
Esas No: 2022/2082
Karar No: 2022/2021
Karar Tarihi: 30.03.2022
Danıştay 4. Daire 2022/2082 Esas 2022/2021 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/2082 E. , 2022/2021 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2082
Karar No : 2022/2021
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Bakkallar ve Bayiler Gıda Temizlik Dayanıklı Tüketim Mad. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararlarına istinaden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen 2017/2, 3, 4, 9, 11, 12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu vergi/ceza ihbarnamesi içeriği cezalı vergi tarhiyatının iptali istemiyle davacı şirket adına Av....tarafından davanın açıldığı, buna karşılık dava dosyasına davacıya ait vekaletnamenin eklenmediği, Mahkemenin 04/02/2021 tarihli ara kararıyla 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Kanun'un 77/1.maddesi uyarınca (10) gün kesin süre verilerek vekaletnamenin aslı veya onanmış örneğinin davacı vekilinden, yapılan işlemler kabul ediliyorsa buna ilişkin dilekçenin davacıdan istenilmesine karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 10/02/2021 tarihinde elekronik tebligat yolu ile, davacı şirkete ise 16/03/2021 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği, ancak davacı vekili tarafından vekaletnamenin aslı veya onanmış örneğinin, davacı tarafından ise davaya muvafakat edildiğine ilişkin beyanın sunulmadığı anlaşıldığından, belirtilen gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davayı açan Av. ...üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davayı açan Av. ...tarafından, şirketin yasal temsilcisinin kendisine 07/03/2020 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerle dava açmak istediği ve vekil olarak atamak istediğini ifade ettiği, hak kaybına uğramaması adına 30 günlük dava açma süresi içinde davayı açtığını, şirket ortağına vekaletname çıkarmasını talep ettiğinde şirketin bir ortağı daha olduğu aralarının bozuk olduğu dile getirilerek vekaletnameyi çıkaramayacağını bildirdiği, bu şahsın da cezaevinde olduğunu öğrendiği, bu şekilde 6 adet dava açıldığı, mahkeme kararında verilen yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harçların şahsından tahsiline dair hüküm fıkrasının kaldırılmasını talep ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava, ...Bakkallar ve Bayiler Gıda Temizlik Dayanaklı Tüketim Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına Av. ...tarafından açılmıştır.
Vergi Mahkemesi tarafından; vekâletnamenin dava dilekçesine eklenmediğinin görülmesi üzerine Mahkemelerince 04/02/2021 tarihinde yapılan ara kararı ile verilen süreye rağmen, davacı Şirket tarafından Av. ...’in vekil tayin edildiğine ilişkin düzenlenen vekâletnamenin aslı veya onanmış örneğinin dava dosyasına sunulmadığı, ayrıca yapılan işlemlerin kabul edildiğine ilişkin asıl tarafın da Mahkemelerine dilekçe sunmadığı görüldüğünden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 77/2. maddesi göz önünde bulundurularak; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 59,30.-TL maktu karar harcının davacı vekilinden alınmasına, yine 219,70.-TL yargılama giderinin vekâletnamesiz işlem yapan davacı vekili üzerinde bırakılmasına, ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00.- TL avukatlık ücretinin de aynı sebeple vekâletnamesiz işlem yapan davacı vekilinden alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Kararın hüküm fıkrasının; maktu karar harcı, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine bu kez yine kararın belirtilen kısmının bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Temyiz dilekçesinde, davacı olarak ...Bakkallar ve Bayiler Gıda Temizlik Dayanaklı Tüketim Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi gösterilmiş ve temyiz dilekçesi davacı vekili olarak Av. ...tarafından imzalanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 76. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, avukatın, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorunda olduğu; 77. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın dava açamayacağı ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağı, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde ise mahkemenin, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebileceği, bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise davanın açılmamış veya gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılacağı; aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında da, vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edileceği, bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirileceği kurallarına yer verilmiştir.
İncelenen dosyada, tıpkı istinaf başvurusunda olduğu gibi, temyize gelen davacı şirket olarak gösterilmiş ve davacı vekili olarak temyiz istemine ilişkin dilekçeyi imzalayan Av. ... adına düzenlemiş vekâletname dosyaya sunulmamıştır. Bu anlamda, temyiz isteminin incelenebilmesi için verilecek süre içinde usulüne uygun olarak anılan vekil adına düzenlenmiş vekâletnamenin aslı veya onaylanmış örneğinin dosyaya sunulması veya davacının yapılan işlemleri kabul ettiğini bir dilekçeyle bildirmesi gerektiğinin ara kararıyla istenmesi gerekmektedir. Ayrıca; karar gereğinin yerine getirilmemesi halinde temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı ve Avukat ...’e bildirilmesi gerektiği açıktır. Usul kuralları ve yerleşik Danıştay içtihatları bunu gerektirir. Ancak, dava dilekçesi içeriği ve ileri sürülen iddialar ile davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm fıkrasının yargılamanın önceki aşamasında istinafa konu edilmeyerek kesinleştiği, yargılama sürecinin gelinen aşamasında, hüküm fıkrasının doğrudan avukatın hukuki durumunu, menfaatini etkilediğinden Avukat ...’in kararın hüküm fıkrası yönünden doğrudan temyiz hakkı doğmuş olduğu da gözetilerek temyize gelenin adı geçen avukat olarak kabul edilerek işin görülmesi ve sonlandırılması gerektiği görüşüyle karara usul yönünden katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.