Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2020/7795
Karar No: 2022/1973
Karar Tarihi: 23.03.2022

Danıştay 8. Daire 2020/7795 Esas 2022/1973 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7795 E.  ,  2022/1973 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    SEKİZİNCİ DAİRE
    Esas No : 2020/7795
    Karar No : 2022/1973


    DAVACI : …
    VEKİLİ : Av. …

    DAVALI : 1- … Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. ….
    2- …. Rektörlüğü
    VEKİLİ : Av. …
    DAVANIN KONUSU :
    1) … Rektörlüğünün, davacının kefalet ve taahhüt senedi vermesi gerektiği yönündeki … tarihli işlemi ile bu işlemin dayanağı,
    2) 23/05/1997 tarih ve 22997 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin iptali istenilmektedir.

    DAVACININ İDDİALARI :
    Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 2547 sayılı Kanunda mecburi hizmeti yerine getirmeyenlerin sadece yükseköğretim kurumlarında görev alamayacağının belirtildiği buna karşın, dava konusu Yönetmelik hükmü ile bu hususun genişletildiği, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un Ek 35 . maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mecburi hizmet karşılığı okutulmakta olan öğrenciler, mezuniyetlerinden, veya memuriyete atamalarından sonra kurumlarından mecburi hizmet yükümlüğünün kaldırılmasını talep edebilirler. Bu taktirde başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın, mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borçları ortadan kalkar. Yurt dışında okutulanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından okutulanlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz." hükmüne yer verildiği 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesinin ve dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin kendisine uygulanma imkanı bulunmadığı ileri sürülmektedir.

    DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI;
    Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının Savunmasının Özeti: İlgili mevzuatla nitelikli öğretim elemanı ihtiyacının karşılanmasının amaçlandığı, kadroları geçici olarak tahsis edilen araştırma görevlilerinin asıl kadrosunun bulunduğu kurumlara fiilen hizmet veremediği, yükseköğretim kurumlarının akademik işleyişinde yaşanacak aksaklıkların önlenmesi adına geçici tahsislerin mecburi hizmete tabi tutulduğu, mecburi hizmetini yerine getirenlerin herhangi bir yükümlülüğünün kalmadığı, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
    … Üniversitesi Rektörlüğünün Savunmasının Özeti: Dava konusu taahhütname ve kefalet senedinin adli yargının görev alanı içerisinde olduğu, ilgili mevzuata uygun bir şekilde işlem tesis edildiği, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesinde gözetilen temel amacın öğretim elemanının eğitim süreci sonunda elde ettiği birikimi asli kadrosunun bulunduğu üniversiteye aktarmasını sağlamak olduğu, davalı kurumun yeni kurulmuş ve akademik kadro ihtiyacı olan bir üniversite olduğu, 657 sayılı Kanun'un Ek 35. maddesinin araştırma görevlilerini kapsamadığı, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

    DANIŞTAY SAVCISI : …
    DÜŞÜNCESİ : Dava; …Üniversitesi, … Fakültesi, … Bölümü, … Dalında araştırma görevlisi olan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 35. maddesi uyarınca kadrosunun lisansüstü eğitim süresiyle sınırlı olmak üzere Selçuk Üniversitesine aktarılması için kefalet ve taahhüt senedi imzalaması yönündeki … tarihli Rektörlük işlemi ile dayanağı 23/05/1997 tarihli ve 22997 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır..
    2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Öğretim elemanı yetiştirme" başlıklı 35. maddesinde: "Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler.
    (Ek fıkra: 17/8/1983 - 2880/18 md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler.
    (Ek fıkra: 17/8/1983 - 2880/18 md.) Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. (Ek cümle: 19/11/2014-6569/26 md.) Bu mecburi hizmet, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemez. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır." hükmüne yer verilmiştir.
    Her ne kadar davacı tarafından, anılan yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 23/05/1997 tarihli ve 22997 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmeliğin "Öğretim Elemanı Yetiştirilmesi" başlıklı 4. maddesinin tümünün iptali istenilmiş olmakla birlikte, davacı hakkında tesis edilen işlemin dayanağını anılan maddenin 4. fıkrası oluşturduğundan inceleme bu fıkrayla sınırlı olmak üzere yapılmıştır. Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrasında, "Görevlendirme veya atama işleminden önce adaylardan, kendilerine kadrosu tahsis edilen üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünde, 2547 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi şartları içinde lisansüstü eğitim-öğretim süresi (tatiller dahil) kadar mecburi hizmeti yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınır. Bu senette ilgili araştırma görevlilerinin lisanüstü eğitim-öğretimlerinin tamamlanmasından ne kadar süre sonra kadroyu tahsis eden üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne döneceğini belirten bir hüküm de yer alır." şeklinde düzenleme yer almaktadır.. Yönetmeliğin dayanağı oluşturan Yasa maddesinde yurtiçi veya yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları için mecburi hizmet yükümlülüğü öngörülmüş, davaya konu Yönetmelik maddesi ile de yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için öğretim elemanı yetiştirilmesinin ve bunların lisanüstü öğrenim için bir başka eğitim kurumunda görevlendirilmesi kurallara bağlanmış, yasanın öngördüğü mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamak amacı ile de lisanüstü öğrenim için bir başka eğitim kurumunda görevlendirilen kişilerden, mecburi hizmet yükümlülüğü için taahhüt ve kefalet senedi alınması öngörülmüştür.
    Bu durumda anılan Yasa hükmü ve amacı dikkate alındığında, sınırlı kamu kaynaklarıyla yetiştirilen öğretim elemanlarının ihtiyaç duyulan kadrolarda değerlendirilmesini sağlamak açısından bu şekilde yetiştirilen öğretim elemanlarından mecburi hizmet yükümlülüğü için taahhüt ve kefalet senedi istenmesi yolundaki dava konusu işlem ile dayanağı Yönetmelik maddesinde yer alan düzenlemede, hizmetin amaç ve gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    HUKUKİ SÜREÇ :
    Dava konusu Yönetmelik 2547 Sayılı Kanunun 2880 Sayılı Kanunla değişik 35. maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    … İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Fotoğrafçılık ve Grafik alanında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 35. maddesi kapsamında … Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi için görevlendirilmiştir. … Üniversitesince, görevlendirme işlemi ile ilgili olarak, üniversiteden ilişik kesilebilmesi için davacıdan noter onaylı kefalet ve taahhüt senedi getirilmesinin talep edilmesi üzerine davacı tarafından noter onaylı kefalet ve taahhüt senedi getirilmesi işlemi ile bu işlemin dayanağı Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 35. maddesinde; "Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler.
    Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler.
    Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hükmün dışındadır." hükümlerine yer verilmiştir.
    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 4160 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen Ek madde 35'te; "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından personel kanunları ve diğer özel kanunlarda yer alan hükümlere göre bu maddelerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren okutulacak yeni öğrencilere mecburi hizmet yükümlülüğü getirilemez.
    Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mecburi hizmet karşılığı okutulmakta olan öğrenciler, mezuniyetlerinden veya memuriyete atanmalarından sonra kurumlarından mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılmasını talep edebilirler. Bu takdirde başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın, mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borçları (01/01/1995 tarihinden önce mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal edenlerin borçlar dahil) ortadan kalkar.
    Yurtdışında okutulanlar ile Türk Silahlı Kuvvetlen ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından okutulanlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz" hükümlerine yer verilmiştir.
    "Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde; "Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla yeni kurulan veya gelişmekte olan üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerinin araştırma görevlisi kadroları, lisansüstü eğitim yaptırmak üzere, kadrosunu tahsis edecek üniversitenin başvurusu, “Öğretim Üyesi ve Araştırıcı Yetiştirme Kurulu”nun görüşü ve Yükseköğretim Kurulu’nun kararı ile tespit edilen, gelişmiş eğitim programı bulunan başka bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne tahsis edilebilir.
    Tahsis edilen araştırma görevlisi kadrosu dolu veya boş olabilir. Kadronun dolu olması halinde, bu kadroda bulunan kişi yeniden giriş sınavı yapılmaksızın, tespit edilen üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün ilgili lisansüstü programına kaydedilir. Bu gibi kişiler lisansüstü öğrenim görmek üzere gidecekleri üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünde görevlendirilirler.
    Kadronun boş olması halinde, lisansüstü öğrenim görecek öğrencilerin seçilme ve atama işlemleri, eğitim yapacak üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün ilgili yönetim kurulu kararıyla yapılır.
    Görevlendirme veya atama işleminden önce adaylardan, kendilerine kadrosu tahsis edilen üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünde 2547 Sayılı Kanunun 35 inci maddesi şartları içinde lisansüstü eğitim-öğretim süresi (tatiller dahil) kadar mecburi hizmeti yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınır. Bu senette ilgili araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim - öğretimlerinin tamamlanmasından ne kadar süre sonra kadroyu tahsis eden üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne döneceğini belirten bir hüküm de yer alır. " hükmüne yer verilmiştir.

    Dava Konusu Yönetmelik Hükmünün İncelenmesi;
    Her ne kadar davacı tarafından, anılan Kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 23/05/1997 tarihli ve 22997 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmeliğin "Öğretim Elemanı Yetiştirilmesi" başlıklı 4. maddesinin tümünün iptali istenilmiş olmakla birlikte, davacı hakkında tesis edilen işlemin dayanağını anılan maddenin 4. fıkrası oluşturduğundan inceleme bu fıkrayla sınırlı olmak üzere yapılmıştır.
    Dava konusu Yönetmelik kuralı ile, yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için gereken öğretim elemanı yetiştirilmesi ve bunların lisansüstü öğretim için bir başka eğitim kurumunda görevlendirilmesi kurala bağlanmış olup, eğitim-öğretim hizmetinin yürütümü amacıyla bu kişilerden, mecburi hizmet yükümlülüğü için taahhüt ve kefalet senedi alınması öngörülmüştür.
    Bahsi geçen Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmünde de yurtiçi veya yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları için mecburi hizmet yükümlülüğü öngörülmüştür.
    Davacı tarafından, yönetmelik düzenlemesinin Kanun da yer almayan taahhüt-kefalet senedi alınmasını kurala bağlaması sebebiyle Kanunu aşan düzenleme içerdiği öne sürülmüş ise de; dava konusu yönetmelik kuralı ile ilgilisinden istenen taahhütname ve kefalet senedi de, kanunun öngördüğü mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamaya yöneliktir.
    Bu yönüyle dava konusu yönetmelik maddesinde kanuna aykırılık bulunmadığı gibi, üniversitelerin sınırlı kaynaklarıyla yetiştirilen öğretim elemanlarının ihtiyaç duyulan kadrolarda değerlendirilmesini sağlamak açısından kamu yararı ve hizmetin gereklerine de uygundur.

    Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi Yönünden;
    Davacı tarafından, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un Ek 35 . maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mecburi hizmet karşılığı okutulmakta olan öğrenciler, mezuniyetlerinden, veya memuriyete atamalarından sonra kurumlarından mecburi hizmet yükümlüğünün kaldırılmasını talep edebilirler. Bu taktirde başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın, mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borçları ortadan kalkar. Yurt dışında okutulanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından okutulanlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz." hükmüne yer verildiği, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesinin ve dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin kendisine uygulanma imkanı bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; Taahhüt ve kefalet senedinin hukuki dayanağını, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca öğretim elemanı yetiştirilmek üzere bir başka üniversiteye kadrosunun nakledilmesi suretiyle lisansüstü eğitim amacıyla görevlendirilecek araştırma görevlileri için, "Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik"in yukarıda anılan 4. maddesinin 4. fıkrası oluşturmaktadır.
    Araştırma görevliliği kadrosu öğretim üyeliğinin kaynağını oluşturduğundan, araştırma görevlisi kadrosunda görev yapanların yüksek lisans ve doktora eğitiminde başarılı olmaları zorunluluğu aranmıştır. Bu amaçla da, öğretim elemanı olarak yetiştirilmek üzere başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim yapmak üzere görevlendirilen araştırma görevlilerinin eğitim-öğretim süresi kadar mecburi hizmeti yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınması anılan Yönetmelik hükmü ile öngörülmüştür.
    Yukarıda madde metni yazılan 657 sayılı Kanun'un Ek 35. maddesine ilişkin olarak 4160 sayılı Kanun'un tasarısında yer verilen madde gerekçesinde; "....eğitilmiş insan ihtiyacını karşılamak amacıyla Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlatılmış ve uzun yıllar sürdürülmüş olan mecburi hizmet karşılığı öğrenci okutma uygulaması, ülkemizde eğitimin yaygınlaşması ve seviyesinin yükselmesi karşısında giderek önemini yitirmiş ve uygulama alanı daralmıştır.
    Bu şekilde okutulan öğrencilerin boş kadrolara atanmaları kurumları istihdam baskısı altında bırakmakta, zaman zaman boş kadrolar da dahil yeterli olmadığından, kadro ihdası yoluna gidilmektedir. Bu durum bir yandan kadroların, diğer yandan personel giderlerinin artmasına yol açmaktadır.
    Diğer taraftan halen mecburi hizmet yükümlüsü olarak okuyan öğrencilere gerek mezuniyetlerinden gerekse memuriyete atanmalarından sonra tek taraflı olarak mecburi hizmet yükümlülüğünü, tazminat borcu doğmaksızın sona erdirme hakkı verilmektedir..." denilmiştir.
    4160 sayılı Kanun'un bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2005 günlü, 25699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/06/1997 günlü, E;1996/56, K:1997/58 sayılı kararının "4160 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na eklenen Ek madde 35' in incelenmesi" başlıklı kısmında ise; "... Dava dilekçesinde, Devletin madde kapsamındaki kişilere iş alanı yaratmakta zorlanması ve personel giderlerinin artması nedeniyle mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırıldığı, oysa bu okulların, Anayasa'nın 42. maddesinin ikinci fıkrasında maddi olanaksızlık içindeki öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri için Devlete verilen görev gereğince açılmış okullar olduğu, öte yandan Türkiye Cumhuriyeti'nin, "sosyal" bir devlet olması nedeniyle Devletin maddi olanaksızlık içindeki başarılı Öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri için yardım yapması gerektiği, daha sonra aldıkları eğitim çerçevesinde bunlara iş de vermek zorunda bulunduğu, bunun ise söz konusu öğrencilerin hem devletten aldıklarını geriye ödeme yolu, hem de, Devletin Anayasa'nın 49. maddesinde belirlenen işsizliği önlemeye elverişli bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alma görevinin bir sonucu olduğu, ayrıca madde kapsamında yapılacakların Anayasa'nın 65. maddesiyle de çelişmeyeceği maddi olanaksızlık içinde okuyan öğrencilerin iş bulma korkusu nedeniyle bu uygulamayı seçtikleri belirtilerek maddenin iptali istenilmektedir.
    Maddede, kamu kurum ve kuruluşları tarafından personel kanunları ve diğer özel kanunlarda yer alan hükümlere göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren okutulacak yeni öğrencilere mecburi hizmet yükümlülüğü getirilemeyeceği, halen mecburi hizmet karşılığı okutulmakta olan öğrencilerin ise talep etmeleri halinde mezuniyet sonrası ya da memuriyete atandıktan sonra kurumlarından talep etmeleri halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın yükümlülüklerinin ve tazminat borçlarının ortadan kalkacağı belirtilmektedir.
