Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/5105
Karar No: 2021/1305
Karar Tarihi: 23.03.2021

Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği - zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2020/5105 Esas 2021/1305 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mazgirt Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan sanık, açılan davalara ilişkin posta ve tebligat masraflarını fazla gösterip müdür vekili tanığı kullanarak çıkışı yapılan avans miktarlarından para aldığı suçlamalarıyla karşılaştı. Mahkeme, sanığın zincirleme olarak basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet kararı verdi. Ancak, TCK'nin 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için \"kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi\"nin gerektiği nazara alındığında, suçun oluşmadığı sonucuna varıldı. Ayrıca, resmi belgede sahtecilik suçundan karar verilmesi gerekli olmayan suçun reddiyat makbuzlarına istinaden verilen paraların avans olarak verildiği ve eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu teşkil etmediği anlaşıldı. Bu nedenle, sanığın suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildi. Kanun maddeleri olarak TCK'nin 247. maddesi, 168. maddesi, 236.65 TL tutarındaki mal edinme suçunu, 249. maddesini değer azlığı sınırında kalması nedeniyle uygulama ihtimalini ve 53. maddesini Anayasa Mahkemesi'nin kararı üzerine yeniden değerlendirilmesini ifade eder.
5. Ceza Dairesi         2020/5105 E.  ,  2021/1305 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık
    HÜKÜM : Zincirleme olarak basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
    Tayin olunan cezanın miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafin yasal süresinden sonra da vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"un 318. maddesi uyarınca REDDİNE, suçtan zarar gören ... vekilinin 15/09/2020 havale tarihli dilekçesinin münhasıran katılma istemine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği, öte yandan sanığın 01/06/2015 ve diğer müdafin 16/05/2016 tarihli dilekçelerinin ek temyiz beyanı mahiyetinde olduğu nazara alınarak, incelemenin sanık müdafi ile O yer Cumhuriyet savcısının sanık lehine olan temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    Suçtan zarar gören ... vekilinin katılma talebi hususunda mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    5237 sayılı TCK"nin 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi"nin gerektiği nazara alındığında; suç tarihlerinde Mazgirt Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan, Tunceli Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından 21/10/2013-25/10/2013 ile 24/02/2014-01/03/2014 tarihleri arasında yazı işleri müdür vekili olarak görevlendirilen sanığın, açılan davalara ilişkin posta ve tebligat masraflarını UYAP sistemi üzerinde olması gerekenden fazla gösterip müdür vekili tanık ..."e hazırlattığı reddiyat makbuzları karşılığında çıkışı yapılan avans miktarlarından posta gönderimi sırasında ödenmesi gereken miktarlarda ödeme yapıp kalan paraları mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, zabıt katibi olarak görev yaptığı döneme ilişkin paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, sanığın bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, bu itibarla eylemlerinin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ayrıca müdür vekili olarak görev yaptığı dönemde düzenlediği reddiyat makbuzları karşılığında avans çıkışı yapma yetkisinin olması, paraların sanığa görevi dolayısıyla teslim edilmesi ve paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun bulunması sebebiyle eylemlerinin zincirleme şekilde zimmet suçlarını oluşturacağı, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna konu paraları iade etmesi nedeniyle hakkında TCK"nin 168. maddesinin, zimmet suçuna ilişkin ise mal edindiği 236,65 TL"nin, suç tarihlerindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle TCK"nin 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının karar yerinde tartışılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne konu edilen reddiyat makbuzlarına istinaden sanığa verilen paraların dosya kapsamına göre postanede işlem yapılmadan önce avans şeklinde verildiği, tebligat ve posta hazırlanması sırasında ücretin önceden bilinmediği ve ortalama avans alıp bu şekilde posta ve tebligat gönderimi yapılması sebebiyle suça konu reddiyat makbuzlarının içerikleri itibarıyla doğru oldukları ve sanığın eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu teşkil etmeyeceği nazara alınarak yüklenen suçtan beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
    Kabule göre de;
    TCK"nin 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı üzerine yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
    Kanuna aykırı, sanık müdafi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi