Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11431
Karar No: 2019/4181
Karar Tarihi: 27.06.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/11431 Esas 2019/4181 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2016/11431 E.  ,  2019/4181 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    KARAR-
    Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Davacı, annesi...’ın 370 parsel, babası İsmail’in de 2, 10, 51 ve 488 parsel sayılı taşınmazları davalıya satış suretiyle temlik ettiklerini, satış bedellerinin düşük olduğunu, yaşlı olan anne ve babasının işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadıklarını, süre verilmesi halinde vasi atanması işlemlerini yaptıracağını, ayrıca devirlerin bağış olarak mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile önceki malikleri adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı, anne ve babasının fiil ehliyetini haiz olduklarını, anne ve babası hayatta iken muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı dava açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil talebinin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil talebinin ise kayıt maliki hayatta iken dava açılamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 07.04.2011 tarihinde ...’in 370 parsel sayılı taşınmazdaki 1175/10752 payını, İsmail Yüksel’in de 448 parsel sayılı taşınmazdaki 400/2400 payını 24.06.2014 tarihinde İsmail Yüksel’in 10 parsel sayılı taşınmazdaki 13/96 payını 51 parsel sayılı taşınmazdaki 391105/4813560 payını ve 2 parsel sayılı taşınmadaki 13/96 payını ..."e satış suretiyle devrettikleri, temlik edenlerin sağlığında davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki, 01.04.1974 gün 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi muris muvazaasına dayalı davalar, mirasbırakanın ardılı olarak değil, miras hakkının çiğnenmesinden ötürü zarara uğrayan kişi tarafından kendi miras hakkına dayalı olarak açılmaktadır. Bu tür davalarda, dava hakkı mirasbırakanın ölümü ile doğmaktadır. Mirasbırakan hayatta iken anılan davanın açılmasına yasal olanak yoktur. Bu nedenle, muris muvazaası iddiasıyla ilgili davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine.Davacı vekilinin ehliyetsizlik iddiasıyla ilgili ilişkin temyiz itirazlarına gelince;Somut olayda, her ne kadar dava tarihinde davacının, babası ... ile annesi ...’i temsil yetkisi bulunmamakta ise de, ehliyetsizliğin kamu düzenini ilgilendirdiği dikkate alınarak, davacı tarafından vesayet altına alınmasına ilişkin dava açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması, dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, açılmamış ise davacıya dava açmak için uygun bir süre verilmesi, vasi atanması halinde ise öncelikle vasinin eldeki dava için TMK"nin 462/8 maddesi hükmü uyarınca vesayet makamından izin alması ve sonrasında davaya vasi huzuru ile devam edilmesi gerekeceği kabul edilmelidir. Esasen, davanın en kısa zamanda ve en az masrafla sonuçlandırılması düşüncesinin ifadesi olan, dava ekonomisi de bunu gerekli kılar. Ne var ki, bu hususlar dikkate alınmaksızın dava açan kişinin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi, uyuşmazlığın ortada bırakılması ve temlikn eden kişilerin menfaatlerinin göz ardı edilmesi sonucunu doğurur niteliktedir.Hal böyle olunca, davacıya, temliki yapan ... ve ...’ın kısıtlanması ve kendilerine vasi atanması yönünde Sulh Hukuk Mahkemesine müracaatta bulunmak üzere süre verilmesi, ilgililerin kısıtlanarak vesayet altına alınmaları halinde vasinin davaya katılımının sağlanması ve işin esasının incelenmesi, ... ve ...’ın kısıtlanmamaları halinde ise yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
    Davacının değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi