12. Ceza Dairesi 2019/3405 E. , 2020/1194 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 03/03/2016
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddelerine göre mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine, şikayetçi olmayan ikisi nitelikli olmak üzere on sekiz kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 15.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile... istikametinden ...istikametine, bölünmüş 7 metre genişliğindeki asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada önünde aynı istikamete sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve arkasına takılı olan yarı römorku sollama yaparak geçmek üzere sağ şeritten sol şeride geçmek istediğinde, aracının sağ ön tarafı ile yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesinde bir kişinin ölümü ve şikayeti bulunmayan on sekiz kişinin yaralanmasına neden olduğu, mahkemece sanığın tam kusurlu olduğunun tespit ve kabul edildiği olayda; CMK"nın ""Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar"" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK"nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, 18/02/2016 tarihli duruşmada lehe hükümler istemi bulunan sanığın sabıkasının olmaması, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması, iyi hali nedeniyle cezada TCK"nın 62. maddesi gereğince indirim yapılması, ölenin yakınlarının sanıktan şikayetçi olmaması dikkate alınarak, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK"nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle, CMK"nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.