
Esas No: 2021/694
Karar No: 2022/1560
Karar Tarihi: 23.03.2022
Danıştay 10. Daire 2021/694 Esas 2022/1560 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/694 E. , 2022/1560 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/694
Karar No : 2022/1560
DAVACI : … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_ÖZETİ :Niğde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı olduğundan bahisle Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan 11/12/2020 tarih ve 2020/5 sayılı "Covid-19 Gerekçeli Kısa Çalışma Uygulamalarına İlişkin Fazla ve Yersiz Ödemelerin Terkini" konulu Genelge'nin 3. ve 4. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:…
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/12/2021 tarih ve E:2021/781 sayılı itirazın kabulü yönündeki kararı uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun (7226 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle eklenen) Geçici 23. maddesinde, "30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder.
Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir. Bu madde kapsamında yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılır.
Bu madde kapsamında yapılan başvuru tarihini ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak 30/06/2021 tarihine kadar uzatmaya ve birinci fıkrada belirlenen günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir." hükmü; (7256 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle eklenen) Geçici 29. maddesinde ise, "Yeni Koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvurularının alınması, değerlendirilmesi ve ödenmesine ilişkin işlemler hakkında Bakanlık ve Kurum personeline herhangi bir sorumluluk yüklenemez. Bu kapsamda 2020 Ekim ayı ve öncesi döneme ait işverenlerin hatalı işlemlerinden kaynaklanan fazla ve yersiz ödemelerden bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş olanlar terkin edilir. Tahsil edilenler iade veya mahsup edilemez." hükmü yer almaktadır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde, "(1) İş mahkemeleri;
....
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
....
ilişkin dava ve işlere bakar." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Nitekim, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacı şirkete 4447 sayılı Kanun'un Geçici 22. maddesi kapsamında verilen kısa çalışma ödeneğinin, kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı dönemde işçi çıkartıldığı gerekçesiyle kesildiği ve işçi çıkarma tarihinden sonra yapılan fazla ödemenin iadesi yönünde işlem tesis edildiği, bunun üzerine davacı şirketin anılan işlemden sonra yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi uyarınca davalı idareye başvuruda bulunarak, fazla ödenen tutarın terkinini istediği, bu istemin Niğde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce davaya konu Genelge'ye dayanılarak reddedildiği, bunun üzerine de bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Buna göre, Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde çözümleneceğini öngören 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi karşısında, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklandığı konusunda duraksama bulunmayan Niğde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü işlemi yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu Genelge'nin 3. ve 4. maddelerinin iptaline yönelik uyuşmazlığın ise idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, davanın belirtilen uygunsuzluk giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 23/03/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.