Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/3810
Karar No: 2022/1001
Karar Tarihi: 28.03.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3810 Esas 2022/1001 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3810 E.  ,  2022/1001 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/3810
    Karar No : 2022/1001

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Otelcilik Danışmanlık Gıda Otomotiv Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
    VEKİLİ : Av. ...

    KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- T.C. ...
    2- ...Bakanlığı
    VEKİLLERİ: Av. ...

    3- ...Valiliği
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/10/2021 tarih ve E:2021/7612, K:2021/10717 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: ...Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde kalan taşınmazların, Mersin Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 26/06/2018 tarih ve 30460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/05/2018 tarih ve 2018/11811 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Mersin ili, Tarsus ilçesi, Sağlıklı Mahallesi, 60 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 06/10/2021 tarih ve E:2021/7612, K:2021/10717 sayılı kararıyla;
    İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel kanunlarda genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığı, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği,
    Öte yandan; acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarının, Resmi Gazetede yayımlanmasının ilgililere tebliğ hükmünde olduğuna dair bir düzenlemeye mevzuatta yer verilmediği, anılan kararların Anayasada yer alan bir temel hak olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte olması nedeniyle, Resmi Gazete'de yayımlanmasının dışında ayrıca yazılı bildirim yapılması, Anayasa'da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereği olduğu,

    Bu çerçevede; muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının; uygulanma süresi içerisinde, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilebilecekleri,
    Uyuşmazlıkta; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı davacı şirkete tebliğ edilmediğinden, bu işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılabileceği,
    Dosyanın incelenmesinden; .... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...D.İş, K:...sayılı acele el koyma kararı ile bu dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun, 02/03/2021 tarihinde usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edildiği, gerek bilirkişi raporunda, gerekse, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...D.İş, K:...sayılı kararında, davaya konu taşınmazın 14/05/2018 tarih ve 2018/11811 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin belirtildiği,
    Bu durumda; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının, davaya konu taşınmaza acele el konulmasına dair anılan karar ile bilirkişi raporunun, 02/03/2021 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmesi üzerine öğrenildiğinin kabulü gerektiğinden, bu tarihten itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde, en son 03/05/2021 tarihinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/07/2021 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tebligatı alan Yusuf Doğanay isimli bir çalışanlarının olmadığı, tebligat zarfı içeriğinde asliye hukuk mahkemesi kararının bulunduğuna dair şerh olduğundan, tebligatın usulsüz olduğu, kaldı ki dava konusu edilen işlemin davacı şirkete tebliğ edilmediği, tebligatın muhataba veya onun adına tebliği kabule yetkili kişilere yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.


    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1.Davacının temyiz isteminin reddine,
    2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 06/10/2021 tarih ve E:2021/7612, K:2021/10717 sayılı kararının ONANMASINA,
    3.Kesin olarak, 28/03/2022 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.


    KARŞI OY
    X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari işlemlere karşı özel kanunlarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamaktadır.
    Bununla birlikte, ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu hususunun da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda düzenlendiği gözönüne alındığında, adı geçen Kanun'un 20/A maddesinde getirilen ivedi yargılama usulünde otuz günlük dava açma süresinin ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklar yönünden genel dava açma süresi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
    Ayrıca, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasında getirilen özel kanunlarda genel dava açma süresi öngörülmüş ise bu sürenin uygulanacağına yönelik düzenleme uyarınca, ivedi yargılama usulünde uygulanacak otuz günlük dava açma süresi özel kanunda düzenlenmeyip 2577 sayılı Kanun'da düzenlenmesi sebebiyle Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca ivedi yargılama usulünde getirilen otuz günlük genel dava açma süresinin özel dava açma süresi olarak da kabulüne imkan bulunmamaktadır.
    Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmaza acele el konulmasına ilişkin .... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...D.İş, K:...sayılı acele el koyma kararı ile bu dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun, 02/03/2021 tarihinde usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edildiği, gerek bilirkişi raporunda, gerekse, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...D.İş, K:...sayılı kararında, davaya konu taşınmazın 14/05/2018 tarih ve 2018/11811 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
    Bu durumda, dava konusu işlemi en geç 02/03/2021 tarihinde öğrenen davacı tarafından, otuz günlük dava açma süresinde, en son 01/04/2021 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/07/2021 tarihinde açılan davanın, esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi