19. Hukuk Dairesi 2015/7885 E. , 2016/284 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalıya mobilya siparişi verdiğini ve karşılığında 31.12.2012 ödeme tarihli 3.600-TL bedelli çeki keşide ettiğini, ancak sadece 944-TL bedelli ürün teslim aldığını, kalan ürünlerin teslim edilmediğini, davalının çek ödendikten sonra diğer ürünleri gönderebileceğini söylemesi üzerine çeki geri istediğini, ancak davalının çeki devrettiğini beyan etmesi üzerine kendisinin de çeki ödemediğini, buna rağmen davalının bankaca ödenen yasal 1.000-TL" lik tutarı düştükten sonra kendisi aleyhine çeke dayalı icra takibi yaptığını belirterek, davaya konu 3.600-TL tutarındaki çek karşılığında davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, çekin iptaline, bankanın ödediği 1.000-TL"den teslim aldığı mal karşılığı olan 944-TL" lik miktardan fazlasının ve icra yolu ile kendisinden tahsil edilecek miktarların yasal faiziyle iadesine ve davalı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının çeke karşılık teslimi gereken malların teslim edilmediği iddialarını kabul etmediğini, senede karşı her tür iddianın yazılı belgeyle ispatlanmasının gerektiğini ve kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan alacağın neden doğduğunu ispat külfetinin davacıda olduğunu, ticari defterlerin incelenmesinin de yersiz olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre; mobilya alım karşılığı tanzim edilen 05.05.2012 tarihli, 944-TL bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kaydının olduğu, davacının yevmiye defterinde bu fatura bedeli 944-TL"nin kasadan ödendiğinin kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ilişki nedeniyle davacının davalıya mobilya siparişi verdiği, sipariş karşılığında 3.600-TL bedelli davaya konu çeki verdiği, ancak davalının davacıya 944-TL bedelli mobilya gönderdiği, malların diğer kısmını ise göndermediği, davalının ibrazı neticesinde banka tarafından daha sonra davacıdan alınmak üzere çek için 1.000-TL"nin davalıya ödendiği, davacının ayrıca sözkonusu çeki tahsil etmek amacıyla icraya koyduğu, bu haliyle davacının davalıya çek nedeniyle borcu kalmadığı gibi 56-TL de fazla ödemede bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, 30/12/2012 keşide tarihli, 3.600-TL bedelli çeke dayalı olarak başlatılmış olan ... İcra Müdürlüğü" nün 2013/13549 sayılı icra dosyasında davacının davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığından takibe konu alacağın %20" si oranında icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 56-TL" nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, malı teslim almadığını belirterek, menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı, malın teslim edilmediğini ispat yükünün davacıda olduğunu savunmuş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karşılıklı edim yükleyen ticari satış sözleşmelerinde (818 S. BK 81. madde, TBK 97.madde) mal bedeli olarak çek verilmesi, satışın peşin satış olduğu, edimlerin aynı anda ifa edildiği ve malın da teslim edildiğinin kabulünü gerektirir. Somut olayda davacı alıcı, malın teslim edilmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece davacının bu yöndeki delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, kabule göre de, davacı davada vekille temsil edilmediği halde davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.