa"nın 88, 6183 sayılı Yasa"nın 35 ve mükerrer 35"inci maddeleri de göz önüne almak; dava dışı asıl borçlu şirketten tahsil imkanı araştırması yapıldığı ortaya çıkarsa prim borcuna sebep, esastan çalışma olup olmadığını araştırmak ve prim borcuna konu işyerinin mühürlenmesine ilişkin belgeleri getirterek tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi