Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2022/154
Karar No: 2022/992
Karar Tarihi: 28.03.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/154 Esas 2022/992 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/154 E.  ,  2022/992 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2022/154
    Karar No : 2022/992

    TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1-...Bakanlığı
    VEKİLİ: Av....

    2- ...Belediye Başkanlığı
    VEKİLİ: Av. ...

    DİĞER DAVALI İDARE : ...
    VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...

    KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
    1- ...
    ...
    17- ...mirasçıları;
    - ...
    -...
    -...
    VEKİLLERİ : Av. ...

    18- ...mirasçıları;
    -...
    -...
    -...
    VEKİLİ : Av. ...

    19- ...Pet. İnş. Nak. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2020/956, K:2021/11638 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: 25/12/2019 tarih ve 30989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Sinop ili, Boyabat ilçesi, Zincirlikuyu Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. ve Ek-1. maddeleri uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2020/956, K:2021/11638 sayılı kararıyla;
    Bir alanın zemin veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıması sebebiyle "riskli alan" olarak ilan edilebilmesi için, mutlaka zemin ve yapıların fiili durumları incelendikten sonra hazırlanacak teknik bir rapor ile ortaya konulması; üzerindeki toplam yapı sayısının en az %65’i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlarda ise, uygulama bütünlüğü gözetilmek suretiyle belirtilen şartların oluştuğunun açık ve somut şekilde ortaya konulması gerektiği,
    Uyuşmazlık konusu olayda; 6306 sayılı Kanun'un 2. ve EK-1. maddeleri uyarınca hazırlanan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan teknik raporun incelenmesinden; alanın yüzölçümünün 5.116,775 m2 olduğu, uygulama yapılacak alanın 36, 37, 66 sayılı yapı adalarından oluştuğu, Boyabat İlçesinin en eski yerleşim alanlarından olan yerde düzensiz, sağlıksız ve görüntü kirliliği oluşturan yapılaşmaların, %65'inden fazlasının yapı ruhsatının bulunmadığı, alandaki 20 adet yapıdan, 3 adedinin tescilli yapı, 3 adedinin ruhsatlı, 14 adedinin ise ruhsatsız yapı olduğu, ruhsatsız yapıların oranının, riskli alandaki toplam yapıların %88,23'üne tekabül ettiği, binaların 2007 yılı Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre 1.derece deprem bölgesinde yer aldığı, alanın hakim litojisinin alüvyon birimlerinden oluşması nedeniyle olası depremde sıvılaşma riskinin yüksek olduğu, alanda bulunan betonarme yapıların analizi sonucunda can güvenliği ve göçme öncesi performansı sağlamadığı, diğer yandan alanda yer alan yığma, kerpiç, ahşap ve taş yapıların deprem performans kabiliyetinin yetersiz olduğu, yapıların derme çatma olduğu, ruhsat ve imar planına dayanmadığı, aksların birbirini tutmadığı ve bitişik nizamdaki yapıların x ve y yönünde birbirlerini kesme riski taşıdığının belirtildiği,
    Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; "2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanununun Geçici 2. maddesi uyarınca 1957 yılından önce yapılan yapıların imar mevzuatına uygun yapılar olarak kabul edileceğinden bahisle, riskli alanda bulunan ve teknik raporda ruhsatsız olduğu belirtilen yapıların yapım yılının belirlenmesi amacıyla tapu kayıtlarının geriye dönük incelenmesi ve buna ilave olarak elektrik, su vb. abonelik ve fatura gibi yapım yılını ortaya çıkaracak bilgi ve belgelerin tespit edilmesi gerektiği, ruhsatsız yapılarda faaliyet gösteren ticarethane ve dükkânların iş yeri açma ruhsatlarının olduğu, yapım yıllarının tespit edilmesi ve imar aflı yapılar olup olmadığının belirlenmesi neticesinde, %65 oranının değişmesinin olası olduğu, aynı ada içerisinde yer almakla birlikte bazı yapıların riskli alan çalışmalarına katılmadığı, bu hususta Boyabat Belediye Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaların teknik ve objektif verilere dayanmayıp, sübjektif nitelikte olduğu, bu nedenle dava konusu edilen alan ile, ...ve ...sayılı yapı adaları ile bütünlük oluşturacak şekilde, riskli alan sınırının yeniden değerlendirilmesi gerektiği, işlemin eki teknik raporda çelişkili bilgiler olduğu, alanda sadece dört adet yapıda riskli yapı tespit analizi yapıldığı, kalan yapılara ilişkin herhangi bir analiz raporunun dosya içerisinde bulunmadığı, riskli yapı analiz raporlarının tüm yapılar için detaylı şekilde hazırlanması gerektiği" yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği,
    Bu durumda; davacıların iddiaları, davalıların savunmaları, dava konusu işleme esas alınan teknik rapor ve bilirkişi raporunun birlikte incelenip değerlenlendirilmesinden; riskli alanın sınırlarını belirleyen koordinatların, uygulama bütünlüğü gözetilerek teknik ve objektif verilere dayandırılarak belirlenmesi gerekirken, uygulama bütünlüğü gözetilmeden ve objektif veriler belirlenmeden, aynı ada içerisinde bulunan bazı yapıların alan dışı bırakılması suretiyle hazırlandığı anlaşılan teknik rapora dayanılarak tespit edilen dava konusu alanın, riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Boyabat Belediye Başkanlığı tarafından, alan içindeki tescilli yapılara ilişkin Samsun Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan olumlu görüş alındığı, alanda yer alan 20 adet yapıdan 4 adet yapıya ilişkin düzenlenen performans analizinin alandaki bütün yapıları temsil edebilecek nitelikte olduğu, 6306 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca alandaki yapıların en az %65'nin imar mevzuatına aykırı yapılardan oluştuğunun tespit edildiği, bu hususun işlem tesisinde tek başına yeterli olduğu, bu sebeple jeolojik yapıya ilişkin tespitlerin olmasının zorunlu olmadığı, teknik rapordaki birbiri ile çelişen ifadelerin, alandaki yapıların %65'nin imar mevzuatına aykırı olduğu sonucunu değiştirmediği; öte yandan alanın, Tarihi Orta Çarşı girişinde bulunması nedeniyle anılan Çarşı'nın giriş kısmını kapattığı, çarşıdaki tarihi yapı bütünlüğüne uymayan yapı yoğunluğu ve yüksekliğine sahip yapıların alanda bulunduğu ve bu nedenle tarihi ve kentsel dokunun bozulduğu, riskli alan çalışması akabinde alanda yapılacak sosyal donatılar ile birlikte tarihi çarşının cephesinin kente açılmasının, turizmin canlanmasının ve bu alanın destinasyon başlangıç noktası alınmasının planlandığı; bu bağlamda ...ada, ...ve ...parsel sayılı taşınmazların riskli alan kapsamına alınarak, aynı adada bulunan diğer taşınmazların (...ada, ...sayılı parseller) neden riskli alan kapsamına alınmadığı hususuna yönelik olarak, ...ada, ...ve ...parsellerde bulunan yapıların diğer parsellerde bulunan yapılardan cephe özelliği ve yapı nizamı bakımından farklı olduğu, tarihi çarşının genel olarak sokak ve yapı silüetini bozdukları, bu nedenle ...ada, ...ve ...parseller riskli alan kapsamına alınmış olup, diğer parsellerin kapsam dışı bırakıldığı, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca da riskli alan sınırının bu hali ile uygun görüldüğü; ana caddeden cephe alan 67 ve ...sayılı adaların riskli alan kapsamına alınmama gerekçesinin ise, uyuşmazlığa konu riskli alan sınırının 1. etap olarak planlandığı, ...ve ...sayılı yapı adalarının, gelecekteki bütçe imkanlarına göre 2. ya da diğer kentsel dönüşüm çalışmalarına dahil edilecekleri, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
    Üye ...ile Üye ...'in, dava dilekçesinin davalılardan Boyabat Belediye Başkanlığına 20/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, yargılamaya ilişkin sürelerin covid nedeniyle durması nedeniyle, sürelerin yeniden işlemeye başladığı 15/06/2020 tarihinden itibaren 15 günlük yasal savunma süresi içerisinde 26/06/2020 tarihinde, anılan İdarece, savunma dilekçesi verildiği halde; temyize konu kararda, Boyabat Belediye Başkanlığınca süresinde savunma verilmediği belirtildiğinden, Daire kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği yönündeki usule ilişkin karşı oylarına karşılık, Boyabat Belediye Başkanlığınca sunulan ek beyan dilekçeleri ile birlikte dava konusu işleme ilişkin beyanlarda bulunularak bilgi ve belge gönderildiği, Daire kararının hüküm kısmında da "davalıların savunmaları" ibaresine yer verilerek hükme varıldığı anlaşıldığından, Boyabat Belediye Başkanlığınca temyiz dilekçesinde ileri sürülen bu husus, bozma nedeni olarak görülmeyerek, işin esasına geçildi.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
    2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 21/10/2021 tarih ve E:2020/956, K:2021/11638 sayılı kararının ONANMASINA,
    3. Kesin olarak, 28/03/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


    KARŞI OY
    X- Dava,Sinop ili, Boyabat ilçesi, ...Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. ve Ek-1. maddeleri uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 24/12/2019 tarih ve 1879 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
    6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2 maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; riskli alan, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan ve Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı ifade edeceği belirlenmiştir.
    Aynı Kanun'un EK-1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; "Üzerindeki toplam yapı sayısının en az %65’i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, Cumhurbaşkanınca riskli alan olarak kararlaştırılabilir. Riskli alan sınırı uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
    6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; "Üzerindeki toplam yapı sayısının en az % 65’i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlarda, uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenen alanlar, riskli alan olarak belirlenmek üzere Cumhurbaşkanına sunulur." kuralına yer verilmiştir.
    Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Kanun'un 2. madde başlığının "Tanımlar" olduğu ve bu maddede riskli alan tanımına yer verildiği, anılan Kanun'a 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle eklenen Ek-1. maddesinde de, riskli alan ilanına yönelik bir takım koşullar düzenlenerek, bahse konu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, bir alanda yer alan imar mevzuatına aykırı yapıların, alandaki toplam yapı sayısının %65'ni aşması halinde, yapılardaki bu aykırılıklar sonradan giderilmiş olsa dahi, başka herhangi bir analiz çalışması, zemin etüdü vb. yapılması gerekmeksizin, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu alanların riskli alan olarak ilan edilebileceğinin hükme bağlandığı sonucuna varılmaktadır.
    Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işleme esas olan teknik raporun sonuç kısmında, alandaki 20 adet yapıdan 3 adetinin tescilli yapı olduğu, kalan 17 adet yapının 3 adedinin ruhsatlı olup, 14 adet yapının ruhsatsız ve imar mevzuatına aykırı olduğu, ruhsatsız yapıların, alandaki tüm yapılara oranının %88,23'ne tekabül ettiği tespiti ile uyuşmazlığa konu alanın, 6306 sayılı Kanun'un Ek- 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “riskli alan” şartlarını taşıdığı gerekçesiyle, riskli alan ilan edilmesi gerektiğinin belirtildiği, alanda yürütülen çalışmalar ve kurumlar arası yazışmalarda, bu alan açısından 6306 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinde düzenlenen koşullara dayalı olarak işlem tesis edildiği görülmektedir.
    Bu itibarla; riskli alan olarak ilan edilen bölgenin 1. derece deprem bölgesinde kaldığı, alanda bulunan yapıların, deprem performans kabiliyetinin yetersiz olduğu ve %88,23'ünün imar mevzuatına aykırı yapılardan oluştuğunun ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu riskli alan ilanına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi