
Esas No: 2018/1501
Karar No: 2022/1575
Karar Tarihi: 16.03.2022
Danıştay 4. Daire 2018/1501 Esas 2022/1575 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1501 E. , 2022/1575 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1501
Karar No : 2022/1575
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına sahte fatura kullanıldığından bahisle tekerrür uygulamalı üç kat vergi ziyaı cezalı olarak 2010/ 1 ila 12 dönemleri için tarh edilen katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefleri …, …, … ile … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki tespitlerden düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında ise ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen … Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefleri …, …, … ile … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki tespitlerin bunlar tarafından davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğunun ortaya koymaya yeterli görülmediği, dolayısıyla tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı taraf istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu incelendiğinde, … Cad. … Sok. … İş Merkezi No;:… …/… adresinde elektrik ve hırdavat malzemeleri toptan satışı işi ile uğraşmak üzere 16.10.2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 15.12.2010 tarihi itibariyle mükellefiyetini terk ettiği, mükellef hakkında düzenlenen defter/belge ibraz yazısının kendisine tebliğ edildiği, mükellefin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, buna gerekçe olarak defter ve belgelerinin kaybolduğu hususunu ifade ettiği ve gazeteye verdiği kayıp ilanını ibraz ettiği, defter ve belgeler için zayi belgesi alınmamış olduğu, mükellefin Vergi Usul Kanununun 177. Maddesine göre 1. Sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu, mükellefin defterlerini işletme esasına göre tutması nedeniyle BA-BS bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı, 2009 yılı KDV matrahları toplamı 258.654,92-TL olduğu, 2009 yılında kendisinden 830.712,00 TL alış yapıldığı yönünde BA beyanı verildiği, buna karşın hiç bir mükellefin kendisine satış yaptığına yönelik beyanının bulunmadığı, 2010 yılında kendisinden 3.335.127,00 TL alış yapıldığı yönünde BA beyanı verildiği, buna karşın hiç bir mükellefin kendisine satış yaptığına yönelik beyanının bulunmadığı, Mükelleften 2010 yılında 3.335.127,00 TL alış yapıldığına yönelik beyan bulunmasına karşın mükellefin KDV matrahları toplamının 1.548.029,35 TL olduğu, benzer orantısızlığın 2009 yılında da vuku bulduğu, mükellefin KDV matrahlarına nispeten sembolik oranlarda ödenecek KDV'sinin çıktığı, mükellef nezdinde yapılan 16/10/2009 tarihli yoklamada işyerinin 25 metre kare olduğu, çalışanının, deposunun ve şubesinin bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar eşliğinde, …'ın 2010 yılında 3.335.127,00 TL tutarında karşıt mükelleflerin BA bildirimine konu olmuş satışı bulunmasına karşın kendisine yönelen hiç bir satış beyanının bulunmaması, her hangi bir alış faturası ibraz etmediği gibi zayi belgesinin de bulunmadığı, mükellefiyetinin yüksek tutarlarda satış yapmaya elverişli fiziksel, teknik veya işgücü yeterliliğini ihtiva etmediği hususları dikkate alındığında, …'ın hiç alış yapmadan satış faturası düzenlediği, bu bağlamda bahse konu faturaların bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan hususları dikkate alındığında, …'ın düzenlediği faturaların sahte belge olarak kabul edilmesinde, davacının bu faturalara dayanan KDV indirimlerinin reddedilmesi suretiyle davacı hakkında yapılan KDV tarhiyatlarında ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda incelendiğinde; mükellef hakkında düzenlenen defter/belge ibraz yazısının kendisine tebliğ edildiği, mükellefin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, buna gerekçe olarak defter ve belgelerinin kaybolduğu hususunu ifade ettiği ve gazeteye verdiği kayıp ilanını ibraz ettiği, defter ve belgeler için zayi belgesi alınmamış olduğu, mükellefin Vergi Usul Kanununun 177. maddesine göre 1. sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu, mükellefin defterlerini işletme esasına göre tutması nedeniyle BA-BS bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı, mükellef defterlerini işletme esasına göre tuttuğu için kendisinin BA-BS verme yükümlülüğünün bulunmadığı, kendisine yönelen karşıt BA bildirimlerine göre 2010 yılında 594.343,00 TL, 2011 yılında 5.010.261,00 TL satışının bulunduğu, buna mukabil kendisine 2010 yılı için yönelen hiç bir karşıt BS bildiriminin bulunmadığı, 2011 yılında kendisine yönelen 198.877,00 TL tutarında karşıt BS bildiriminin bulunduğu ancak mükellefe bu satışı yaptığını iddia eden 4 satıcıdan 3'ü hakkında sahte belge düzenleme tespitine dayalı vergi tekniği raporu bulunduğu, mükellefe 2011 yılında yönelen 13.226,00 TL tutarındaki BS bildirimi için olumsuz tespit bulunmadığı, Mükellefe yönelen karşıt BA bildirimlerinin 2010 ve 2011 yıllarında 594.343,00 TL ve 5.010.261,00 TL satışı olmasına karşın, bu dönemlerdeki toplam KDV matrahlarının 210.224,86 TL ve 2.692.500,44 TL olarak gerçekleştiği, mükellefin KDV matrahlarına nispeten sembolik oranlarda ödenecek KDV'sinin çıktığı, mükellef nezdinde 30/11/2010 tarihinde yoklama yapıldığı, bu yoklamada iş yerinin 30 metre kare olduğu, kirasının 600 TL olduğu, işçisinin bulunmadığı, bir miktar emtianın bulunduğu hususlarının tespit edildiği, benzer tespitlerin 21/12/2011 tarihinde yapılan yoklama tutanağında da yer aldığı, 01/12/2012 tarihli yoklamada mükellefin işyerini terketmiş olduğunun tespit edildiği, mükellefin ortağı olduğu iki firma için de önceki tarihlerde olumsuz tespitlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
…'in 2010 yılında 594.343,00 TL ve 2011 yılında 5.010.261,00 TL karşıt BA bildirimine konu olmuş satışı bulunmasına karşın kendisine 2010 yılında hiç bir karşıt BS bildiriminin bulunmadığı, 2011 yılında oldukça düşük tutarda olan karşıt BS bildirimlerinin de tamamına yakınının sahte belge düzenleyicisi olduğu hususunda vergi tekniği raporu düzenlenmiş mükelleflerce yapılmış olduğu, mükellefin her hangi bir alış faturası ibraz etmediği gibi zayi belgesinin de bulunmadığı, mükellefiyetinin yüksek tutarlarda satış yapmaya elverişli fiziksel, teknik veya işgücü yeterliliğini ihtiva etmediği, 1. sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu hususları dikkate alındığında, …'ın hiç alış yapmadan satış faturası düzenlediği, bu bağlamda bahse konu faturaların bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belge olarak kabul edilmesinde, davacının bu faturalara dayanan KDV indirimlerinin reddedilmesi suretiyle davacı hakkında yapılan KDV tarhiyatlarında ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu incelendiğinde; mükellefin 2010 yılı defter ve belgelerinin mükellefin varisince ibraz edilmiş olduğu, mükellefin Vergi Usul Kanununun 177. maddesine göre 1. sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu, işletme esasına göre defter tutan mükellefin BA-BS bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı, mükellefe yönelen karşıt BA bildirimlerine göre mükellefin 2010 yılında 2.067.127,00 TL satışının bulunduğu, buna karşın, mükellefe yönelen hiç bir karşıt BS bildiriminin bulunmadığı, mükellefin defter kayıtlarına göre 133.623,74 TL alışının bulunduğu, bu alışların % 97'lik kısmının sahte belgelere dayandığı, karşıt BA bildirimlerine göre 2.067.127,00 TL satışı bulunan mükellefin bu dönemdeki KDV matrahları toplamının 901.615,85 TL olduğu, mükellefin KDV matrahlarına nispeten, sembolik düzeyde ödenecek vergilerinin çıktığı, 29/01/2010 tarihinde mükellef nezdinde yapılan yoklamada işyerinin 10 metre kare olduğu, çalışanının bulunmadığı, bir miktar emtiasının bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
…'in 2010 yılında karşıt BA bildirimlerine konu olmuş 2.067.127,00 TL satışı bulunmasına karşın, defter kayıtlarına göre sembolik tutarda alışının bulunduğu ve bunların da sahte belgelere dayandığı, mükellefiyetinin yüksek tutarlarda satış yapmaya elverişli fiziksel, teknik veya işgücü yeterliliğini ihtiva etmediği, 1. sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu hususları dikkate alındığında, …'in hiç alış yapmadan satış faturası düzenlediği, bu bağlamda bahse konu faturaların bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belge olarak kabul edilmesinde, davacının bu faturalara dayanan KDV indirimlerinin reddedilmesi suretiyle davacı hakkında yapılan KDV tarhiyatlarında ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Fatura alınan … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda incelendiğinde, Mükellefin 2010 yılı defter ve belgelerini vergi incelemesi için ibraz ettiği, 2009, 2011, 2012 ve 2013 yılı defter ve belgelerini ise ibraz yazısı kendisine tebliğ edilmiş olmasına karşın ibraz etmemiş olduğu, Mükellefin Vergi Usul Kanununun 177. Maddesine göre 1. Sınıf tüccar sınıfına geçiş eşiğinin üzerinde satış hasılatı elde etmesine karşın defterlerini işletme esasına göre tuttuğu, mükellefin defterlerini işletme esasına göre tutması nedeniyle BA-BS bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı, Mükellefin 2010 yılı defterlerine göre dört ayrı mükelleften KDV hariç toplam1.279.902,58 TL alışının bulunduğu, bu alışların iki ayrı mükelleften yapılan KDV hariç 326.049,84 TL'lik ve 455.176.62 TL'lik kısımlarının, farklı mükelleflerin faturaları taklit edilerek bastırılmış taklit faturalar olduğu, KDV hariç 315.901,92 TL'lik kısmının Mükellefiyeti 17/8/2013 tarihinde başlayıp 28/2/2014 tarihinde resen terkin edilmiş bir mükelleften, henüz mükellefiyetinin başlamamış olduğu 2010 yılı için düzenlenmiş faturalardan oluştuğu, Mükellefe yönelen karşıt BS bildirimlerine göre 2009, 2011, 2012 ve 2013 yılları için sırasıyla 140.789,00 TL, 15.346,00 TL, 0,00 TL ve 10.650,00 TL alışının bulunduğu, 2009 yılında kendisine 140.789,00 TL satış yaptığını beyan eden mükellef hakkında sahte belge düzenleme tespitini içeren vergi tekniği raporu bulunduğu, Mükellefe yönelen karşıt BA bildirimlerine göre 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla KDV hariç 1.238.528,00 TL, 3.642.564,00 TL, 44.381,00 TL ve 7.284.758,00 TL satışının bulunduğu, Mükellefin KDV matrahlarının bu satış tutarlarına nispeten oldukça düşük olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar eşliğinde, …'nun hiç gerçek alışı olmaması veya gerçek alışları yok denecek kadar az olmasına karşın, yüksek tutarlarda fatura düzenlediği, bu doğrultuda davacının …'ndan ve diğer mükelleflerden alarak ticari defterlerine kaydettiği faturaların sahte belge olarak kabul edilmesinde ve bu faturalara dayanılarak yapılan KDV indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yapılan tarhiyat ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, tekerrüre ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.