    Anayasa'nın eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi başlığını taşıyan 42. maddesinin yedinci fıkrasında, "Devlet maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır." denilmektedir.
    Anayasa'nın 42. maddesinin ikinci fıkrasının uygulamaya geçirilmesi bağlamında, kamu kurum ve kuruluşlarının personel kanunlarında ve kendi özel yasalarında yer alan kurallara göre öğrenci okutmaları, burs vermek veya parasız yatılı olarak öğrenci okutmak biçiminde gerçekleşmektedir. Ancak, Anayasa'da Devlet desteğiyle okutulan bu kişilere yine Devlet tarafından bir iş bulunması zorunluluğu yer almamaktadır.
    Öte yandan, Anayasa’nın 49. maddesinin ikinci fıkrasındaki, Devletin işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alacağına ilişkin kuralın, Anayasa'nın 65. maddesinde öngörülen mali olanakların yeterliliği ölçüsünde uygulanabileceği kuşkusuzdur.
    Bu nedenle Devletin burslar veya başka yollarla, öğrencilerine yaptığı yardımların çalıştırma yükümlülüğünü de kapsadığı ileri sürülemez.
    Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 42 ve 49. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir." gerekçesine yer verilmiştir.
    Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un Ek 35. maddesinin madde metninin, madde gerekçesinin ve Anayasa Mahkemesi'nin anılan maddeye yönelik kararının incelenmesinden, maddede yer verilen düzenlemenin, kamu kurum ve/veya kuruluşları adına bu kuruluşların personel kanununda ve kendi özel kanunlarında yer alan hükümler çerçevesinde mecburi hizmet karşılığı okutulan öğrencileri, dolayısıyla bu kapsamda öğrenim gören öğrencilerin mecburi hizmet yükümlülüğünü kapsadığı anlaşılmaktadır, bilindiği üzere, araştırma görevlileri kamu kurum ve kuruluşları hesabına okuyan öğrenci olmayıp, 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesine göre, yüksek öğretim kurumlarında araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır.
    Ayrıca, araştırma görevlilerinin kadrolarının öğretim elemanı yetiştirme amacıyla başka bir üniversiteye tahsis edilmesi suretiyle görevlendirilmiş olmaları da, onların 657 sayılı Kanun'un Ek 35. maddesinde düzenlenen öğrencilerden olmadığının bir diğer kanuni kanıtıdır.
    Öte yandan, 657 sayılı Kanuna 4160 sayılı Kanunla eklenen Ek 35. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca başka bir üniversitede eğitim-öğretim gören araştırma görevlilerini kapsamadığının somut bir diğer kanıtı da, 08/07/2006 günlü ve 26222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5535 sayılı "Bazı Kamu Alacaklarının Tahsili ve Terkinine İlişkin Kanun"un 2. maddesi ile 2547 sayılı Kanuna eklenen Geçici 53, maddesidir. Bu düzenlemenin, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca başka bir üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerini de kapsadığı ve bunların mecburi hizmet yükümlülükleri ile bu yükümlülükten doğan borçların yeniden yapılandırılmasına İlişkin bazı hükümleri içerdiği görülmektedir.
    657 sayılı Kanun'a 4160 sayılı Kanunla eklenen Ek 35. maddesinin 1996 yılında, 5535 sayılı Kanunun ise 2006 yılında yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, 657 sayılı Kanunun Ek 35. maddesi ile, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla başka bir üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerinin mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borçları kaldırılmış olsaydı, Kanun koyucunun bu Kanundan yaklaşık on yıl sonra zaten kalkmış olan bir mecburi hizmet yükümlülüğü için yeniden yapılandırma hükümleri içeren bir kanuni düzenleme yapmaya ihtiyaç duymayacağı açıktır.
    Dolayısıyla, 5535 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici 53. madde ile yapılan düzenleme de, 657 sayılı Kanun'un Ek 35. maddesinin, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca başka bir üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerini kapsamadığını göstermektedir.
    Bu bağlamda; davalı Üniversitede araştırma görevlisi iken 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla Selçuk Üniversitesi'nde görevlendirilen davacıdan, kefalet ve taahhüt senedi istenilmesine ilişkin bireysel işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.




    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1.DAVANIN REDDİNE
    2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
    3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
    4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
    5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi