
Esas No: 2020/109
Karar No: 2022/893
Karar Tarihi: 17.03.2022
Danıştay 9. Daire 2020/109 Esas 2022/893 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/109 E. , 2022/893 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/109
Karar No : 2022/893
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av.…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Elektrik Elektronik Bilgisayar Güvenlik Sistemleri İnş. ve Gıd. San. Tic. Ltd. Şti'nin kesinleşmiş vergi borçlarına ilişkin 7020 sayılı Yasa kapsamında yaptığı yapılandırma başvurusu üzerine düzenlenen yapılandırma tablosundan ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonraki dönemlerde tahakkuk eden vergi borçlarının çıkartılması istemiyle yapılan 12/07/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının, ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmemiş vergi borçlarından, sorumlu olduğu kesinleşmiş alacakları 7020 sayılı Yasa kapsamında yapılandırarak ödeme talebiyle davalı idareye başvuruda bulunduğu, davalı idare tarafından davacıdan talep edilen vergi borçlarının kaynağının şirketin ödenmemiş amme alacakları olduğu, anılan alacakların davacıdan talep edilmesinin hukuki gerekçesinin davacının anılan şirketin bir dönem ortağı ve kanuni temsilcisi olmasına dayandığı, mevzuat uyarınca davacıdan asıl amme borçlusu şirketin borçlarının istenilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve tüm takip yollarının tüketilmesine rağmen borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil olunamadığının açıkça ortaya konulmasının gerektiği, davalı idarece dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden ise anılan alacaklara ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilânen yapılan tebligat öncesinde yapılması gereken tebligatlara ait tebliğ alındılarının 213 sayılı Yasanın 102. maddesinde belirtilen kişilere imzalatılıp bir tutanak haline getirilmeden sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı ve bu tebliğlere dayanarak usule aykırı şekilde yapılan ilanen tebligat sebebiyle amme alacaklarının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediğinin görüldüğü, davacının yapılandırma iradesinin ve yapılandırma başvurusunun kesinleşmiş alacaklara ilişkin olduğu, bu durumun yapılandırma başvurusuna ilişkin formda da yer aldığı, davacı adına düzenlenen ödeme tablosunda bulunan ve dava konusu edilen alacakların ise asıl amme borçlusu nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmemesi sebebiyle yapılandırma kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceğinden davacının isteminin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme yapılmaması nedeniyle tecil dosyasının iptal edildiği, 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlar arasında 2008/Nisan-Haziran dönemi stopaj ve geçici vergi ile 2008 yılı kurumlar vergisi bulunduğu ve bu dönemlerin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.