
Esas No: 2019/342
Karar No: 2022/915
Karar Tarihi: 17.03.2022
Danıştay 9. Daire 2019/342 Esas 2022/915 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/342 E. , 2022/915 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/342
Karar No : 2022/915
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Gıda İşletmeleri A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, şirketin malvarlığına uygulanan haciz sonucunda, Manisa ili, Salihli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın Salihli 1. İcra Müdürlüğünce 10/01/2017 tarihinde satıldığı, satıştan para tahsil edilememesi nedeniyle davalı tarafından sıra cetveline yapılan itirazın sonuçlanmadığı, davacının Uşak ili, Eşme ilçesinde bulunan 15 adet taşınmazına ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisi ile haciz uygulandığı, bu hacizlerden önce taşınmazlar üzerinde banka ipoteği, organize sanayi bölgesi rehni ve bir çok icra müdürlüğünün haczi ve Salihli Adil Oral Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün kamu haczi bulunduğu, şirket adına kayıtlı araçlar üzerinde de çok sayıda haciz mevcut olduğu için vergi borcunun şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceğinden bahisle davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emrine konu vergi borcunun, asıl borçlu şirkete ait taşınmaz ve taşıtlar üzerinde bulunan haciz ve satış işlemleri sonucu elde edilecek meblağdan kamu alacağının ne kadarlık kısmının karşılanacağının saptanması ve bu şekilde tahsil edilemeyen alacak için kanuni temsilci sıfatıyla davacının sorumluluğuna başvurulması gerekirken, haciz edilen gayrimenkullerin satışı, satıştan elde edilen tutarın alacaklar arasında dağıtılması ve yapılan itiraza ilişkin çekişmenin giderilmesi beklenmeden düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirkete ait araçlar üzerinde başka haciz ve banka rehinleri bulunduğu, şirkete ait taşınmaz satışında düzenlenen sıra cetveline itiraz edildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu, vergi borcunun şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
... Gıda İşletmeleri A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 62. maddesinde ise borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde, "tahsil edilemeyen amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilere başvurulabilmesi için öncelikle şirket adına kesinleştirilmesi ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun şirketin malvarlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin ortaya konulması yeterli olmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, ödeme emrine konu vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine şirketin malvarlığına uygulanan haciz sonucunda, Manisa ili, Salihli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Salihli 1. İcra Müdürlüğünce 10/01/2017 tarihinde satıldığı, satıştan para tahsil edilememesi nedeniyle davalı tarafından sıra cetveline yapılan itirazın sonuçlanmadığı çekişmeli olduğu, Uşak ili, Eşme ilçesinde davacı adına kayıtlı olan 15 adet taşınmaza ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisi ile haciz uygulandığı, hacizlerden önce banka ipoteği, organize sanayi bölgesi rehni ve bir çok icra müdürlüğünün haczi ve Salihli Adil Oral Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün kamu haczi bulunduğu, şirket adına kayıtlı araçlar üzerinde çok sayıda haczin mevcut olduğundan şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceğinden bahisle kanuni temsilci adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Şirketin mal varlığından karşılanamayacağı anlaşılan borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenebileceği açık olmakla birlikte, olayda şirkete ait çok sayıda taşınmaz bulunduğu, bu taşınmazlar üzerinde başka hacizle bulunmakla birlikte bu hacizlerin genellikle aynı borçlara ilişkin olduğu, icra müdürlüğü marifetiyle yapılan satışa ilişkin sıra cetveline yapılan itirazın devam ettiği, şirket adına kayıtlı araçlar bulunduğu hususu ile ödeme emirlerine konu borcun miktarı birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece şirkete ait mal varlıklarına ilişkin herhangi bir rayiç bedel belirlemesi ve taşınmazların satılması durumunda davalı vergi idaresinin alacağına sıra gelmeyeceğine dair bir tespit yapılmadığı, asıl borçlu şirketin borç büyüklüğünün mevcut mallarla kıyaslanıp vergi borcunun tahsilini sağlayıp sağlamadığının ortaya konulmadığı görülmüş olup 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca "kısmen alınamadığı" hususu ortaya konulmaksızın, kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.