
Esas No: 2019/6361
Karar No: 2022/1093
Karar Tarihi: 30.03.2022
Danıştay 9. Daire 2019/6361 Esas 2022/1093 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6361 E. , 2022/1093 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6361
Karar No : 2022/1093
TEMYİZ EDEN(DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF(DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıların hissedar oldukları Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parseldeki taşınmazlar nedeniyle 2005-2018 yılları için tahakkuk ettirilen bina vergileri, taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payı, vergi ziyaı cezası, gecikme zammı, 1. derece usulsüzlük cezası tahakkuklarının ve söz konusu tahakkukların kaldırılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin .. tarih ve ..., ..., ...sayılı işlemlerin anılan parsele ilişkin kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların hissedar olduğu Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi,... ada, ... sayılı parsel için davalı idare tarafından 05/02/2018 tarihinde yapılan yoklamada; ... ada ... parsel ... Cad. No:... 'de 82 m2 büyüklükte 6 adet işyerinin 2003 yılından beri faal olduğu, aynı parsel ... Sok. No:1'de 122 m2 büyüklükte kalorifer ve doğalgazlı 24 adet meskenin 2004 tarihinden beri faal olduğunun tespit edildiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin emlak bildirimlerinin bulunmaması üzerine geriye dönük olarak (2005 yılından itibaren) emlak vergisi hesaplaması yapılarak gecikme faizli mesken ve işyeri vergisi, kültür ve tabiat varlıklarını koruma payı ile vergi ziyaı cezalarına ilişkin tahakkuk fişlerinin ve bunlara yapılan itirazların reddine dair işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda davalı idare tarafından söz konusu parselde yapılan yoklama sonucu, parsel üzerinde işyerleri ve meskenlerin bulunduğuna ilişkin davalı idareye bildirimde bulunulmadığının tespit edildiği, davalı idarece bildirim dışı kalma durumu 2018 yılında öğrenildiğinden 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu 40. maddesi hükmü gereği dava konusu tahakkuklarda zamanaşımı söz konusu olmadığı belirtilse de; kooperatif sözleşmesi kapsamında inşa edilen meskenlerin başka şahıslar tarafından fiilen kullanıldığı ve elektrik, su, doğalgaz vb. aboneliklerin verildiği, işyerlerinin de faal olduğu ve çalıştığı, bu durumun davalı idarenin bilgisi dışında olmasının mümkün görünmediği, parsel üzerindeki meskenleri ve işyerlerini malik gibi tasarruf eden ve fiilen kullanan şahısların idare tarafından tek tek tespit edilmesinin gerektiği, aksi halde davacıların üzerinde fiilen tasarruf yetkisi bulunmayan ve başka şahısların malik gibi tasarruf ettiği mesken ve işyerlerine ilişkin emlak vergisi ve fer'ilerinden sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığı, bu durumda, tahakkuk eden gecikme faizli mesken, işyeri vergisi ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma payına ilişkin tahakkuk fişlerinde ve bunlara yapılan itirazların reddine dair işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası ile 1. usulsüzlük cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için davalı idare tarafından davacı adına kesilen cezaların da hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu tahakkuklar ile söz konusu tahakkukların kaldırılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıların ilgili binaların maliki olarak, bina vergilerinden sorumlu olduğu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların hissedar oldukları Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parseldeki taşınmazlar nedeniyle 2005-2018 yılları için tahakkuk ettirilen bina vergileri, taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payı, vergi ziyaı cezası, gecikme zammı 1. derece usulsüzlük cezası tahakkuklarının ve söz konusu tahakkukların kaldırılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin ... tarih ve ... , ... , ... sayılı işlemlerin ilgili kısımlarının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde; bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı, aynı Kanunun 37. maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 213 sayılı Kanunun 114. maddesinde ise, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezasına yönelik ileri sürülen temyiz iddiaları ile, davacı adına 2013 ila 2018 yılları için tahakkuk ettirilen bina vergisi ve ferilerine yönelik olarak ileri sürülen temyiz iddiaları, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalının, dava konusu işlemlerin 2005-2012 yılları için yapılan tahakkuklara ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince:
Emlak vergisi uygulamasında zamanaşımı süresinin, taşınmazların bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihten başlayacağı hükmü uyarınca, dava konusu taşınmaz üzerinde bina yapıldığının idarenin bilgisine hangi tarihte girdiğinin tespiti önem arz etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 05/02/2018 tarihinde yapılan yoklamada, davacıların hissedar oldukları Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel üzerine yapılan binada bulunan 6 adet iş yerinin 2003 yılından itibaren, 24 adet konutun 2004 tarihinden itibaren kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle, 2005 ila 2012 yılları için yapılan tahakkukların davacılara 19/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı idarece uyuşmazlığa konu parselde inşaat yapılması için 05/02/1999 tarihinde inşaat ruhsatının düzenlendiği, davacıların imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen konutların ve işyerlerinin başka şahıslar tarafından fiilen kullanıldığı, bu kişilere elektrik, su, doğal gaz aboneliklerinin verildiği, işyerlerinin de faal olduğu anlaşıldığından, söz konusu parsel üzerine inşa edilen binanın davalının bilgisi dışında olmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, taşınmaz üzerinde inşa edilen bina davalının bilgisi dahilinde bulunduğundan, dava konusu tahakkukların davacılara 19/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, 2005-2012 yıllarına ilişkin tahakkukların zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, dava konusu tahakkukların ve bu tahakkukların kaldırılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin ilgili kısımlarının iptaline karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemlerin 2005-2012 yılları için yapılan tahakkuklara ilişkin kısmına yönelik hüküm fıkrasının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, diğer hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davalıdan, ... -TL maktu harç alınmasına
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.