22. Hukuk Dairesi 2012/14975 E. , 2013/4217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, ücret alacağı, kıdem, ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin fazla çalışma ücretleri ve yıllık izin alacaklarını talep eden dava açması sebebi ile haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını, kötüniyet tazminatını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının devamsızlık yapması sebebi ile iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ve davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı; işyerinde fırın ustası olarak görev almıştır. Davacı şahitlerinin anlatımları değerlendirilerek bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmiş ise de aynı isteklerle işverene karşı davaları olan ve dolayısıyla bu dava sonucunda yararı bulunan şahit anlatımlarına değer verilmesi ve bu anlatımlara dayanan hesabın hükme esas alınması yerinde bulunmamıştır. Mahkemece yargılama sırasında yapılan inceleme ve araştırma uyuşmazlığı aydınlatmaya yetecek mahiyette değildir. Davacının görev yaptığı işyerinde çalışma gün ve saatlerine ilişkin tüm işyeri kayıtları getirtilerek dosya kapsamına alınmalı bundan sonra dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilerek işyeri kayıt ve belgelerine göre davacının iddia ettiği fazla mesai, genel ve hafta tatili günlerinde çalışmasının olup olmadığı araştırılıp belirlenmeli, işyeri kayıt ve belgelerine değer verilmez ise bunun dayanakları gösterilerek gerekçelendirilmeli ve bundan sonra tüm deliller yeniden bir değerlendirilmeye tabi tutularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalıdır.
3-Kabule göre kıdem tazminatı hakkında hüküm kurulmaması bozma sebebidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a-Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b-Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c-Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç-Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d-Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e-Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut olayda; davacı asıl dava dosyasında (Mersin 2. İş Mahkemesi 2010/ 448 esas- 2012/ 403 karar ) talep etmediği kıdem tazminatı, Mersin 1. İş Mahkemesi 2010/ 576 esas ve 2011/ 18 karar sayılı 01.02.2011 tarihli kararı ile birleştirilen dosyada istemiştir. Kıdem tazminatı bilirkişi tarafından 5.700,33 Tl olarak hesaplanmıştır. Mahkemece dava dilekçesinde talep edildiği halde kıdem tazminatı hakkında kısa karar ve gerekçeli kararda hüküm kurulmamıştır. Talep edilen her bir alacak kaleminin hükümde karşılanması gerekir. Bu yön gözetilmeden verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.