Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2022/347
Karar No: 2022/3545
Karar Tarihi: 23.03.2022

Danıştay 6. Daire 2022/347 Esas 2022/3545 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/347 E.  ,  2022/3545 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ALTINCI DAİRE
    Esas No : 2022/347
    Karar No : 2022/3545


    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
    VEKİLİ : Av. …
    KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - …
    VEKİLİ : …
    MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Birliği
    VEKİLİ : Av. …
    İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ:
    Dava konusu istem: Aydın İli, Söke İlçesi, Taşburun Balıkçı Barınağı Açıkları Mevkinde Aydın İli Su Ürünleri Yetiştiriciliği Üretici Birliği tarafından yapılması planlanan "Kültür Balıkçılığı Tesisleri Projesi" için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; iptali istenilen işlemin davalı idarenin internet sitesinde 18/10/2021 tarihinde yayımlandığı, dava dilekçesinde ise dava konusu işlemden 25/10/2021 tarihinde haberdar olunduğunun açıkça belirtildiği, buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 gün içinde ve en son 24/11/2021 tarihinde dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 10/12/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca idari işlemlerde başvurulacak kanun yolları ile süresinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, dava konusu işlemde ise dava açma süresine yönelik hiçbir açıklamaya yer verilmediği, bu nedenle dava süresinin altmış günlük genel dava açma süresine göre hesaplanması gerektiği ve genel dava açma süresine göre de davanın süresinde olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

    DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Uyuşmazlığın ivedi yargılamaya tabi olduğu ve dava açma süresinin de otuz gün olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
    MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

    DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı yanında davaya katılma isteminde bulunan Aydın İli Su Ürünleri Yetiştiriciliği Üretici Birliği'nın davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, adı geçenin davalı yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY :
    Aydın İli, Söke İlçesi, Taşburun Balıkçı Barınağı Açıkları mevkinde Aydın İli Su Ürünleri Yetiştiriciliği Üretici Birliği tarafından yapılması planlanan "Kültür Balıkçılığı Tesisleri Projesi" için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    Anayasanın 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, ivedi yargılama usulü başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır.
    25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz Kararı" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrası; "Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur." hükmünü içermektedir.


    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıda aktarılan hükümler ve olay birlikte değerlendirildiğinde; idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilir. Dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, Yönetmelikteki düzenlemeye göre, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulması öngörülmüştür. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi ise son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır.
    Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından internet sitesinde 18/10/2021 tarihinde ilan edildiği, davacı tarafından ilandan 25/10/2021 tarihinde haberdar olduğu ve bu tarihten itibaren 30 günlük süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Uyuşmazlıkta, yukarıda da belirtildiği üzere dava konusu işlemin internet sitesinde ilan yolu ile tebliğ edildiği, ancak ilanın "süresiz" olarak yapıldığı, bu durumun ise ilgililerini sürekli dava açılma tehdidine maruz bıraktığı, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği, ayrıca süresiz/sınırsız dava açma tehdidinden ötürü, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edileceği açıktır.
    Bu nedenlerle; niteliği gereği yargılamanın geciktirilmeden sonuçlandırılması hedeflenen 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılamaya tabi bu tür uyuşmazlıklarda, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde, ilanın süresiz olması halinde, muhatapların her an dava tehdidi altında bulunmasının, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlaline yol açabileceği ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceği dikkate alındığında, açılacak davalar için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararı bulunduğu, ivedi yargılama düzenlemesine de uygun olarak, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde ilanın süresiz olması halinde, ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesinin kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığının, bu süreye göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
    Bu durumda, uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin 18/10/2021 tarihinde ilan edildiği, ilanın süresiz şekilde yapılması nedeniyle yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınarak belirlenen 30 günlük ilan süresinin 17/11/2021 tarihinde sona erdiği ve davanın bu tarihten itibaren 30 günlük dava açma süresi içinde 10/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
    Bu itibarla; davanın süresinde açıldığının kabulü ile esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
    2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
    5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 23/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi