Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/14997
Karar No: 2013/4379

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/14997 Esas 2013/4379 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı bir şirkette şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin feshedildiği için kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme hesap bilirkişisi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak Yargıtay kararında, mahkemenin karar gerekçesinde eksiklikler olduğu ve sadece hesap raporuna atıf yaparak karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Buna ek olarak, kararın vekalet ücreti konusunda çelişkili olduğu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olduğu ifade edilmiştir. Kanun maddeleri ise Anayasanın 141. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesidir. Bu kanun maddeleri gereği yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması, tarafların iddia ve savunmalarının özetlenmesi, delillerin tartışılması ve hukuki sebeplerin açıklanması gerekmektedir. Böylece kararların doğruluğu denetlenebilecektir.
22. Hukuk Dairesi         2012/14997 E.  ,  2013/4379 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 15.04.2004 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 04.12.2006"da yaptığı trafik kazası sonrası yıldırma politikasına başladığını, fazla çalışma ücretlerin çalışılan sürenin çok altında ödendiğini, işverenin işçiyi gemi adamı işçisi olarak göstermeye çalıştığını davacının kabul etmemesi üzerine tasarruf tedbirlerinden bahsederek Kocaeli-Dilovası’na nakletmek istediği yapılan naklin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesine aykırı olduğunu, 18.01.2007 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek, kıdem ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili davacının davalı şirkette 15.04.2004 tarihinde şoför olarak işe başladığını, Darıca Beldesi’nde görev yapan davacıya alınan tasarruf tedbirleri gereğince Kocaeli-Dilovası Müdürlüğünde şoför olarak çalışması bildirildiği halde davacı görev yerinde işe başladığını, bu nedenlerle 18.01.2007 tarihinde bildirimsiz olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda hesap bilirkişisinin düzenlediği rapora itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
    Açıklanan kanuni gereklilik karşısında mahkemece karar gerekçesinde tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki delillere göre davacının dava konusu her bir isteğe hak kazanıp kazanmadığı karar yerinde tartışılmadan görüşüne başvurulan hesap bilirkişisinin düzenlemiş olduğu hesap raporuna atıf yapılmak suretiyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Öte yandan kararın gerekçe kısmında davacı taraf yararına 6.657,90 TL davalı yararına ise 255,77 TL vekalet ücreti takdir edildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında kararın gerekçe kısmında belirlenen vekalet ücreti tutarları ile çelişki yaratacak şekilde davacı yararına 449, 44 TL davalı yararına ise 1.117,08 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, davalı yararına hükmedildiği belirtilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilerek hükmün kendi içinde çelişki doğuracak şekilde 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak karar verilmesi de hatalıdır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi