
Esas No: 2021/3501
Karar No: 2022/1029
Karar Tarihi: 28.03.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3501 Esas 2022/1029 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3501 E. , 2022/1029 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3501
Karar No : 2022/1029
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacının, 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava konusu işlemin 02/01/2018 tarihinde davacıya bizzat tebliğ edildiğinin görüldüğü, davacının 02/01/2018 tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresi içinde en son 02/03/2018 tarihine kadar dava açması veya anılan Kanun'un 11. madde kapsamında idari başvuruda bulunması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 26/01/2021 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava konusu işlemin genel dava açma süresine tabi olduğu, karışık idari itiraz veya dava açma prosedürleri bulunduğundan veya davacının bu konuda idare tarafından yanlış yönlendirildiğinden bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, salt bu konuda bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle genel dava açma süresi dahi uygulanmaksızın her zaman dava açılabileceğinin kabul edilmesinin olanaklı olmadığı, dava konusu işlemde ve bunun tebliğine ilişkin yazıda her ne kadar dava açma süresine ilişkin bir bildirimde bulunulmamış ise de genel dava açma süresine tabi olan dava konusu işlemin 02/01/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dikkate alındığında bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılması veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulması ve itirazın reddi halinde kalan dava açma süresinde dava açılması gerekmekte iken, 26/01/2021 tarihinde açılan dava süresinde olmadığından Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmediği sonucuna varılarak, istinaf başvurusunun bu gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2021/4067, K:2021/2386 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru mercii ve süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliği dava açma süresini başlatmayacağından dava açma süresinin geçmesinden sonra açılan bu tür davaların süre aşımı yönünden reddedilmemesi gerektiği,
Davacının 6749 sayılı Kanun uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Süleyman Demirel Üniversitesi Yönetim Kurulunun 26/12/2017 tarih ve 704/13 sayılı işleminde, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceğinin ve dava açma süresinin belirtilmediği dikkate alındığında, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Davacı hakkında tesis olunan işlemin sonucunun kamu görevi ile ilişkisinin kesilmesi olduğu, diğer bazı idari işlemlerden farklı olarak söz konusu idari işlemin icrailiği ve sonuçlarının doğrudan davacı üzerinde doğduğu, davacının işlemden haberdar olmamasının veya başvuru yollarını bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığının değerlendirildiği, gerekçesi eklenerek ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/12/2017 tarih ve E:2015/2783, K:2017/4274 sayılı kararına atıf yapılarak istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin denetiminin amacının sadece idarenin hukuka uygunluğunu gerçekleştirmek olmadığı, aynı zamanda yol göstermek ve rehberlik etmek olduğu, hukuk devletinde bireyin yargısal korunması, tek yanlı icrai işlem yapma yetkisine sahip olan, yaptığı işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanan ve kamu gücü kullanma yetkisi ile donatılmış idarenin faaliyetleri nedeniyle menfaati veya hakkı ihlal edilen bireyler açısından en önemli koruma mekanizması olduğu, fakat Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmünü yorumlayan kararlarının bu amaca hizmet etmediği, zira idarenin tesis ettiği işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyecek ve hatta idareye rehberlik edecek olan idari yargıdan Anayasa'nın amir hükmü olan 40. maddesini işlevsiz hale getirecek ve bu madde ve gerekçesinde belirtilen amacı ortadan kaldıracak ve bir anlamda anılan maddenin üstü kapalı bir şekilde ilga edilmesine ve uygulanmasının imkansız hale gelmesine sebep olabilecek kararların çıkmasının idari yargının işlevi ile örtüşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen, dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.