22. Hukuk Dairesi 2012/13388 E. , 2013/4188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti ile vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ...Turizm İşletmeleri Gıda Yat. San. ve Tic. A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi alacağı ve ödenmeyen ücret alacağı istemiştir.
Davalılar Cevaplarının Özeti:
Davalılar, davacının işe gelmeyerek iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılardan ...Turizm İşletmeleri Gıda Yat. San. ve Tic. A.Ş. temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılardan ...Turizm İşletmeleri Gıda Yat. San. ve Tic. A. Ş."nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-İş sözleşmesinin, işçinin işyerine devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 25 II- (g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olmaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur.
Somut olayda, davacı, 17.08.2009 tarihinde izne ayrıldığını, ancak bu sürede hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu iddia etmiş, davalı taraf da davacının işe gelmediğini savunmuş ve davacının 17-18-19.08.2009 tarihlerinde işe gelmediğine ilişkin devamsızlık tutanakları düzenlenmiştir. Dinlenen iki davacı tanığından bir tanesi davalı işveren aleyhine dava açmış olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerekmektedir. Diğer davacı tanığı ise, davacı ile izin konusunda anlaşmazlık olduğunu, işverenin önce yıllık izne çıkmasını söylediğini, sonra da ertelediğini, davacının da “hazırlığımı yaptım” diyerek daha önceki tarihte ayrılmak istediğini ve Pazartesi günü izne ayrıldığını beyan etmiştir. Davalı tanıkları da, savunma doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda, usulünce işverenden izin aldığını davacı ispat edememiştir. İşveren tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmaktadır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.