Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2021/257
Karar No: 2022/2192
Karar Tarihi: 30.03.2022

Danıştay 8. Daire 2021/257 Esas 2022/2192 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/257 E.  ,  2022/2192 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    SEKİZİNCİ DAİRE
    Esas No : 2021/257
    Karar No : 2022/2192

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: …Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümünde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapmata iken görevine son verilen davacı tarafından; fesih kararının iptali ile işe iadesine karar verilmesi, aksi halde açıkta kaldığı süre için 4 aylık ücretinin ödenmesine karar verilmesi, işe iadesi işveren tarafından kabul edilmez ise davacıya ödenecek iş güvencesi tazminatının 8 aylık ücreti tutarında tespitine karar verilmesi istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın davacı vekiline 30/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği açık olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesi gereğince, çözümlenmesi idare mahkemesinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davanın görev noktasından reddine ilişkin kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre aşılmak suretiyle açılan davada süre aşımı bulunduğundan, görülmekte olan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:…Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında dava açma süresinin özel Kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu 2. fıkrasında bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükme bağlanmıştır.
    Aynı Kanunun "Görevli olmayan yerlere başvurma başlıklı" 9. maddesinde ise; "Çözümlenmesi Danıştay'ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde görevli mahkemede dava açılabilir." kuralı yer almıştır.
    Ancak, Anayasa'nın 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, 40. maddesinin 2. fıkrasında "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
    İdari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Anılan Anayasa hükmü ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
    İdarenin Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
    Yine; Anayasa'nın 40. Maddesinde "devlet işlemleri" ifadesine yer verildiği görüldüğünden, yukarıda yer alan açıklamalarla uyumlu olarak yargı kararlarında da hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağın ve sürelerinin belirtilmesi gerekmektedir.
    Dosyanın incelenmesinden; …Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümünde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapmata iken görevine son verilen davacı tarafından, fesih kararının iptali ile işe iadesine karar verilmesi, aksi halde açıkta kaldığı süre için 4 aylık ücretinin ödenmesine karar verilmesi, işe iadesi işveren tarafından kabul edilmez ise davacıya ödenecek iş güvencesi tazminatının 8 aylık ücreti tutarında tespitine karar verilmesi istemiyle 26/06/2018 tarihinde …İş Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, anılan dava kapsamında yapılan inceleme neticesinde …İş Mahkemesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararı ile "Mahkememiz görevsiz olduğundan görevli idare mahkemesi olduğundan dilekçenin usulden reddine, davacı vekiline idare mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine" şeklinde karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı tarafından …Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulduğu, …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın davacı vekiline 30/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 11/11/2019 tarihli dilekçe ile …İş Mahkemesi'nden dosyanın idare mahkemesine gönderilmesi yönünde talepte bulunduğu, …İş Mahkemesi'nin …tarihli ve E:…sayılı müteferrik ara kararı ile verilen kararın idare mahkemesine gönderilmesine ilişkin bir uygulama veya kanun maddesi bulunmadığından talebin reddine karar verildiği, akabinde davacı vekili tarafından 09/01/2019 tarihli dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.
    Uyuşmazlıkta; …İş Mahkemesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararının hüküm fıkrasında, "Mahkememiz görevsiz olduğundan görevli idare mahkemesi olduğundan dilekçenin usulden reddine, davacı vekiline idare mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine" ifadelerine yer verilmiş olup; kararın tebliğ tarihinden itibaren kaç gün içerisinde idare mahkemesine başvurulması gerektiği belirtilmemiştir.
    Bu itibarla; her ne kadar 2577 sayılı Kanunun "Görevli olmayan yerlere başvurma başlıklı" 9. maddesinde; "Çözümlenmesi Danıştay'ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde görevli mahkemede dava açılabilir." kuralı yer almakta ise de; bu sürenin …İş Mahkemesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararınında gösterilmemiş olması nedeniyle Kanun'un 9. maddesi uyarınca 30 günlük özel sürenin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmakla, iş bu davada adli yargı yerlerine açılmış bulunan davanın görev noktasından reddi üzerine, bu husustaki kararların kesinleşmesini ( …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararın 30/10/2019 tarihli tebliğini) izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi esas alınmıştır.
    Burada; …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi'nin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararın davacı vekiline 30/10/2019 tarihinde tebliğini izleyen günden itibaren 60 günlük süre içerisinde idare mahkemesine dava açması gerekmekte iken; bu süre geçirildikten sonra 09/01/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
    Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle,
    1. Temyiz isteminin reddine,
    2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda yer alan açıklama ile ONANMASINA,
    3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
    4. Kesin olarak, 30/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi