21. Hukuk Dairesi 2017/5093 E. , 2018/8191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : 2. İş Mahkemesi
KARAR
Dava, davacının Kurumca iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının 01/01/2000-22/4/2011 tarihleri arasında (22 gün SSK zorunlu sigortalılığı hariç) 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine, 506 sayılı SSK Kanunun Geçici 81/B-f maddesi gereğince tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı,talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/11/2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Davalı Kurum vekilince süresinde istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 02/10/2012 tarihli giriş bildirgesi ile prim kesintisi nedeniyle 01/09/1996-31/12/1997, 01/09/1999-10/10/2000 ve 02/11/2000-22/09/2012 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescil edildiği, 6111 sayılı Yasa kapsamında prim borçlarını yapılandırıp ödediği, 21/10/2015 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumca davacının ziraat oda kaydı veya satılan ürüne ilişkin kurum ve kuruluş kaydı veya tapu kaydı bulunmadığı gerekçesiyle Tarım Bağ-kur sigortalılığının bir kısmı iptal edilerek 01/09/1996-31/12/1997, 01/09/1999-31/12/1999 ve 22/04/2011-29/02/2012 tarihleri arasında tescil edildiği, teslim ettiği ürün bedellerinden 1996/6 . ayda ve bunu takip eden 1997 yılında yine 1999/8. ayda, 2009/8. ayda, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapıldığı, 25/11/1999-22/09/2012 tarihleri arasında ziraat oda kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 54. madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 54- Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
4 üncü ve 7 nci maddeler ile 2926 sayılı Kanunun 2 nci, 5 inci ve 9 uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31/12/2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4 üncü maddenin birinci -fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra birinci ve ikinci fıkralar uyarınca hizmet iptali yapılmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
Somut olayda, davalı Kurumca davacı 01/09/1996-31/12/1997, 01/09/1999-31/12/1999 ve 22/04/2011-29/02/2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilmiş olup, davacının 2009/8. ay ve bunu takip eden 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi bulunması nedeniyle 01/09/2009-22/04/2011 tarihleri arasında ilişkin talebin kabulü yerindedir. Ancak davacı prim borçlarını 31/12/2013 tarihinden önce ödemiş ise de, ziraat oda kaydı 25/11/1999 tarihinde başlamış olup davacının teslim ettiği ürünlerden yapılan prim kesintisi bu tarihten önce 1999/8. ayda olması nedeniyle 5510 sayılı Yasa"nın Geçici 45. maddesi kapsamına girmemektedir. Dosya kapsamında 1999/8.ay ile 2009/8. aylar arasında başka prim kesintisi ve ürün teslimi bulunmadığına göre 01/01/2000-31/08/2009 tarihleri arasındaki talebin reddi ile yaşlılık aylığı şartlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.