
Esas No: 2018/9296
Karar No: 2022/1970
Karar Tarihi: 29.03.2022
Danıştay 4. Daire 2018/9296 Esas 2022/1970 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/9296 E. , 2022/1970 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/9296
Karar No : 2022/1970
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ...Doğalgaz Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'nden tahsil edilemeyen 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen 06/03/2017 tarih ve 2017/0001 ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkememizin 30/06/2017 tarihli ara kararı ile ...Doğalgaz Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'nden tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin içeriği vergi ve cezaların nereden kaynaklandığı ve ne şekilde tahakkuk ederek tahsil edilebilir aşamaya geldiği hususunda yapılan ara karara ilişkin olarak davalı idarece herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmış olup, bu durumda ortak sıfatıyla davacının takip edilebilmesi için adı geçen şirkete ait vergi borçlarının usulüne uygun olarak tahakkuk ettiği hususu davalı idarece ortaya konulamadığından ödeme emri ile takibe alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu 2017/0001-02 sayılı ödeme emri içeriği ve vade tarihi 2009 ve 2010 olan amme alacaklarının tahsil zamanaşımının vadesini takip eden takvim yılını takip eden yıldan itibaren işlemeye başladığı, ancak yine 2010 ve 2011 yıllarında şirkete yapılan ödeme emri tebliği ile zamanaşımının kesildiği, kesilen zamanaşımının, kesilmeyi takip eden takvim yılı başından yani 2011 ve 2012 yıllarının başından itibaren yeniden başladığı, yeniden başlayan zamanaşımının ise 5 yıl içeresinde amme alacağının tahsil edilememesi nedeniyle 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihlerinde sona erdiği, yani amme alacağının zamanaşımı süresinin bu tarihler itibariyle dolduğu, dava konusu ödeme emirlerinin ise tahsil zamanaşımı süresi sona erdikten sonra 09/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda, 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihlerine kadar tahsil edilmediği için tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağının, zamanaşımı süresi dolduktan sonra şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ...sayılı ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ...... sayılı ödeme emirleri yönünden ise, dava konusu ...sayılı ödeme emirleri muhteviyatı amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, yapılan tebligata rağmen herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine ilgili dönemde şirket ortağı olan davacı adına dava konusu ...sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, uyuşmazlıkta davalı idarece, söz konusu borçların, asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenip ödeme emri tebliğ edilerek davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriğinde yer alan vergi borçlarının şirket adına kesinleştiği sonucuna varılmış ise de, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emri kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun'un 64. maddesinde öngörülen usul çerçevesinde şirket adına haciz kararı alınıp, haciz varakası düzenlenmesinden sonra mal varlığı araştırması yapılarak amme alacağının asıl boçlu olan şirketten tahsil edilemediğinin ortaya konulması, buna ilişkin olarak Mahkemesince 30/06/2017 tarihinde verilen ara karar ile, davalı idareden, asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı sorularak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin ibrazının istenildiği, ancak davalı idarece dosyaya bu konuda herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, dolayısıya asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmasının usulüne uygun şekilde yapılarak ödeme emrine konu amme alacağının davacının ortağı olduğu şirketten tahsil edilemediğinin davalı idarece ispat edilemediği sonucuna varıldığı, bu durumda, asıl amme borçlusu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması tamamlanmadan, amme alacağının şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil olanağı kalmadığının kabulü mümkün olmadığından, amme alacağının ilgili dönemde ortak olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ...sayııl ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında tahakkuk eden ve kurumdan tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.