22. Hukuk Dairesi 2012/14373 E. , 2013/3770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 2005 yılından emekli olduğu tarihe kadar davalı apartmanda konut işçisi olarak çalıştığını, iki blok yüzdört daireden oluşan binada iki kişiden biri olarak çalıştığını, emeklilik sebebi ile işyerinden ayrıldığını belirterek işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 31.03.2011 tarihinde emekli olması sebebiyle iş sözleşmesinin kendi isteğiyle sona erdiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda fazla çalışma iddiasının ispatlanamadığından reddine, diğer dava konusu isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyerinde kapıcı-kaloriferci olarak çalışan davacı işçi ile davalı arasında, işçilik alacaklarına hak kazanılıp kazanılmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kapıcılık hizmetlerinin diğer işlere göre bir farklılık gösterir. 4857 sayılı İş Kanunu 110. maddede “Konut kapıcılarının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile çalışma süreleri, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Konut Kapıcıları Yönetmeliğinin 3. maddesinde kapıcı, anataşınmazın bakımı, korunması, küçük çaptaki onarımı, ortak yerlerin ve döşemelerin bakımı, temizliği, bağımsız bölümlerde oturanların çarşı işlerinin görülmesi, güvenliklerinin sağlanması, kaloriferin yakılması ve bahçenin düzenlenmesi ve bakımı ve benzeri hizmetleri gören kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede, işveren ise konutun maliki ve ortakları olarak açıklanmıştır. Kamu kurumlarına ait lojman işyerlerinde anataşınmaz maliki, ilgili kamu kurumudur.
Yönetici ise konutun maliki ya da kat malikleri adına hareket eden kişidir. Yönetici, Kat Mülkiyeti Kanununa göre seçilir ve görevlerini ifa eder.
Yönetmelikte işyeri, kapıcının çalıştığı konut ile bağımsız bölüm, ortak yerler, eklenti ve tesislerin tümü olarak ifade edilmiştir.
Kapıcıyı işe alma konusunda yönetici yetkili kılınmıştır. Kaloriferli konutlarda kapıcının ateşçi belgesini haiz olması gerekir.
Yönetmeliğin 4/a. maddesine göre, yöneticinin iş ya da toplu iş sözleşmesi yapması için işverenin yazılı olarak yetki vermesi gerekir. Buna rağmen, yazılı yetki olmadığı durumlarda kapıcı ile yönetici arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu söylenemez. Konutun maliki ya da ortaklarının yazılı yetki vermedikleri halde kapıcılık hizmetlerinden yararlanmaları kapıcılık sözleşmesine onay verildiği anlamındadır.
Kapıcı ile binanın sahibi ya da kat malikleri kurulu arasında yapılmış olan iş sözleşmesinin tam süreli ya da kısmî süreli olarak yürürlüğe konulması mümkündür. Özellikle bağımsız bölüm sayısının az ve eklentiler ile ortak alanların da yoğun bir iş hacmini gerektirmeyecek durumda olduğu hallerde, kapıcının günlük yedibuçuk saat ve haftalık kırkbeş saat olağan mesaiye göre daha az sürelerle çalıştırılması imkân dahilindedir. Kısmî süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmamış ise işyerinin özelliği ve işin niteliğine göre çalışma olgusunun ispatlanması mümkündür.
Konut kapıcıları bakımından işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmadığı konularında işyerinin bağımsız bölüm sayısı, ortak yerler ile eklentilerin özelliği belirleyici olacaktır.
Yönetici, 4857 sayılı Kanun ve Yönetmeliğin uygulanması yönüyle işveren temsilcisidir. İş hukuku anlamında ortaya çıkabilecek idarî ve yargısal uyuşmazlıklarda yönetici işvereni temsil eder. Bu itibarla, kapıcının işveren hakkında açabileceği davanın kat maliki ya da maliklerine karşı açılması gerekmekte ise de, yönetmelikten doğan bu temsil yetkisine göre davanın doğrudan yönetici hasım gösterilerek açılması da mümkündür. Ancak bu halde dahi hükmün doğrudan yönetici hakkında kurulması doğru değildir. Mahkemece kat maliki ya da malikleri adına yönetici hakkında karar verilmesi gerekir. Zira Yönetmeliğin 4/d. maddesine göre, yöneticinin ana taşınmazda üstlendiği görevleri itibarıyla kat maliki ya da maliklerinden tahsil ederek, kapıcının kanundan doğan haklarını ödeme yükümlülüğü vardır.
Kapıcının çalışma süresi ve ara dinlemesi, ücretinin ödenmesi, hafta tatili bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesi, yıllık ücretli izinlerini kullanması gibi hususlar yönünden 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu yönetmeliğin ilgili maddelerinde kurala bağlanmıştır. Yönetmeliğin 12. maddesinde kapıcının yıllık izin, hastalık izni veya tatil günleri sebebiyle çalışamadığı günler için yerine geçici kapıcı çalıştırılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 13. maddesine göre kapıcıya görevi sebebiyle konut verilmesi zorunlu değildir. Bununla birlikte, konut verilmişse, konutun 3194 sayılı İmar Kanunu ve Belediye İmar Yönetmelikleri ile öngörülen asgarî şartlara uygun olması gerekmektedir. Kapıcıya, görevi sebebiyle konut verilmesi 4857 sayılı Kanun uyarınca zorunlu değilse de, verilmiş olan konut için iş sözleşmesinin devamı süresince kira istenemeyeceği de yine yönetmelikte düzenlenmiştir. O halde kira bedelinin ücrete sayılması doğru değildir. Bu anlamda kapıcının kira ödemeksizin oturması ve karşılığında kapıcılık hizmetlerini görmesi şeklinde bir iş sözleşmesi yapıldığında, işverenin ücret ödeme yükümlülüğü ortadan kalkmış sayılamaz.
Kapıcı ile kira kontratı yapılmış olması da bu sonucu değiştirmez.
Kapıcının su, elektrik, ısınma ve sıcak su giderlerine kısmen ya da tamamen katılıp katılmayacağının sözleşme ile belirleneceği hususu da değinilen yönetmelikte ifadesini bulmuştur. Buna göre taraflar, kapıcının anılan giderlere katılması ya da katılmaması konusunu serbestçe kararlaştırabilirler.
Somut olayda karara esas alınan hesap raporunda davacının aylık 400,00 TL rayiç kirası olan kapıcı konutunda oturduğu kabul edildiği halde giydirilmiş ücrete konut yardımı katılmadan tazminata esas giydirilmiş ücret belirlenmiştir. Buna göre, davacının kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretinin hesabında iş sözleşmesi süresince oturduğu kapıcı dairesinden sağladığı konut, su, elektrik gibi menfaatler de nazara alınmalıdır. Bu husus gözönüne alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı davalı şirkete ait işyerinde 01.08.2005- 31.03.2011 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışmıştır. Davacı vekili tarafından dava konusu miktarların artırılmasına yönelik olarak 22.02.2012 tarihinde yapılan ıslaha karşı davalı süresi içinde zamanaşımı def"ini ileri sürmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 126/3. maddesine göre işçi ücretlerine ilişkin davalar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı bu tür alacaklardandır. Bu sebeple ıslahla talep edilen hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağının ıslah tarihinden geriye doğru beş yılın dışında kalan kısmı zamanaşımına uğramıştır. Davalı tarafın ıslaha karşı yaptığı zamanaşımı savunması dikkate alınarak davacının hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağının belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılacak iş hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti istekleri için ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğramayan alacakların hesaplanması için hesap bilirkişisinden ek rapor almak, belirlenecek miktarlar üzerinden hakkaniyet indirimi yapmak ve usulü kazanılmış hak hususu da gözetilerek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02 .2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.