Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/1657
Karar No: 2013/4546

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/1657 Esas 2013/4546 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2013/1657 E.  ,  2013/4546 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yurtiçi ve yurtdışında bulunan şantiyelerinde uzun süredir dolar bazında saat ücretli olarak çalıştığını, davalı işverenin sosyal yardım olarak üç öğün yemek ve barınma yardımı yaptığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, yasal haklarının ise ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının bütün çalışmalarının müvekkili şirkette bulunmadığını, değişik işverenlerde çalışması olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yurt dışında çalıştığı yabancı tüzel kişilerle davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu, davacıların taleplerinden davalı şirketin sorumlu olduğu, davacının çalışmalarının fasılalı olduğu, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir neden yokken feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Davacının yıllık izin ücreti talebi bakımından mahkemenin hükme esas aldığı ek bilirkişi raporundaki tutar ile hüküm altına alınan tutar arasında miktar olarak çok küçük bir fark bulunmakta olup bu farkın maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından sözkonusu hatanın mahallinde düzeltilebilecek nitelikte olması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
    2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

    3-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin brüt ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
    Öncelikle davacının net çıplak ücreti sözleşme hükmüne göre belirlenmiş olup buna göre hesaplamalarda dikkate alınan net ücretin miktarında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bilinen net ücretinden bilinmeyen brüt ücreti hesaplanırken eklenecek kesintilerin ne olduğu konusunda anlaşmazlık bulunmaktadır. Bu noktada özellikle davacı işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 6. madde hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacaktır. Mahkemece bu hususlar açılığa kavuşturulmadan ve davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları karşılanmadan davacı işçinin yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin tespit edilmesi hatalı olmuştur. Şu halde mahkemece davacının sigortalılık durumu netleştirilmeli, buna göre de davacının ücretinden kesilmesi gereken primler tespit edildikten sonra brüt ücreti belirlenmelidir. Bundan sonra ise davacının talepleri hakkında karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
    4-Davacı işçinin tazminat ve yıllık izin alacağında davacının yurda giriş ve çıkış kayıtları dikkate alınmadan bu sürelerde ücretli izinli olup olmadığı, yıllık izin kullanıp kullanmadığı, izinli değilse bu sürelerin kıdemden sayılıp sayılmayacağı araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Oysa davalı davacının yurda geldiğinde izinli olduğunu veya çalışmadığını savunmaktadır. Davacının bu savunması üzerinde durulmalı, yurda girişler ve çıkışlar ücretli izinli ise davacının izin kullandığı kabul edilerek, yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmalı, aksi halde ise bu sürelerde fiilen çalışma olmaması nedeni ile bu süreler tazminat ve alacağa esas sürelerden düşülerek tazminat ve izin alacağı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    5-Dairemizce birlikte temyiz incelemesi yapılan seri dosyalarda davalı vekilince “Final Settlement And Release” ve “Payroll Details” gibi farklı isimlerle bir kısım ödeme belgeleri ile makbuzlar ve yıllık izin kullanımına dair bazı belgelerin temyiz dilekçesiyle birlikte sunulduğu görülmektedir.
    Bir hakkın mevcut olmadığına, sona erdiğine dair belgelerin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir. Bu nedenle sözkonusu belgelerin davacı tarafa gösterildikten sonra mahkemece değerlendirilmesi zorunlu olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.03.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    (M)




    KARŞI OY

    Davalı şirkete ait işyerinde mekanik montör ustası olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

    Mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Davalı vekili, yargılama sırasında ibraz etmediği bazı ödeme belgeleri ile yıllık ücretli izin kullanımına ilişkin bazı belgeleri temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen vakıa ve dillerin, hatta mahkemenin karar vermesinden sonra yaşanan vakıaların ileri sürülmesi mümkün değildir. Yeni vakıaların ileri sürülmesi ve bunların incelenmesi, karşı tarafın rızasına da tabi değildir. Çünkü temyiz incelemesinde tahkikat yapılamaz.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 2. maddesi uyarınca inceleme konusu dosya bakımından uygulanması gereken 1086 sayılı Kanunu"nun 428. maddesinde bozma nedenleri sayılmış olup, temyiz aşamasında sunulan delilin bozma nedeni yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Keza, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun “bozma sebepleri” başlığını taşıyan 371. maddesine göre temyiz olunan kararın tamamen veya kısmen bozulması için; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin iddiasını ispat için dayandığı delillerin kanun bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası ve eksiklilerinin bulunması gerekir.
    Somut olayda gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nda gerekse 6100 sayılı Kanun"da belirtilen bozma sebeplerinin hiçbiri mevcut değildir. Bu nedenle, yargılama sırasında ödemeye ilişkin olsa bile ibraz edilmeyen delillerin temyiz aşamasında sunulması ve bozma nedeni yapılması mümkün olmamalıdır. Sayın çoğunluğun temyiz aşamasında sunulan ödeme belgelerinin dikkate alınması gerektiği yönünde vardığı sonuç, aynı zamanda mahkemelerin yargısal faaliyetlerini ciddiye almayan veya yargılamayı uzatmaya matuf kötü niyetli davranışları özendirici niteliktedir. Bu nedenle bozma kararının 5. bendinde belirtilen bozma nedenine katılamıyorum. 05.03.2013

    Üye ...





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi